üvey kızkardeşimi tanga külotla görünce dayanamadım!

Üvey Kızkardeşimi Tanga Külotla Görünce Dayanamadım! (Gökay 26 Y., İstanbul / Türkiye)İşsiz güçsüz bir delikanlıydım. Daha doğrusu, kendime göre bir iş bulamadığım için, çalışmıyordum. Her zaman para sorunu yaşardım. Para sorunumu halletmek için devreye üvey annemi sokardım. O da bir şekilde babamı ikna edip, aldığı parayı bana veriyordu. Kısacası baba parası yiyordum. Üvey annemin bir de kızı vardı, Serpil adında. Serpil birkaç aylık nışanlıydı ve yakında evlenip gidecekti. Bir markette kasiyerlik yapıyordu. Nişanlı olduğu için, aldığı paradan bana zırnık bile koklatmıyordu. Beyaz eşya aldığından onların taksitlerini ödüyordu. Kısacası, çeyiz düzmekle uğraşıyordu.Serpil’in nişanlısı Ferit adında, kendini beğenmiş, gıcık biriydi. Bize geldiği zamanlar Serpil’den başkasını gözü görmezdi. Saatlarce bizde kalır, Serpil’in odasından çıkmazdı. Bu duruma karşı çıktığım halde beni ciddiye bile almazlardı. Serpil haftalık iznini onunla beraber geçirirken, eve akşam geç saatlerde dönerdi. Aralarında sekiz yaş vardı. Ferit’in babası inşaatçı olduğundan kendisi de onunla takılırdı. Kendisi çalışmadığı halde babası sayesinde idare ediyordu. Son model arabası vardı, bununla ne bok yediği belli değildi. Zamparalık dahil herşey beklenirdi ondan. Zihnimdeki acabalar gittikçe artarken, bütün bu düşünceler içimi kemiriyordu.Daha önceki yıllarda ailece her yaz köye gider, birkaç ay tatil yapardık. Fakat o yaz, Serpil çalıştığı için zorunlu olarak ben de yanında kalmıştım. Babamla üvey annem köye gideli bir aydan fazla olmuştu. Serpil ile evde beraber kaldığımız süre içinde herhangi bir olumsuzluk olmamıştı. Serpil sabah saat 9:00 gibi işe gidiyor, akşam 19:00 gibi dönüyordu. Son zamanlarda geç kalsa da, kafama takmıyordum. Daha önce ben Serpil’in eşofman giymesine karşı çıkarken, artık herhangi birşey demiyordum. Doğrusu hoşuma bile gidiyordu. Eşofmana sığmayan, dolgun yuvarlak kalçalarının yanında, giydiği külotun izi bile anlaşılıyordu. İlk zamanlar normal külotlardan giyerken, son zamanlar tangaya merak salmıştı. Eşofmanın altındaki tanga, kalçalarını ikiye bölüyordu. Durumu dikkat çektiği halde, yanımda oldukça rahattı. Serpil’e karşı hislerim değişmeye başlamıştı.Yazın çok sıcak olan evimiz geceleri uyku uyutmuyordu. Serpil’in de serzenişleri de bunu doğruluyordu. Sıcak nedeniyle uyuyamadığını, uykusuz yorgun halde işe gittiğini söylüyordu. Sabahları kalkmakta zorluk çekiyordu. Kaldırmam için yardım istemişti. Bir sabah uyandırmak için, odasına girdiğimde inanılmaz bir manzarayla karşılaşmıştım. Serpil, yüzü koyun uzanmış, külot sütyen yatıyordu. Külot dedimse bu normal bir külot değildi, tanga idi. Giydiği tanga kalçaların arasında kaybolmuştu. Sadece üst kısmı görünüyordu. Yastığa sarılmış, kalçalarını da geriye doğru çıkarmıştı. Bembembeyaz teni inanılmaz güzeldi. Beyaz kalçalar kabak gibi parlıyordu. Bu görüntü beni mahvetmişti. Manzara karşısında dayanamayıp külotuma boşaldım.O günden sonra Serpil’e bakışlarım dahada değişmişti. İzin günleri geç saatlere kadar nişanlısıyla beraberdi. Kendisine, nişanlısından hoşlanmadığımı, o mendeburdan herşey beklenebileceğini söylerken, dikkatli olması için tembihliyordum. Serpil söylediklerimin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Bana, “Merak etme Gökay, bu konuda bana sonuna kadar güvenebilirsin!” diyordu ve ben de ona güveniyordum. Kendisine güvendiğim için de üzerine gitmiyordum. Daha sonraki günler bu konularda daha samimi olmuştuk.Bir akşam eve gelirken 6 şişe bira getirmiştim. Babamlar evde olmadığından içmemde bir sakınca yoktu. Serpil bu konuda ağzını bile açmamıştı. Ona, “Sen de içsene kız!” dedim. Serpil, “Töbee töbee, delimisin sen yaa!” diyor, içmek istemiyordu. Ben de, “İç şunu kız, birşey olmaz!” diyerek ısrarımı sürdürüyordum. Sonunda, “İçerim, ama sarhoş olursam sorumlusu sensin!” dedi. Hem müzik dinliyor hemde içiyorduk.Serpil ikinci bira şişesini bitirdiğinde, kelimeler ağzında yuvarlanıyordu, gözleri kaymış, ne dediğini bilmez haldeydi. Serpil, “Başım dönüyooor, ben şimdi sarhoş mu olduummmm?” derken kahkalara boğuluyordu. Alışkın olduğum için, bir iki bira, beni etkilemiyordu. Ben kendimi konrol ederken, Serpil kendini kaybetmeye başlamıştı. Nışanlısıyla ilişkisinin ne düzeyde olduğunu öğrenmek istiyordum. Ben sordukça, yarım yamalak anlatmaya çalışıyordu. Anlattığına göre, öpüşme ve ellemelerin dışında henüz ilişki yaşamamışlardı. Nışanlısı daha fazlasını isterken, kendisinin buna izin vermediğini söylüyordu.Vakit ilerledikçe Serpil kendinden geçiyor, sarhoş oluyordu. Daha fazla dayanamadı ve koltuğa uzandı. Kısa bir süre sonra da sızdı ve uykuya daldı. Öyle tatlı, öyle güzeldi ki, bakmaya doyamıyordum. Sırtüstü yattığı için, badinin içine sıkışan göğüsleri pramit gibi duruyordu. Birkaç kez, “Serpiill! Serpiill!” diye seslendiğim halde, ölü gibi yatıyordu. Cesaretimi toplayıp yanına yaklaştım. Dizlerimin üzerine çömelerek birkaç kez dürttüm. Kıpırdadığında, bir bacağı koltuktan kayarak yere değdi. O anki görüntüsü dayanılır gibi değildi. Açılan bacakları amını da ortaya çıkarmıştı. Eşofmanın içindeki am, ortadan ikiye bölünmüş gibiydi. Şişkin yuvarlak amı, beni inanılmaz heyecanlandırmıştı. Zaten kalkmış olan yarrağım, bu görüntü karşısında zonklamaya başlamıştı.Başımı bacaklarının arasını sokup, eşofmanın üzerinden amını koklamaya başladım. Amını koklarken, neredeyse boşalacaktım. İnanılmazdı ve harika kokuyordu. Dokunmak istiyordum, ama cesaret edip amına dokunamıyordum. Bendeki istek ve arzu büyüdükçe, kendimi frenliyemiyordum. Ne olacaksa olsun düşüncesiyle, eşofmanın üzerinden amına dokundum. O an zevkten titremiştim. Amının girinti ve çıkıntılarını parmaklarımla yoklarken, şeklini şemalini öğrenmeye çalışıyordum. Eşofmanı inceydi ve ellemesi daha kolay oluyordu. Amını görmek için eşofmanı araladım. Minik külotu, amının kıllarını bile kapatmıyordu. Giydiği külot tanga olunca bu görüntü kaçınılmazdı. Amının üst kısmına bakarken daha fazlasını görmek istiyordum. Bunun için eşofmanını çıkarmam gerekiyordu. Salonda çıkaracak olsam, uyandığında söyleyecek kelime bulamazdım. Dürtükleyerek, “Kalk kız burda uyuma, yatağına git yat!” diye seslendiğimde, sadece anlamadığım birşeyler mırıldandı, hepsi o kadar.Koltuk altlarından tutarak ayağa kaldırdım. Kucaklayıp odasına taşıdıktan sonra, yatağın üzerine sırtüstü bıraktım. Işığı açıp ayak dibine oturdum. Derin bir nefes alarak, eşofmanın lastikli yerinden tuttum, bacaklarından yavaş yavaş sıyırarak ayak uçlarından çıkardım. Şimdi üzerinde sadece siyah tangası kalmıştı. Amını bile kapatmayan bu küçük bez parçasını indirirken kalbim duracak gibiydi. Sonunda onu da çıkardım. Daha iyi görmek için bacaklarını dizinden kırarak yanlara doğru açtım. Şimdi amı tamamen ortaya çıkmıştı. Karşımda mükemmel bir manzara vardı. Uzun kılların arasındaki yarık boydan boya uzanıyordu. Amının dudakları, sağlı sollu ağız kısmını kapatıyordu. Klitorisi ise küçük, ama diriydi.İncelemeye devam ederken, yarrağım kalkmış zonkluyordu. Çıplak kalçaları, kocaman görünüyordu. Daha sonra, ayak bileklerinden tutup bacaklarını yukarı ve yanlara doğru açtım. Kalçaları kabak gibi ortaya çıkmıştı şimdi. Siyah kıllarla çevrili götdeliğinin varlığı anlaşılmıyordu bile. Amının sıcaklığı yüzüme vururken, sanki sidik kokuyordu. Burnuma vuran bu koku, en kaliteli parfümden bile daha etkiliydi. Tüm cesareti toplayıp dilimi amına değdirdim, sonra da yavaş yavaş yalamaya başladım. Tuzlu bir tadı vardı. Tuzlu olmasına rağmen hoşuma gitmişti.Uyanma ihtimali vardı. Daha dikkatlı olmam gerektiğini düşündüm. Kafamdaki düşünce nedeniyle bacaklarını yavaş yavaş bıraktım. Bu görüntüyü ölümsüzleştirmem lazımdı. Bir daha böyle bir fırsat yakalayamayabilirdim. Gittim salondan telefonumu aldım geldim. Amını ve götünü en ince ayrıntısına kadar çekip telefonuma kaydettim. İlerki günlerde 31 çekmemem için harika bir yatırımdı. O ana kadar, boşalmamak için kendimi zor tutmuştum, artık boşalmak istiyordum. Serpil’in amına bakarken, çeşitli fantaziler hayal etmeye başladım. Onu sikmek, amına sokmak istiyordum, ama bu mümkün değildi. Hayal bile olsa girip çıkmaya başladım. Bir iki dakika içinde titremeye başladım. Büyük bir zevk kasıklarımı sararken daha fazla dayanamamıştım. Saniyeler boyunca boşaldıkça boşaldım. Yarrağımdan fışkıran döller çarşafı berbat etmişti. Ama bu umrumda bile değildi. Bu benim için unutulmaz bir andı ve bunu doyasıya yaşamak istiyordum.Birkaç dakika sonra iyice rahatlamıştım ve kendime gelmiştim. Önce tangasını, ardından eşofmanını giydirip üstünü başını düzelttim. Çarşafına dökülen döllerimi temizledikten sonra her hangi bir olumsuzluk varmı diye etrafa baktım. Sadece döllerin ıslaklığı kalmıştı çarşafta, o da önemli değildi, hava sıcak olduğu için sabaha kadar kuruyacağından emindim. Işığı kapatıp odadan çıktım.Ertesi gün uyandığımda saat 12:00’ye geliyordu. Serpil işe gitmişti. Odasını kontrol ettiğimde çarşafın değiştirilmiş olduğunu farkettim. Kirlilerin konduğu sepete baktığımda, tanga, eşofman bir de çarşaf, aynı yerdeydi. Acaba birşeyler anlamışmıydı diye doğrusu çok merak ediyordum.Akşam saat 22:00 gibi eve geldiğimde, Serpil yemek yapmış beni bekliyordu. Geç geldiğim için, “Nerde kaldın yaa? Saatlerdir seni bekliyorum. Seni beklediğim için ben de yemedim!” diye sitem etmesi, bir an canımı sıktıysa da, yüzündeki gülümseme beni yumuşatmıştı. “Özür dilerim kız, açlıktan ölmeni istemem! Sonra bizimkiler ne der!” dedim. Serpil, “Sen özür dilermiydin Gökay?” diye takıldı. Ben de, “Biricik kardeşimden özür dilemeyeceğim de, kimden dileyceğim kız!” dedim. Bu lafıma teşekkür etmişti.Sonra konuyu önceki akşama getirdi, “Akşam ne olduğunu bile hatırlamıyorum. Çok mu sarhoş oldum?” diye sordu. Ben de, “İki bira içtin kendinden geçtin. Ayakta bile duramıyordun, odana taşırken anam ağladı. Ne kadar ağırsın kız!” diye takılınca, Serpil, “Saçmalama!, sadece 55 kiloyum, sence 55 kilo çok mu?” dedi. Kızlar kendisine kilolu denmesinden hoşlanmadıkları için özlllikle böyle söylemiştim. Şaka yaptığımı anlayınca da gülmeye başladı. O akşam birşey olmamış gibi yemeğimizi yedik, TV seyrettik.Sonraki günler normal şekilde geçiyordu. O işine gidip gelirken, ben de öylesine takılıyordum. Serpil nişanlısıyla buluşmaya devam ederken, bu buluşmalar bazen geç saatlere kadar sürüyordu. Bir akşam eve döndüğünde yüzünün asık olduğunu farkettim. “Ne o kız? Yüzünden düşen bin parça!” diye takıldım. “Yok birşey!” dedi, ama bira içtiğimi görünce, gitti bir bardak getirdi ve “Bana da doldursana, içmek istiyorum!” dedi. Bir şişe de ona açtım ve bardağını doldurdum. Bardağı aldığı gibi yudumlamaya başladı, bir dikişte hepsini içti. Bu durumu görünce, “Hop hoop! Biraz yavaş iç!” dedim. Aslında içmesi benim işime geliyordu, geçenki gibi sarhoş olamsını istiyordum. İkinci kez bardağını doldurdum. Bir iki tane kuru yemiş ağzına attıktan sonra, tekrar yudumlamaya başladı. Nışanlısıyla tartışmış gibi bir hali vardı. Kızgınlığı yüzünden okunuyordu.Biraları ard arda götürürken, bu durum hoşuma gitmişti. Onu izlerken, o akşam yaşadıklarım aklıma geldi. Nasıl bir amcığa sahip olduğunu çok iyi biliyordum. Bu gün üzerinde diz boyu bir etek vardı. Etek bol olduğundan, eteğin kenarlarını, bacaklarının altına toplamıştı. Dizine kadar görünen bacaklar, pürüzsüz tertemizdi. Ağda veya epilasyon yapmış olmalıydı.Dördüncü bardağı yudumlarken, kelimeler ağzında yuvarlanmaya başladı. Ne dediğini kendisi bile bilmiyordu. Saçma sapan konuşurken, kendi kendine gülüyordu. Bu kez geçenkinden daha fazla içmişti. Kontrolden çıkmaya başlamıştı. Sağa sola eğilirken, yapışık bacakları zaman zaman açılıyordu, bembeyaz bacakları baldırlarına kadar görünüyordu. Anlar diye endişelenirken, bakmadan da yapamıyordum. Bu görüntü yarrağımı hareketlendiriyordu. Öne doğru eğilip gizlemeye çalışırken, kalp atışlarım da hızlanmıştı.Sonra Serpil, “Lavobaya gitmem lazım!” diyerek yerinden kalktı. Yanımdan geçerken kendini sıktığını farkettim, sıkıştığı her halinden belli oluyordu, nerdeyse altına işeyecekti. Tuvaletin kapısını açtı ve içeri girerken, ‘Zoorrt!’ diye osurdu. Küfürler ederek tuvalete girdi. İçtiği biralar onu işemeye zorlamıştı. Öyle tazyikli işiyordu ki, işeme sesi salona kadar geliyordu. Hem işiyordu, hemde zaman zaman osuruyordu.Tuvaletten çıktıktan sonra odasına gitti. Aradan bir müddet geçtiği halde, Serpil’den ses seda çıkmamıştı. Ne olduğuna bakmak için odasına yöneldim. Odasındaki ışık yanıyordu. Ne yaptığını öğrenmek için sessizce yaklaştım. Açık olan kapıdan içeri baktığımda, yüzü koyun uzanmış yattığını gördüm. Kalçalarına kadar açılmış olan etek, süt beyaz bacaklarını ortaya çıkarmıştı. Biçimli olan çıkık götü çok güzel görünüyordu. Cesaretimi toplayıp içeri girdim içeri. “Serpiil! Serpiil!” diye seslendim. Herhangi bir şekilde de olsa tepki vermiyordu. Kendinden geçmiş, derin bir uykuya dalmıştı.Bunu fırsat bilerek yanına oturdum. Süt beyaz bacakları tertemiz görünüyordu. Kalçalarını örten eteğini yavaş yavaş beline doğru çektim. Şimdi önümde harika bir manzara vardı. Kalçaların arasına sıkışan külot, iki dağın arasından akan dere gibiydi. Açık mavi külotu çok seksiydi. Kalçalarındaki lekeler dikkatimi çekmişti. Dikkatle incelediğimde, gördüklerime inanamamıştım. Kalçalarındaki morarmalar, parmak izine benziyordu. Bunu yapanın kim olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yoktu. Sanırım nışanlısıyla sevişmişti. Kızmıştım, ama bunları düşünmenin sırası değildi.Daha önce kıllı olan yerler, tertemiz kaymak gibiydi. Hafiften tenine dokundum. Avucumun içiyle, önce bacaklarını, ardından kalçalarını okşamaya başladım. Bu inanılmaz bir duyguydu. Serpil öylece hareketsiz yatıyordu. Okşamalarım çoğaldıkça, kendime olan güvenim de artıyordu. Cesaretimi topladıktan sonra, külotunu çıkarmaya karar verdim. Lastikli yerleri belini sıkmıştı. Yanlarından tutarak yavaş yavaş sıyırmaya başladım külotunu. Birkaç saniye içinde külottan da kurtulmuştum. Serpil’de halen hareket yoktu. Kalçaları tüm ihtişamıyla meydandaydı. Bir ara kıpırdar gibi oldu. Bu kıpırdama işimi kolaylaştırmıştı. Sağ bacağını Yana doğru açarken dizine doğru kırmıştı…Gördüğüm manzara olağan üstüydü. Kılları temizlenmiş olan amı, kabak gibi parlıyordu. Ortasını ikiye bölen çizgi, şimdi daha net görünüyordu. Kalçalarının arası kızarmıştı. Bu kızarıklık, külotun sürtünmesinden olabilirdi. O an kendimce öyle düşünmüştüm. Elimi uzattıp amını yoklaklarken, çizginin arasında sıkışan küçük dil harika görünüyordu. Ortadan ikiye bölünen yeri hafif hafif okşuyordum. Bir müddet okşadıktan sonra, amının dudaklarını parmaklarımla gerdim. Deliğine bakarken, içim gitmişti. Bakire olduğu her halinden belli oluyordu. İşeme yerinin altında küçücük bir deliği vardı. Parmaklarımı çektiğimde, amının dudakları diri ve sert olduğundan, ağız kısmı anında kapanmıştı.Bir yandan Serpil’i incelerken, diğer yandan yarrağımı okşuyordum. Daha önce kıllı olan arka deliği, eminim şimdi tertemizdi. Arka deliği merak ederek kalçalarına yöneldim. İki yandan tutarak kalçalarını gerdiğimde, gördüğüm manzara beni ürkütmüştü. Kendi kendime, (Bu ne böyle?) diye söylenirken, inanamıyordum. Daha önce küçücük olan delik, sanki büyümüştü. Götünün deliği, şişenin ağzı gibi açılmış, içi görünüyordu. O an aklıma nişanlısı Ferit geldi. Belli ki Serpil’i götten sikmişti. Birkaç saat önce siktiği için, deliği halen gevşek duruyordu. Gördüklerimden inanılmaz şekilde heyecanlanmıştım. Bu duruma daha fazla dayanamadım ve birden kasılmaya başladım. Müthiş bir zevkle boşalırken, külotumu berbat etmiştim.Banyoya giderek pislenmiş olan giysilerimi çıkardım. Serpil’in akşamki durumu aklıma geldi, eve geldiğinde kızgın olmasının nedenini şimdi daha iyi anlıyordum. İyice temizlenip banyodan çıktım. Odasına döndüğümde, Serpil halen aynı pozisyonda yatıyordu. Kendimi toparlayıp ikinci kez kalçalarını gerdim. Ağzımda birikmiş olan tükürüğü, götünün deliğine tükürdüm. Parmağımla tükrüğü yedirdikten sonra parmağımı deliğe bastırdım. Kaygan olan parmak, rahat bir şekilde içine girmişti. Yavaş yavaş ileri geri hareket ettirmeye başladım. İçinin sıcaklığı parmağımı yakıyordu. Sonra iki parmağımla denedim. Yine kolay girmişti. Parmak sayısını artırdıkça, götünün deliği halen kabul ediyordu, ağız kımı açıldıkça açılıyordu. Bir müddet, dört parmakla devam ettim. Elimi çektiğimde, ağız kısmı anında kapanmıştı. Götünün deliğini, 10-15 dakika boyunca parmaklarımla sikerken, Serpil’den gık bile çıkmamıştı.Bu sırada yarrağım kalkmış, demir gibi sertleşmişti. Artık karar vermeliydim. Bu fırsatı kaçırırsam, böyle bir şans bir daha yakalamayabilirdim. Ya şimdi, ya hiçbir zaman. Bunu mutlaka denemeliydim. Bacaklarını iki yana doğru açtım. Belinden tutup geri doğru çektim. Azda olsa domalma pozisyonuna getirdim. Vücudumu bacakların arasına yerleştirdim. Götünün deliğine bolca tükürdüm. Yarrağımıda kayganlaştırdıktan sonra, artık engel kalmamıştı. Sertleşmiş olan yarrağımı, ağız kısmına dayadım. Ağırlık vermemek için kollardan destek alırken, yüklenmeye başladım. Kafası girdiğinde heyecandan titriyordum. Biraz daha, biraz daha derken, yarısına kadar soktum. Yarrağımı saran delik, inanılmaz zevkliydi. İleri geri hareket ederken, yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Tanrım ne müthiş zevk bu böyle! İlkkez birini götten sikiyordum, o da üvey kızkardeşimin götüydü.Zaman ilerledikçe, derinlere sokmaya çalışırken, zevkten uçuyordum. Kayganlık azaldığında, geri çekilerek tükrüğümle kayganlaştırıyordum. Sonra tekrar sokuyordum. Birkaç dakikadır, daha önce yaşamadığım zevkleri yaşıyordum. Serpil’in götünü sikerken, kim olduğunu unutmuş gibiydim. Yarrağımı sonuna kadar bastırırken kalçaları kasıklarıma değiyordu. Kalçaların yumuşaklığı gerçekten harikaydı. Dakikalardır sikerken, şimdi daha rahat hareket ediyordum. Delik gevşemiş iyice açılmıştı. Ama yinede müthiş zevk alıyordum.İkinci kez olduğu için boşalmam uzun sürecekti. Daha fazla dayanacağımı düşünmüyordum. Ama zevk dalgası tüm bedenimi sararken, boşalmak üzere olduğumu anladım. Boşalma öncesi, hızlı hızlı sikerken karar vermem gerekiyordu. Karar vermeye fırsatım bile olmamıştı. Götünün derinliklerine büyük bir zevkle boşalmaya başladım. Birkaç saniye boyunca, tüm döllerimi götünün içine boşaltmıştım. Bir müddet içinde kaldıktan sonra üzerinden çekildim. Az da olsa pişmanlık hissine kapılmıştım. Sabah olduğunda anlamasından endişe duyuyordum, mutfaktan bir koşu peçete getirdim. Peçeteyle kalçalarını silerken, gözüm amına takıldı. Parmağımla yokladığımda, bunun am suyu olduğunu farkettim. Boşaldığım için amı ilgimi çekmiyordu. Önce külotunu ayaklarından sokarak giydirdim, ardından eteğini aşağıya doğru çekerek bacaklarını kapattım. Işığı söndürüp çıktım.                 ensest sex hikayeleriBanyoya girip güzel bir duş aldım. Sonra da odama gittim, yatağıma uzandım. Az önceki yaşadıklarımı düşünürken derin bir uykuya dalmışım.     Üvey Kızkardeşimi Tanga Külotla Görünce Dayanamadım!,sikiş hikayeleri,sex hikayeleri,mobil sex hikayeleri,porno hikayeleri,porn hikaye,ensest hikaye,ensest
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Köydeki Komşumuza Daha Fazla Dayanamadım

Merhaba erotik hikaye okurları sizlere köyde yaşanmış bir seks hikayem den bahsetmek istiyorum. Hoşunzua gideceğinden emin olduğum bu seks hikayemi okuyan herkese keyifli seksli dakikalar dilerim.Daha 18 yaşlarındayken başımdan geçen bir olayı anlatacağım. Köyümüzde üzüm yetiştiriyorduk. Üzümler olgunlaşmaya başladığında, kuşlardan üzümleri korumak için bekçilik yapmak gerekiyor. Bilhassa Sığırcık dediğimiz kuş cinsinden. Bunlar sürü halinde dolaşıp, sabah ve ikindi vakitlerinde, hava biraz serin olduğunda üzüm bağlarına gelirler. Böyle birkaç sürü bağa indikten sonra da o yılki üzüm hasadından pek faydalanılamaz. Ben de sabah ve ikindi vakitlerinde üzüm bağında bulunup kuşlardan üzümleri koruyordum.
 
Hemen bizim bağımızın yanında teyzemlerin de bağı vardı. Oranın da koruma görevini benden 1 yaş küçük olan teyze oğlu Nesim üstlenmişti. Bir gün ikindi vaktinde, Nesim yanında kardeşi Nesime’yi de getirmişti. Nesime’yi görünce gözlerim ışımıştı. Çünkü küçükken Nesime ile oyun oynarken, hep kaçamak yapar, organlarımızı birbirine sürterdik. O zamanlar bunun karı koca arasında yapılan sıradan bir iş olarak biliyorduk.
Yine de bunu başkalarından gizlerdik. Şimdi ise durum değişmişti. Ben 18 yaşında, o da 17 yaşındaydı. Çoktandır da bunu yapmıyorduk. Nesime’yi görünce ister istemez bunlar aklıma gelmişti. İçimden acaba yine yapar mıyız diye geçirdim. Vaktin daha neşeli geçmesi için oyun oynamayı teklif ettim. Sevinerek kabul ettiler. Oyun olarak da saklambaç oyununu seçmiştim. Bu Nesime’yle baş başa kalmak için iyi bir plandı. Çünkü teyzemlerin bağı çok gürdü. Nesim korktuğu için bağın ortalarına kadar yalnız gidemiyordu. Eğer biz ortalara gidip saklanırsak bulunmamız çok zordu. Hemen ebe seçimi için tekerleme söyleyerek saymaya başladım.
Nesim ebe olmuştu, tabii benim sayemde. Nesim bağın kenarındaki erik ağacına dönüp, gözlerini kapatarak 100 e kadar saymaya başladı. Ben de Nesime’nin elinden tutarak, hızla bağın içlerine doğru koşmaya başladım.
Nesim’in saymasının bitimine yakın kendimizi yere attık. Görünmemiz imkansızdı. Fakat bu benim için yeterli değildi. Nesime’ye daha iyi saklanmak için bağın içlerine doğru gitmemizi söyledim. Neredeyse sürünerek bağın içlerine daldık. Geniş bir üzüm omcasının (biz de üzüm ağacına omca derler) altına girdik.
Burası hem bulunmamızı engelleyecek, hem de rahat hareket edebileceğimiz bir yerdi. Şimdi iş Nesime’yle konuşmaya gelmişti. Nefeslenirken, çocukluğumuzu ona da hatırlattım. Yüzü kızardı, ama cevap vermedi. Şimdi çocuk değildi tabii. Genç kızlığa adım atmaya başlamıştı. Göğüsleri kabarmış, elbisesinden belli oluyordu. Boyuyla posuyla bir içim su olmuştu. Alıcı gözüyle onu baştan ayağa doğru bir süzdüm. Çocukluğumuzda yaptıklarımızı, şimdi de yapmak istediğimi söyledim. Kabul etmedi ama bana sert bir karşılık da vermemişti. Onu ikna etmek için bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bağ evinde benim bir süs eşyam vardı. Onu görünce çok beğenmişti. Birden aklıma o süs eşyası geldi. Eğer kendisini biraz sevip okşarsam, o süs eşyasını Ona vereceğimi söyledim.
Ama bugün eve giderken götürürüm dedi. Kabul dedim, tabii sevinerek. Yanıma gelmesini söyledim. Hemen gelip yaslandı bana. Demek ki o da istiyormuş ama naz yapıyormuş. Boşuna dememişler kız evi, naz evidir, diye. Yüzünü okşamaya başladım. Sonra dudaklarım yüzünde dolaşmaya başladı. Kulağını hafifçe ısırdım. Ellerim ise göğüslerine inmişti. Yeni tomurcuklanan göğüsler avuçlarımı dolduruyordu ve taş gibi serttiler. O da boş durmuyor, ellerini sırtımda dolaştırıyordu. Demek ki göğüslerini okşamam hoşuna gitmişti. Elimi tişörtünün içine soktum.
Ellerim direk göğüslerini buldu. Sutyen takmamıştı. Takmasına gerek de yoktu. Çünkü sutyen takılacak büyüklükte değillerdi. Elbisesini yukarı sıyırarak göğüslerini açığa çıkardım. Uçları pembeydi. Okşanmaktan irileşmeye başlamışlardı. Hemen ağzımı yanaştırıp emmeye ve yalamaya başladım. Bu çok hoşuna gitmiş olmalı ki, kısık kısık iç geçiriyordu. Bu beni daha da heyecanlandırmıştı. Tabii benim oğlanın durumunu anlatmama gerek yok. İyice sertleşmiş ve pantolonumu zorluyordu. Onu hemen açığa çıkarmaya niyetim yoktu. Çünkü orada çocuk pipisi yerine artık koca bir dev vardı. Nesime’nin bunu görüp de ürkmesini istemiyordum.
Sıra şimdi aşağılara gelmişti. Elimi donunun üstünden şeftalisine sürttüm. Sonra da yavaşça donun içine kaydırdım. Bura da kilotla karşılaştım. Bunun da içine elimi sokmak zor değildi. Fakat elimi, kilodunun sıkılığından dolayı rahat hareket ettiremiyordum. Bunun farkına vardı ve kendisi donunu kiloduyla birlikte dizlerine kadar indirdi. Artık rahattım. O zamanlar hiç oral deneyimim olmadığı için, ne o benim muzumu, ne de ben onun şeftalisini yalayıp öpmedik. Yine de elimle okşamam çok hoşuna gitmişti. Bunu elimim ıslanmasından anlamıştım. Şimdi sürtelim mi dedim. Tamam dedi. Benim kini de serbest bıraktım. Bir an gözleri takılı kaldı. Ne kadar da büyümüş dedi. Senin için fark etmez dedim. Nasıl olsa sadece sürteceğiz. Üzerine uzanıp organlarımızı birbirine sürtmeye çalıştım, pek de başarılı olamadım. Donunu hala tam çıkarmadığından bacaklarını açamıyordu. Bunun böyle olmayacağını, donunu çıkarmam gerektiğini söyledim. Başını sallayarak, kabul etti. Hemen donunu çıkardım ve yeniden üzerine uzandım. Şimdi rahat hareket edebiliyordum. Organlarımız birbirlerine sürtünerek iyice ıslanırlarken, ben de göğüslerini okşayıp öpüyordum. Artık iyice kendini bana bırakmıştı. Acayip sesler çıkarıyordu. Ben de iyice ıslanan şeftalisinin kapısını hafif hafif yoklamaya başlamıştım. Niyetimi anlamıştı, fakat ses çıkarmıyordu. Anlaşılan O da devam etmek istiyordu. Ben ise ne kadar uğraşsam bir türlü sikimi ona sokamıyordum. O kadar ıslak olmasına rağmen, çok dardı. Başı bile girmiyordu. Bu arada benim daha önce hiç kimseyle ilişkiye girmediğimden dolayı, tecrübesizliğimin etkisi de çoktu. Aklıma bir çözüm geldi. Onun, benim üstüme çıkarak oturması. Bu pozisyonda şeftalisinin, bacaklarının çok ayrılmasından dolayı bana kapısını açacağını düşünmüştüm. Hemen yere yattım ve gelip üzerine oturmasını söyledim. Kalktı ve tuvalete oturur gibi kendisini sikime doğru bastırmaya başladı. Benim beceremediğimi o becermişti. Sikimin başı içindeydi. Bu ne kadar sıkılık, acayip baskı vardı sikimde. O da durdu. Galiba daha ileriye gitmeye niyeti yoktu. Neden durduğunu sordum. Çok acıyor dedi. Çıkmak istedi. Ben ellerimle omuzlarından tutup hızla üzerime doğru bastırdım. Bir çığlık kopardı. Bu arada benimki de taa dibine kadar oturmuştu. Hızla nefes alıp vermeye başladı. Bayılacak sandım neredeyse. Öylece kaldım. Yine de ellerim omuzlarında çıkmasına engel oluyordum. Bu bir müddet nefeslenmek Onu kendine getirdi. Hiç hareket etmiyordu. İlk başta ben de ne yapacağımı şaşırdım. Sonra aklım başıma geldi, ellerimi beline indirerek Onu hafifçe yukarı kaldırdım. Sonra yine aşağı bastırdım. İlk başlarda bırak yapma derken, sonra kendisi hareketlenmeye başladı. Ben de idareyi tamamen ona bıraktım. Tempolu hareket ederken birden hızlanmaya başladı. Kendisini belinden arkaya doğru attı. Elleriyle yerden destek aldı. Titremeye başladı. Aynı zamanda sıkı olan şeftalisi de kasılmaya başladı. Sikimi bir sıkıyor, bir gevşiyordu. Sonunda derin bir oh çekti. O zaman ne olduğunu anlamamıştım. Ama bu onun orgazmıydı.
Ben ise hala boşalamamıştım. Onun durması hoşuma gitmedi. Yine belinden tutup indirip kaldırmaya başladım. Vıcık Vıcık olan şeftalisine ben de sıvılarımı bıraktım. Boşaldıktan sonra ellerim onu serbest bıraktı. Yavaşça yukarıya doğru kalktı. O da ne sikim kıpkırmızı olmuştu. Bekaret meselesi ilk kez aklımıza geliyordu. Ne yapacağımızı şaşırdık. Sonra da kimseye söylemeyip beklemeye karar verdik. Üzerimizi toparlayıp. Bağdan dışarı doğru yürüdük. Onun yürümesinde bozukluk vardı. Nesim bizi bulamayınca erik ağacını çıkıp, etrafı gözlüyormuş. Seslerimizi de duymuş olabilirdi. Kardeşine baktı. Bize kızdı. Böyle oyun olmayacağını söyledi. Bizim başka bir şey yaptığımızı bildiğini falan söyledi. Nedense O da şüphelendiği halde, her şeyi unutmaya hazırdı.
Daha sonra Nesime başka ilden birisiyle evlendi. Bekaret sonunu nasıl çözdü bilmiyorum. Ben ise evli olmama rağmen, hala Onu arzuluyorum. Bir fırsat çıksa da Onunla yeniden.

Baldızımın seksi göğüslerini görünce dayanamadım

Merhabalar uzun baldız sex hikayeleri okuyucuları. Ben ve karım aynı yaştayız aramız harika iyidir, seks yapmadığımız gün yok gibidir. Eşimde benim gibi memur olması sebebiyle, çocuklara bakmak için baldızımı yanımıza almıştık, bizde birkaç ay kalır çocuklara bakar istediği zaman gider diye. Baldızım karımdan üç yaş büyük esmer, orta boylu, ince belli, dolgun kalçalı, sivri uçlu memeleri olan, seksi birisi olmasına rağmen, halen bekardı. Baldızı isteyenler olurdu, ama anlaştığı erkeklerle tam işler ciddiye bindikten sonra ayrılırdı.Baldızımın en son evlenme işi bozulunca yine bize geldi, kayınpederim ile kavga etmişler ve bizde bir müddet kalacaktı. Bu seferki gelişinde, baldızıma alıcı gözü ile baktım. Baldızım yaşına göre dipdiriydi, memeleri, kalçaları ve vücut hatları adamı baştan çıkarıyordu. Ve ben baldızımı nasıl beceririm hesaplarına başladım. Bazen karımı yaparken, “Ablan evli olsaydı, şimdi birkaç kez de ona kayardım!” diyerek karıma takılıyordum. Karım da, “Sakın öyle bir şey yapıp ta Ablamın hayatını karartma!” diye beni tembihliyordu. Baldızım ise bizim evde kaldığı zamanlar her zamankinden daha rahat giyiniyor, benden bir zarar gelmeyeceğini düşündüğünden, sürekli Frikik veriyor, beni azdırıyor, kabaran penisime bakarak gülüp geçiyordu.Bir gün baldızımla Lades oynadık ve iddiaya girdik, kandıran en beğendiği takım elbiseyi alacaktı. Baldızım beni Ladeslemek için birkaç denemede bulundu, ama kanmadım. Bir akşam karımla otururken kahve istedim. Gelen kahveyi baldızım ikram etti, gömleğinin iki düğmesi açık, memeleri sutyen içerisinde sıkışmış bir halde görünce, aklım gitti, oynadığımız Lades oyununu unuttum ve kahveyi aldım. Baldız hemen, “Ladesss!” dedi ve “Kız kocanı kandırdım!” diyerek karıma takıldı. Karım da, “Evet kaybettin hayatım! Yarın gidin ve Ablamın elbisesini alın!” dedi. Ben de yenilgiyi kabul ettim ve “Tamam söz, yarın alalım!” dedim. Baldızım sevinçten havalara girdi tabii.Ertesi gün, enişte baldız olarak mağazalardan baldızıma elbise bakmak üzere, baldızımla evden ayrıldık. Çarşıya indik ve birlikte mağazaları gezdik. Parasından değil, ama baldızın beğendiği elbiseleri ben beğenmiyordum. En son girdiğimiz mağazadaki elbiseler çok güzeldi, ama bu sefer de baldız bir türlü beğenemiyordu. Baldız kabinde elbise denerken, reyona bakan bayana, “Bir müşteriyi kandıramıyorsunuz, ben sizin patronunuz olsaydım hemen kovardım!” dedim. Satıcı bayan da, “Beyefendi yeter ki siz isteyin, ben satarım, nasıl bir şeyler olsun?” dedi. “Seksi ve dikkat çekici kıyafetlerden olabilir!” dedim. Bunun üzerine satıcı bayan baldızımı alıp başka bir reyona götürdü. Baldızım ordaki elbiselere bakarken, bayan bana, “Eşinizin tarzı nasıldır?” diye sordu (Baldızımı karım sandı). Ben de, “Kendisini ikna ederseniz her şeyi giyer!” dedim.Baldızım bayanın verdiği açık dekolte elbiselerden birkaç tanesini denedi. Baldızımın vucüdunu ilk kez bu kadar açık görüyordum, çıldıracak gibiydim. Baldızıma, “Kız, çok güzel yakıştı, hangisini istersin?” dediğimde, bana sırt dekoltesi olan, memelerinin üstünü açıkta bırakan, tek parça bir elbiseyi gösterdi. Bu elbise belden bağcıklı idi. Baldız, “Bunu beğendim, ama pahalı!” dedi. Ben de, “Orasını merak etme!” dedim. Baldızım kabine girdiğinde, bayana, “Şimdi de Seksi birkaç tane de iç çamaşırı gösterin!” dedim. Bayan, “Kime?” dedi. “Bana. Eşim değil mi, giyeceği iççamaşırını da zevkime göre alayım. Siz ne tavsiye edersiniz?” dedim. Bayan beni bir başka reyona götürdü, raftan bir takım iççamışırı aldı ve “Yeni moda Tanga, bayanlar çok tercih ediyor, altı açık.” dedi. Şaşırmıştım, “Nasıl altı açık?” dedim. Bayan gülerek, “Vajina kısmı açık, istediğiniz zaman işinizi görebilecek şekilde. Göstereyim mi?” dedi. Ben de, “Gösterin!” dedim. Görünce iyiden tahrik oldum!Baldızımın vücut ölçülerine göre bir takım şeçtim, ve aynı takımdan karıma da aldım, paketlettim. Baldızım kabinden çıktıktan sonra, birlikte bir elbise de karıma beğenip, iki ayrı paket yaptırdık, hepsini ödedim ve mağazadan ayrıldık. Arabaya gittik. Baldızım arkaya binmek isteyince, “Öne gel kız!” dedim ve öne geldi oturdu. “Güle güle kullan baldız!” dedim. Baldız da, “Teşekkür ederim Enişkom, ilk kez kadınlığımı vurgulayan bir şeyler giyeceğim!” dedi. Ben de, “Hadi bakalım… Şu ana kadar kadınlığından henüz birşey göremedim! Eve varınca artık Eniştene küçük bir gösteri yaparsın!” dedim. Baldızım utandı kızardı, yanaklarımdan öperek tekrar teşekkür etti ve evin yolunu tuttuk…Eve vardığımızda baldıza, “Şimdi dene de üzerinde net bir şekilde göreyim!” dedim. Baldız sevinçle, “Tamam!” dedi ve gitti, giydi geldi. Yeni aldığımız elbise ile baldızın vücudu muhtşem görünüyordu. Baldıza, “Çantada iç çamaşırı da vardı, onu da giydin mi?” dedim. Baldız utanarak, “Hayır, giymedim Enişte!” dedi. “Hadi ozaman giy de bir bakayım!” diyerek giymesini istedim. Baldız, “Ama Enişte ayıp!” dedi. Ben de, “Kız evde kimse yok, bir görsem ne olur ki?” diye ısrar edince, “Peki!” diyerek gitti, giyip geldi. Oturduğum yerden kalktım ve elbisenin öndeki bağını çözdüm. Sütyeni transparandı ve memeleri muhteşemdi. Aşağıya baktığımda baldızın amı traş olmamıştı, sıkışan külodun alt açık kısmından amı ve amının kılları dışarı taşmıştı. “Arkanı dön!” dedim. Baldız, “Arkası yok gibi birşey Enişte, arkası incecik bir ip, o da kıçıma girdi nerdeyse!” diyerek utana kızara döndü arkasını…Harbiden Tanganın ipi resmen götüne girmişti, “Ulan bacınla evli olmasam şimdi ne sikilirdin!” dedim. Baldız hemen, “Hoop! Enişkom ileri gitme!” dedi. “Tamam tamam, söz ileri gitmeyecem baldız!” diyerek, elimi alt kısmına attım ve amını sıvazladım. Baldız benden böyle birşeyi beklemediği için irkilince, “Kız hiç elletmedin mi?” dedim. Baldız, “Ellettim elletmesine de, ama kimse girmedi daha!” dedi. “Ben gireyim mi?” dedim. “Olmaz Enişte! İleri gitmek yok!” dedi ve kendini biraz geri çekti. “Tamam tamam, sen bilirsin!” diyerek amına ellemeye devam ettim. Baldız, “Yapma Enişte!” diyordu. Bu arada sikim kazık gibi olmuştu, baldızı belinden tuttum kendime çektim, sikimi çıkarıp zorla eline verdim. Sikimi biraz elledikten sonra elini çekti. Baldız sürekli, “Olmaz! Yapma! Sen benim Eniştemsin!” diyor, kendisini benden kurtarmaya çalışıyordu. Bense bırakmıyor, amının içlerine parmağımı sokuyordum. Baldızın amı iyice ıslanmıştı. Diğer elimle de memelerini sıkıp, sütyenin üzerinden biraz emmeye çalıştım. Baldız iyice tahrik olmuştu, tam sikilecek kıvama gelmişti, amından sıvıları akıyordu. Birden kendimi toparlayıp çekildim ve baldızı o halde bıraktım, “Giyinebilirsin!” dedim. (Siktirmek istediği zaman kendisi yalvarsın diye).Akşam karım eve gelince, baldız yeni aldığımız elbiseyi giydi, karıma gösterdik. Karım çok beğendi, aynısından kendisine de istediğini söyledi. Ben de kendisine de aldığımızı söylemedim, sonra sürpriz yapmak için, “Olmaz başka model olsun!” dedim. O gece baldız, bacısının görmediği her fırsatta, yeni elbisesiyle bana değişik değişik pozisyonlarla amını gösteriyor, bacısı mutfağa geçtiğinde eteğini yukarı çekip amını eliyle açıyor, beni iyice tahrik ediyordu. O gece baldıza bir şey yapamadan yattım, ama karımla sabaha kadar sikiştik. Hem de ne sikişme! Karım, “Sana ne oldu bu gece böyle, yoksa Ablam mı seni azdırdı? Bana bak Serdar, Ablama bir şey yapmadın değil mi?” dedi. Ben de, “Aşk olsun karıcığım, bana güvenin yok mu?” dedim. “Güveniyorum da, yine de belli olmaz! Ablam o elbiseyle çok Sexy olmuş!” dedi. Ben de sürprizimi yaptım ve karıma da aldığım elbiseyi ve iç çamışırını verdim. Karım çok sevindi ve hemen aldıklarımı giydi. Karım da çok Sexy olmuştu. O gece, bir kez de o (am kısmı açık) iç çamaşırı üzerindeyken siktim karımı.Baldıza uyguladığım Strateji etkisini göstermeye başlamıştı. Baldızım artık her gün bana frikikler veriyor, ama ben oralı olmuyordum. Karımın işte olduğu ve benim de izinli olduğum bir gün evde oturuyordum. Baldız yanıma geldi, “Enişkom sana birşeyler mi oldu?” dedi. Ben de, “Ne olmuş bana?” dedim. Baldız da, “İlk gün bu elbisenin içinde beni neredeyse sikecektin, şimdi tık yok! Bacım yatakta seni çok mu yoruyor, yoksa kalkmıyor mu seninki artık?” dedi. Gülerek, “Ne o baldız, canın birden yarak mı çekti? Hani Enişten oluyordum, unuttun mu?” dedim. “Unutmadım Enişte de, artık dayanamıyorum!” diyerek kucağıma oturdu ve sikimi ellemeye başladı. “Dur kız yapma, azdırma beni, bacın öldürür valla beni!” dedim. Ama baldız taşaklarımı sıkıca avuçlayarak, kulağıma, “İkimizin de kocası olmak istemezmisin Enişte? Bacımı siktiğin gibi beni de siksene!” dedi. “Olur mu kız? Sikmesine sikerim de, sen bakiresin, sonrası ne olacak?” dedim.Baldız da, “Enişte yaşım 41 olmuş, bundan sonra beni kim alıp da başına bela eder? Bu zamana kadar sikilmeden durmanın ızdırabını bana sor! Artık daha fazla dayanamayacam, beni sikmeni istiyorum!” diyerek sikimle oynamaya devam etti. Ben naz yaptıkça baldızım iyice azıyordu. Ayağa kalkarak, eteğini beline kadar topladı, aldığım (am kısmı açık olan) iç çamaşırını giymişti yine. Bacağının birini kaldırıp ayağını koltuğa koyarak, yeni tıraş ettiği belli olan amını, külodun açık olan kısmından bana göstererek, amının içini açıyor, parmaklıyor ve sikmem için resmen yalvarıyordu. Amacıma ulaşmıştım artık ve sikim de kazık gibi olmuştu. Hemen koltuktan kalkıp, yerime balızı oturttum, kendim de yere halıya, bacaklarının arasına dizlerimin üzerine çöktüm ve baldızın amını yalamaya başladım. Bir elimle de memelerini avuçluyor ve sıkıyordum. Baldız gözlerini kapatmış, artık olacakları bekliyordu…Baldızın şeftalisini yalayarak, baldızı bir posta Orgazm ettikten sonra, yerimden kalkarak fermuarımı açtım, aletimi çıkartıp, “Em!” diyerek baldızın ağzına uzattım. Baldız sikimi tutarak, “Nasıl yapacam bilmiyorum ki Enişte?” dedi. “Dondurma yalar gibi yalayacaksın baldız, ağzına alıp emeceksin işte!” dedim. Baldız sikimin başını yalayıp emmeye başladı. Fakat sadece başını ağzına alıyordu, hayatında hiç sakso çekmediği bariz bir şekilde belli oluyordu. Çenesinden tutup, “Baldız ağzını biraz daha aç!” deyip aletimi biraz daha soktum ağzına. Fakat baldız kusacak gibi oldu ve sikimi ağzından çıkararak, “Enişkom ağzıma sığmıyor işte, ağzıma alacağıma amıma soksana!” dedi. Ben de, “Merak etme amına da sokacam, sırası var!” diyerek, sikimi baldızın ağzına yeniden verdim ve ensesinden çekerek, ağzına gidip gelmeye başladım. Sikim baldızın gırtlağına dayandıkça, baldız nefes alamıyor, gözlerinden yaşlar, ağzından burnundan salya sümük geliyordu. Birkaç kez daha çıkarıp sokarak, baldızın ağzına boşaldım. Yarısı direkt midesine fışkırdı…Aletimi ağzından çeker çekmez, baldız elini ağzına tutarak banyoya koştu ve ağzında kalanları lavaboya tükürdü. Ben de arkasından gittim, baldız lavaboda elini yüzünü yıkarken, ben de duşun süzgeciyle sikimi yıkadım. Baldız ağzını yıkadıktan sonra bana kötü kötü baktı ve sitemkar bir sesle, “Niye yaptın böyle birşeyi Enişte, insan bir haber verir Boşalıyorum diye!” dedi. Hemen lavabonun önünde duran baldızın arkasına yanaştım ve ellerimi öne, göğüslerine attım. Göğüslerini okşayarak, ensesini öptüm ve “Kusura bakma baldız, bir daha haber verip öyle boşalırım!” dedim. Bu arada sikimi kalçalarına iyice bastırıyordum. Ve çok geçmeden sikim yeniden sertleşmişti…Baldızın yönünü kendime çevirerek dudaklarına yumuldum, öpüşmeye başladık. Okadar ateşli öpüşüyorduk ki, saatlerce öpüşebilirdik. Fakat lavabonun taşı baldızın belini ağrıttığı için tekrar salona geçtik. Baldızı koltuğa oturtup memelerini sütyeninden çıkardım. Baldızın memeleri taş gibiydiler, karım baldızımdan yaşça daha küçük olmasına rağmen, karımın memeleri bu kadar sert değillerdi. Baldızın memelerini iyice yaladım emdim. Bir elimle de amını okşuyor, amını götünü parmaklıyordum. Baldızı yine iyice azdırmıştım, “Sik beni artık Enişte!” diye kıvranmaya başlamıştı. Ayağa kalkarak sikimi ağzına vermek istedim, ama baldız ağzını açmıyordu. “Bak şimdi iyi yalaman lazım ki, amına rahat girsin, canın yanmaz!” deyince, baldız ağzına aldı, emmeye ve yalamaya başladı. Tam o sırada kapı çaldı! Hemen toparlandık, üstümüzü başımızı düzeltip kapıya baktık. Karşı komşunun 22-23 yaşlarındaki kızı gelmişti. El işi örneği almak istediğini söyleyerek içeri girdi ve oturdu. Hep birlikte kahve içtik. Kız sanki inadına yaparcasına akşama kadar oturdu, akşam karım gelince el işi örneğini alıp gitti. Bu kızı da çok beğeniyordum, ama baldızım kadar değil…Yani anlayacağınız o gün de baldızı sikemedim. Ertesi gün işteydim, baldızımı aradım, “Nasılsın baldız, ne yapıyorsunuz?” gibilerinden. Baldız da, “Enişte bilgisayara bakıyorum, ama hiç Pornoresim ve film bulamıyorum!” dedi. Ben de, D diskinde saklı olan Pornofilmlerin yerini söyledim, “Ordaki filmleri izle, yarın uygularız!” dedim ve kapattım. Akşam oldu, karım çocuğu emzirirken, baldızı birkaç kez sıkıştırıp, amını ve memelerini elledim. Baldız, “Enişkom dayanamıyorum artık, sikişmek istiyorum!” dedi. “Sabret kız başkasına deldirme sakın!” dedim. Baldız da, “Deldirmek için seni bekliyorum, ama sabrım kalmadı!” dedi. O gece de baldızımı sikemeyişimin acısını karımdan çıkarırcasına, karımı deli gibi iki posta siktim. Karım, “Bu günlerde sürekli yapmaya başladın, noluyor lan?” dedi. “Azıyorum napıyım?” dedim. “Aman başkasına gitme, ben çileni çekerim erkeğim!” dedi ve uyuduk.Sabah karımı işe bırakırken, akşama arkadaşlarımla gezeceğimi, eve geç geleceğimi söyledim vadalaşıp ayrıldık. Hemen baldızı aradım, “Hazırlan geliyorum!” dedim ve evin yolunu tuttum. Arabayı arka sokağa, evden uzak bir yere bıraktım ve eve gittim. Kapıda ayakkabıları çıkarıp elime aldım ve içeri girdim. Baldızım, “Enişte odamdayım!” diye seslendi. Odasına girdiğimde baldız yatakta çırıl çıplaktı. “Hadi baldız, o elbiseyi ve külodu giy, seni onun içinde sikeceğim!” dedim. Baldız da, “Üff Enişte, bir de onlarla vakit kaybetmeyelim, artık dayanamıyorum!” diyerek yataktan çıktı ve hemen beni soydu ve sikime yapışarak, “Filimlerden emmeyi öğrendim!” diyerek, sikimi emmeye başladı. Gerçekten güzel sakso çekiyordu, aynı filmlerdeki karılar gibi yapıyordu. 10 dakika kadar sakso çekti. Sikimi ağzının derinliklerine alıyor, çıkarken de sıvazlıyor, ağzının salyalarını silerek sikimi kurutuyor ve beni iyice tahrik ediyor, sikim sanki daracık amın içerisindeymiş gibi hissediyordum…Artık sikim kıvamına gelmişti, “Yeter bu kadar!” dedim ve baldızı yatağa yatırdım, üzerine çıktım. Baldızın amı da sırılsıklam olmuştu. Amına yerleştirmek için sikimi sürtüp sürtüp çekiyordum. Baldız bir eliyle sikimi yakaladı ve “Şunu yerine sok artık Enişte!” diyerek, öteki eliyle amının dudaklarını iki yana çekti, sikimin başını amının ağzına dayadı. Yavaş yavaş amına girmek için yükleniyordum, fakat amı çok dar olduğundan sokmakta zorlanıyordum. Zar zor başını biraz sokmuştum. Amı çok sıkıydı girmiyordu, iyice zorlamaya başladım. Bastırdıkça giriyor, girdikçe baldız inliyor ve sızlanıyordu. Birazını daha sokmuştum ki, amının içi alev alev yanıyordu. Tam sikim kızlık zarına dayanınca, baldız birden eliyle beni itekledi ve “Dur Enişte, ileri gitme!” dedi. “Noldu amına koyum, vaz mı geçtin?” dedim.“Evet Enişte korkuyorum, beni bozmadan vakit geçirsek olmaz mı Eniştem? Ne olur beni bozma!” dedi. Nasıl sinirlenmiştim ama! Hay amına koyayım! Sikermisin sabaha mı bırakırsın? Mecburen, “Tamam!” dedim ve bu şekilde yavaş yavaş girip çıkıyor ileri gitmiyordum. Tam da amı sikime alışmış, amı iyice sulanmış, açılmaya başlamış, sikilecek kıvama gelmişti! Yetmiyormuş gibi bir de aramıza yastık koydu, ileri gitmemem için. Anca belirli bir yere kadar girip çıkıyordum. Tamamını sokturmasa da, artık iyice hızlanmıştım. Baldız da iki eliyle göğsümden iterek beni kendinden uzaklaştırmak istiyordu, bu da beni daha da sinirlendiriyordu. Birden gözüm karardı, aramızdaki yastığı çekip attım, “Madem tam anlamıyla siktirmeyecektin, beni neden bu kadar uğraştırdın Orospu!” dedim ve var gücümle abandım! Abanmamla sikimin tamamının amına girmesi, kızlığının bozulması ve ciyaklayarak bağırması bir oldu! “Geçmiş olsun baldız!” diyerek kökledim. Artık deli gibi gidip geliyordum…Sikim baldızın amının derinliklerine indikçe, baldızım kendini sıkıyor, hem ağlıyor hem de sarsıla sarsıla boşalıyordu. Baldızın amını 15-20 dakika siktikten sonra, tam boşalmak üzereyken sikimi dışarı çıkardım, baldızın göbeğine ve memelerine kadar attırarak boşaldım. Baldızımın amından halen hem kan geliyor, hemde amının sıvıları dışarı akıyordu. Hemen yatağın başucunda duran kağıt mendillerle önce sikimdeki kanları sildim, sonra da baldızımın amından akan kanları temizledim. Baldızım sitemkar bir şekilde, “Enişte neden hepsini soktun, ben öyle negüzel idare edecektim!” dedi ve tekrar ağlamaya başladı. Nedense ağlayan kadınlar beni daha çok sinirlendirir. Hiç bir şey söylemeden, duş almak için banyoya gittim. Duşumu aldım, aynanın karşısında kurulanırken baldızım geldi. Ağlaması bitmiş, arkamdan bana sarılıyor, şirinlik yapıyordu. “Üfff be baldız git başımdan, böyle maymun iştahlı olduğunu bilseydim valla sikmezdim!” dedim. “Kızma be Enişte, iyi ki siktin, sen sikmeseydin kim sikecekti?” dedi. Ben de, “Tamam tamam, hadi duşunu al!” dedim ve üzerime bornozu giyip banyodan çıktım.Yarım saate yakın baldız banyodan çıkmayınca, gidip bakmaya karar verdim. Banyoya girdiğimde baldızım küvetin içerisine yatmış, amını sudan dışarı çıkartıp amına bakıyor, amının dudaklarıyla oynuyor, elleriyle amının dudaklarını açıp kapatıyor, şak şak amına vuruyordu. Baldızı öyle görünce sikim yeniden kalkmıştı. “Ne oldu kız, napıyorsun?” dedim. Baldız da, “Hiiç, amımla oynuyorum! Şimdi ben kadın mı oldum Enişte?” dedi. “Evet, geç kalmış bir şekilde!” dedim. “Enişte neolur sikiştiğimizden bacımın haberi olmasın, tamam mı!” diye tembihledikten sonra, “Hamile kalmam değil mi Enişte? Amıma boşalmadın değil mi? Amımdan akan sıvılar senin değildi değil mi?” dedi. “Hayır, korkmana gerek yok!” dedim ve ellerinden tutarak küvette ayağa kaldırdım. Ben de küvete girip, küvetin içine oturdum. Sikimi elimle tutarak, “Arkanı dön ve yavaş yavaş otur!” dedim. Baldız saf saf, “Ne olacak, ne yapacağız?” diyerek arkasını döndü. “Ne olacağı var mı, birdaha sikmek istiyorum!” dedim. Baldız, “Ama acıyor halen!” dedi. “Eee, olacak o kadar!” diyerek, kalçalarından tuttum kendime çektim, amının dudaklarını ayırıp, sikimin üstüne oturttum…Ve küvetin içerisinde tekrar başladık baldızımla sikişmeye. Suyun içindeki sikişimiz yarım saat kadar sürdü. Baldızı iki kere Orgazm ettikten sonra, ben de boşalmaya yakın amından çıkararak ağzına verdim, “Şimdi de yala!” dedim. Baldız sikimi iştahlı iştahlı yalarken, yine haber vermeden ağzına boşaldım. Baldız tabi hemen kusmaya başladı…Yine haber vermeden ağzına boşaldım diye, iki gün hiç konuşmadı benimle, taaki amı kaşınmaya başlayıncaya kadar. Kaşıntısı tutunca kendisi gelerek, “Enişkom sikişelim mi?” dedi. O günden beri baldızım artık bizle birlikite yaşıyor. Evlenmeyi de düşünmüyor. Bu arada baldızım ağzına boşalmama da alıştı, artık ne var ne yok kusmadan tükürmeden yalayıp yutuyor, hepsini midesine indiriyor. Ben de her iki bacıyı da aynı gün içinde sikmenin zevkini yaşıyorum. İki Evlilik bu olsa gerek!

kocamı seviyordum ama dayanamadım

ben ebru 37 yaşındayım anlatacağım olay 21 yaşında henüz bir kaç aylık evliyken gerçekleşti oturduğumuz apartman da hemen hemen herkasler 45 yaş üstü kişilerdi tek bir çift vardı onların yaşları30 du tabiki hemen kaynaştık ayşe tatlı ve evinde otoriter bir insandı kemal de sakin sessiz ve bi kadarda saygılı bir insandı.kemal in kol kasları108 cm göğsü inanılmaz ölçüde kaslı kısaca erkek olarak harika görüntüydedi .bir gün kemal geldi yüzünden çok sıkıntılı olduğu belliydi buyur ettim içeri birşeyler içermisin diye sorduğumda elimden tutarak hayır yalnızca yanıma otur seninle konuşmak istiyorum diye beni çiftli koltuğa çekti oturduğumda birbirimize çok yaklaşmıştık nefesini yüzünde hissediyordum .ebru artık dayanamıyorum ben sana aşık oldum karımı sikerken seni siktiğimi hayal ediyorum demesiyle yanından kalkmak istedim ancak nafileydi çok kuvvetliydi dudaklarıma yapıştı ve ben onu ısırdım bu onun çok daha hoşuna gitmiş olacakkı dudaklarını ısırmam için ağzıma sokmaya başladı bağırmayı düşündüm ancak kendi evimde kime neyi anlatcağımı bilemedim rezil olacaktı ve diyeceler ki dişi köpek kuyruk sallamasa hikayesi bari kadereme razı olayım diyerek kendimi koy verdim.bi anda beni soydu öpmedik koklamadık hiç bir yerimi bırakmadı tir tir titriyor onun beni sevmesi hoşuma gitmeye başlamıştı kendide soyununca inanaöadım çok kalın ve iri sik ağzıma doğru geliyordu ağzıma sğmadı acemice kenarlarını yaladım gözlerimi hiç kapamadım bir sikin bu kadar güzel ve tahrik olacağını düşünmemiştim doğrusu beni bi anda ayakta 69 pozisyonuna getirmişti şeftalimi yalarken ben de azmanı seviyordum bi anda havada döndürerek beni kucağına çevirdi ayaklarım yere değmeden sokmaya başlamıştı ve ben o koca siki kaybetmiştim içinde çok kuvvetliydi bu şekilde 10 dk sikti beni ne varsa fışkırttığında 3 kez geliyordum ısırdım onu defalarca çünkü durmak nedir bilmiyorduebru sen metresim oldun artık istediğimde gelipseni sikecem diyerek çıkp gitti amımdan sızan sular halıyı kaplamıştı bacağımı dahi oynatmadan halının üstünde uyumuşum.
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 353 515 737 08