gemi_yolculugu_2

Gemi Yolculuğu (2)(Erkek): Çaresiz yutuyorsun sidiğin hemen hemen tamamını. “Dersini çabuk öğreniyorsun küçük fahişe” diyorum sana pis pis sırıtarak… “Ne yazık ki yeterince çabuk değil… İyi bir orospu olmak için önünde öğrenmen gereken çok şey var”… Yan taraftaki çelik katkılı halatları alıyorum ve boynundan bağlayıp vücuduna dolamaya başlıyorum… Her yerini sıkıyor halat… Bir diğerini çember çember yapıp göğüs kafesinden, belinden, kalçalarından ve bacaklarından sıkıştırıyorum. Öyle bir düğüm atıyorum ki halatlara, ancak kesersen açılır ve bir kez sıktın mı geri doğru kendini bırakmaz… Bunu sana söylüyorum… “Her yanlış hareketin bu halatların biraz daha sıkışmasına sebep olacaktır… Ona göre davran orospu” diyorum. Göğüs kafesinden geçen çemberi biraz sıkıştırıyorum. Nefes alışın zorlanıyor. Halatın çelik gergileri sen nefes aldıkça göğüs uçlarına sürtünüyor ve hafif hafif kanatıyor. Acıyı hissedince “tamam” diye inliyorsun. “Ne istersen yapacağım. Söz…” Gülümsüyorum… “O kadar kolay değil sürtük” diyorum… “Bunu denemeden söyleyemeyiz değil mi?”… Sana her şeyi yapacağım, aklına gelen ve gelmeyen her şeyi… Seninle işim bittiğinde de ya öleceksin ya da iyi bir orospu olacaksın…” Hafifçe sıkıştırıyorum kalçalarımdan geçen halatı. Acıyla çığlık atınca bir kahkaha atıyorum ben de… “Hayvanları acıyla terbiye ederler orospu” diyorum sana… “Ayı dans etsin diye kızgın saçta eğitirler onu… Sen de benim vahşi orospumsun… Seninle işim bittiğinde dans eden bir ayı gibi uysal olacaksın…” Önünde yavaşça üzerimde ne varsa çıkarıyorum. Eğiliyorum üzerine. Önce hafif hafif yalıyorum vücudunu. Korku ve panikten öyle bir terlemişsin ve o kadar güzel kokuyor ki tenin… Yalıyorum tadını almak için… sonra sikimi sürtüyorum tenine. Göğüslerine ve dudaklarına sikimle vuruyorum. Sen sessizlik ve çaresizlik içinde kaderini kabullenmiş durumdasın; ne yaparsam yapayım benim istediğim gibi davranmak zorunda olduğunu biliyorsun… Kafandaki asıl soruysa benim ne isteyeceğim oluyor… Çünkü yapacağın her şeyde bir sorun bulacağımı ve ipleri daha da sıkacağımı hissediyorsun. “Ağzını aç küçük fahişe” diyorum sana. Açıyorsun. Gözlerinin içine bakarak kocaman bir tükürük bırakıyorum ağzının içine. “Yut onu” demeden yutuyorsun zaten. Gülümsüyorum “öğreniyorsun, çabuk öğreniyorsun kaltak” diyorum. Saçlarından çekip bir hamlede sikimi ağzına bastırıyorum. İtirazsız emmeye başlıyorsun sikimi. Hem de bir öncekinden çok daha ustaca… Hatta belki de bu sefer daha bir istekle… Sikim kocaman oluyor “bu sefer içirmeyeceğim sana döllerimi kaltak” diyorum… “Bu kadar çabuk olmayacak…” Çekiyorum sikimi ağzından. “Senden biraz para da kazanmak niyetindeyim… O yüzden seni birkaç miçoya siktirirsem bana gücenmezsin değil mi?” gülümsüyorum pis pis… ve demir kapıyı aralıyorum… İçeri dört tane yağ ve pislik içinde makine dairesinde çalışan muhtemelen doğulu adam giriyor. “Orospu bu” diyorum onlara… Sonra sana dönüp “iyi bir sikiş seyrettir bana kaltak” diyorum… “Bu herifler seni her şekilde sikecekler”.. Ellerini çözüyorum. Sadece vücudundaki düğümler var seni korkutan şu an… bir engelin yok başka… “Onlara tüm marifetlerini göster orospu” diyorum gözlerine bakarak… “Sikişmenizi beğenmezsem başına gelecekleri biliyorsun”… Başınla evet der gibi bir hareket yapıp yerde diz çöküyorsun… Dört adamın yaraklarını şalvar gibi pantolonlarından çıkarmak pek de fazla vaktini almıyor. *** (Kadın): Uzun süredir kadınsız kaldıkları her hallerinden belli. Hepsinin yarakları iyice kalkmış bir halde beni süzüyorlar. Zaten genellikle ucuz fahişelerle düşüp kalkmış olan bu adamların benim gibi bir kadınla birlikte olmayı hayal bile etmedikleri çok belli. Gözlerinde vahşi ve şehvet dolu bir ifadeyle etrafıma toplanıyorlar. Önüme ilk gelen adamın sikini alıyorum elime, sıvazlamaya başlıyorum. Sabırsızca saçlarımı yakalıyor, sikini ağzıma sokmaya çalışıyor. İtiraz edemiyorum senden korkuma Adamın ter ve sidik kokan yarağı ağzımı dolduruyor. Kalçalarını hareket ettirerek sikmeye başlıyor ağzımı. Diğerleri de leş gibi elleriyle vücudumu okşuyorlar. Bir tanesi sabırsızlanıyor. Arkama dolanıyor, kalçalarımdan tutup havaya kaldırıyor. Şimdi dört ayak üzerinde, domalmış bir pozisyonda, ağzımdaki yarağı emiyorum. Arkamdaki amımı avuçluyor, parmaklarıyla amımın dudaklarını aralıyor ve sikini itiyor içime. Canım yanıyor bu ani girişle. Geriliyorum. Vücuduma bağlı olan teller tenimi kesiyor. İki hayvan gibi adam tarafından vahşice sikiliyorum önünde. Gözlerimi sana çeviriyorum; memnun bir ifade ile bizi seyrediyorsun. Ağzımdaki ve amımdaki adamlar fazla dayanamıyor ve patlıyorlar. Diğer ikisi hemen onların yerini alıyor. Kısa sürede onlar da boşalıyorlar. “Evet beyler” diyorsun, “ilk postadan memnun kalmışsınızdır umarım” “Bu karı gerçekten de çok iyiymiş kaptan” diyor birisi sırıtarak,”biraz daha iznimiz var mı?” “Devam edin” diyorsun, “paranızın karşılığını daha tam almamışsınızdır” Adamlardan birisi yere uzanıyor, diğer ikisi vücudumdaki tellerden tutarak kaldırıyorlar beni ve üstüne oturtuyorlar. Teller iyice sıkıştırıyor tenimi, kesiyor. Acıyla çığlık atıyorum. Lütfen diyorum, gevşetin şunları biraz ne olur. Sanki hiç konuşmamışım gibi, kimse kılını kıpırdatmıyor. Altımdaki adam sikini amıma gömüyor. Birisi de arkaya dolanıp götümü zorlamaya başlıyor. Can acısından neler yaptıklarıyla ilgilenemiyorum bile. Gözlerimden yaş geliyor. O anda tellerin biraz daha gerildiğini hissediyorum. Dönünce seni görüyorum. Sana iyi bir gösteri istediğimi söylemedim mi ben kaltak? diyorsun, adamlar seni sikiyor, sende hiçbir numara yok Marifetlerini görmek istiyorum biraz. Tam bir orospu olmanı istiyorum.Mecburen kalçalarımı oynatmaya başlıyorum. Adamlardan birinin sikini yakalıyor, ağzıma alarak köküne kadar emmeye çalışıyorum inlemelerim arasında. Sonuncusunun da sikini bir elimle sıvazlıyorum. Zoraki yaptığının farkındayım bebek diyorsun, ama isteyerek yapmayı da öğreneceksin, merak etme Gülüyorsun. Vücudundaki ipleri biraz daha geriyorum. “Şimdi iyice havaya kaldırın bu orospuyu” diyorum adamlara. Adamlar bir kadın bulmuşlar, dediğim her şeyi yapıyorlar. Havada duran bir çengele belindeki ipten bağlıyorlar seni. Belinden asılı bir şekilde kolların ve bacakların iki yana açık havada öylece duruyorsun, yüzün aşağı dönük. Çengelin bağlı olduğu el vincini biraz aşağı indirince yerle yüzün arasında bir karış kadar bir mesafe kalıyor. “işte şimdi tam sikmelik oldun orospu” diyorum gülerek. Vücudundaki ipler öyle acıtıyor ki cevap veremiyorsun. Akan kan pıhtılaşıyor vücudunda, ama hala kesiyor ipler, kan yere damlıyor. Altına biri geçiyor. Tam yüzün hizasında oturuyor. Bacaklarını açıp başını bastırıyor sikine. O kadar acı içindesin ki ağzını açıp ememiyorsun. Adamı kenara ittirip yanına geliyorum “neyin var kaltak?” diyorum… “çok acıyor” diyorsun dişlerinin arasından. “Yalvarırım beni çözün, ne isterseniz itirazsız yapacağım”… Pis pis gülüyorum… “henüz buna hazır değilsin kaltak… ama o zaman da gelecek, merak etme”… Bir an saçından tutuyorum ve o güzel yüzünü yere yapıştırıyorum. Burnun çarpıyor, dudakların kanamaya başlıyor. Kan yere damlıyor. Yer yağlı ve pis. “şimdi” diyorum sana… “sen bizim bu güzel yaraklarımızı yalayıp içindeki o tatlı sıvıyı emmek istemiyorsan eğer…” bir süre bekliyorum korkunun içine işlemesi için “yerleri yalayacaksın kaltak”… Başını kaçırıyorsun ama bastırıyorum… “Sana yala dedim köpek…” çaresiz dilini çıkarıp pis yerleri yalamaya başlıyorsun… (sürecek) yaprak_24

komşum semra

ismim murat 170 boyunda kara yağız 33 yaşında bi gencim 10 yıllık evliyimneyse hikayeme başlayayım yeni bi mahalleye taşınmıştık denizli içinde ilk 5 – 6 ay misafir ağırlamakla geçti ve sonra eşim memleketine ailesinin yanına ziyarete gitmişti çocuklarla beraberben se iş gereği evde kalmıştım normalde annemlerde kalır yer içer yatardım ama şeytan dürttü ve ilk akşam eve gittim soyunup dökündükten sonra tam tv karşısına geçmiştim ki kapı çaldı.önce açmak istemedim nasılsa komşular hanımın evde olmadını biliyolar diye sonra atlet klot otururken komşumuz dul semrayı salon kapısında beni seyrederken buldummeğer hanım anahtarı bırakmış semra hanıma çiçekleri filan sulasın diye nasılsa murat gelmez annesinde kalır çiçeklere bakan olmaz diyesemra ise geldimi pencereden görmüş bi ihtiyacın varmı diye kapıyı çalmış açmayınca da anahtarla içeri girmiş beni o halde görünce önce duraksadı sonra yarım ağızla bi ihtiyacın varmı diye gelmiştim ama kusura bakma falan dedi ben de apar topar yanımda duran eşohmanı üstüme geçirip semra hanım bi dakika valla iyiki uğradın bi çay demlede içelim karşılıklı dedimgeri döndüğünde beni toparlanmış görünce olur dedi. zaten yanlız yanlız oturulmuyo evde bende sıkılmıştım iki lafın belini kırarız dediçayı ocağa koyup yanıma geldi hanım annesine gider demişti senin için ama geldini görünce şaşırdım falan diye konuya girdibende napim hanım evde olmadı mı eve giresim gelmiyor aslında bekarlık bana göre değil demiştim ki lafı ağzımdan aldıhiç sorma benim herif kazada öldünden beri 3 yıl geçti çocuk ta olmadı biliyon allahtam kalan mallar hatrısayılır bi yekün tutuyo da kiralar miralar geçim sıkıntısı çekmiyorum yoksa çoktan evlenmiştim bende yeniden ama yinede zor falan derken başladı yakınmaya kocasızlık zor hele bu devirde genç yaşta dul kalmak daha da zor herkes yicek gibi bakıyo dediben de bul birini evlen dedim yok ya o kadar dükkan ev kiralar kocaya ne ihtiyacım var ki dedipeki o iş dedim yani cinsel açıdan bi problem yok mu dedim sorma tek o problem işte dedi sonra sır tutarmısın dedi evet dedim ev bekle deyip gitti eveinekarşıda oturuyo iki dk. sonra elinde bi çanta ile döndü bu ne dedim ve çantayı açıp içindekileri çıkarmaya başladı bü ikinci kocam dedi biraz küçük sayılır bi vibratör çıkardı sonra ikincisi o biraz daha büyük ve en son da kemerli bağlamali titreşimli son vibratörü çıkardı bu en iyisi kemerinden yastıklara bağlıyom titreşimi de açtım mı ama rahmetlinin yerini hiçbiri tutmuyo falan derken mutfağa gitti çaya bakmaya demleyip geldi ama benim konuştuklarımızdan sonra sertleşme olmuş ve eşohman çadır kurmuş farkında değilim görünce güldü ve çay olana kadar ben bi eve gidip üstüme rahat bişeyler giyim dedi ve gittigeri döndüğünde gördüğüm manzara tam manası ile mükemmel di zaten kapıdan girmesi ile içeri afrodizyak bi koku yayılmıştıince tül gibi bir hecelik iç çamaşırları belli oluyodumutfaktan çay ve bardaklarla içedi girip masaya bıraktı ve ilk sözü şu oldu sen bekar ben bekar bize başkası ne bakar çıldırmıştım bişeylerin olacağı gün gibi aşikardı çaylardan ilk yudum la birlikte evden getirdiği ballı üzüm ve cevizli kekten yiyorduk rahmetli çok severdi bu keki dedi sevilmez mi dedim adam bu keki yedimi sabaha kadar uyumaz dedimbakalım sen napcan dedi bende ne yapacağım sana bağlı dedim nası yani dedi ya sen bu gün beşinci kocayıda görecen yada ben sen gidince duvarlara tırmancam dedim birinci şık daha mantıklı diyince soluğu yanında aldım dudaklarımız birleşmiş dillerimiz dans etmeye başlamıştı zaten pek bişey olmayan üstümüzdekileri çıkarmak çok sürmedive 69 olmuştuk ne kadar sürdü hatırlamıyorum ama komşular duymasın diye tv nin sesini de açmıştık çılgınlar gibi birbirimizi yiyoduk evet resmen yiyodukkadın ölülerle uğlaşmaktan canlısına hasret öyle yalayıp yutuyodu öyle emiyodu ki belim değil beynim bile boşalıyodu amını ve bacaklarını yeni temizlemiş kaymak gibiydi insan yalamaya doymuyodu ki yalvarmaya başladı hadi sok aşkım kocacım sok nolursun dayanamıyorum yeter demeye başladığında yerimi aldım zaten ağız suları ile kayganlaşan yaragı vibratör yemekten bıkmış ama geçirmem zor olmadı ama girmesiyle birlikte kasılması bir oldu bi taraftan sıkıştırırken içinde bir taraftan da kaygan bi şekilde girip çıkmaya başlamıştım 10 – 15 dk kadar gidip geldikten sonra bir hışımla boşaldım ki sormayın her tarafımız titredi.ikimizde çıplak bi şekilde çay kek ve sigara molası verdik kısa bi süre sonra banyodaydık birbirimizi yıkayıp tekrar yalamaya başladık ki ne zaman çıkıp banyodan ne zaman yatağa geldik hatırlamıyorum tekrar başlamıştık ki ö büyük olanı da arkama sok deyince şaşırdım meğer ikisini bir yapıyomuş zaten hemen salondan vibratörü getirdim ama bunu önden benimkini arkadan dedim hiç itiraz etmedi önze amına bi sokup am suyu ile kayganlaştırdığım yarağı arkasına sokmam da zor olmadı alışkın dı vibratörü de eline verdim kendisi sokup çıkarmaya başladığında ter içindeydik nekadar sürdü bilmiyorum ama bi önden bi arkadan derken kan ter içinde ikinciyi de boşalmıştımve sabaha kadar kaç defa oldu saymadım ama gün ışırken uykuya dalmıştık ikimiz de o gün iş yerini arayıp izin aldım ve gün boyu devam ettik akşam saat 5 – 6 gibiydi ikimizin de mecali kalmamıştı ve evine gitti o gittikten sonra uyumuşum sabaha zor kalktım nerdeyse o gün de geç kalacaktım iş yerinde de serseme dönmüştüm ama akşam yine geleceğini bildiğimden red – bull ları amıştım yanıma şimdi her fırsatta devam ediyor ilişkimiz başka semtlerdeki evlerinden birini sattı ve bizim daireyi satın aldı kira da vermiyoruz eşim de öğrendi ilişkimizi ev ve kira sayesinde ses çıkarmıyor hatta bazen kuma gibi yemekten sonra yatmaya karşı daireye geçiyorum şimdilik herşey yolunda herkes memnun hayatından herkese bol sexli günler msn adresim ( not : tamamı yaşanmış gerçek olan hikayenin sadece isimleri takmadır herkesin özel yaşamına saygı)

kapali_sevim

Kapalı Sevimmerhaba dostlar.Anlatacağım olay bu yaz başımdan geçti.mesleğim gereği sürekli seyehat eden biriydim.bu arada yaşım 27 atletik sayılacak bir vücuda sahibim tip olarakta esmer yakışıklısıyım. anlatacağım olay bir köyde geçti.tanıtım amacıyla bir köye gitmiştim gideceğim evin adresini daha önceden almıştım .önce bir telefon açtım,karşıma bir bayan çıktı bende ona ürünlerrinin geldiğini söyleyip müsaitlerse gelebileceğimi söyledim.adının sevim olduğunu söyleyen bayan beni beklediğini söyledi.arabama atlayıp köye gittim ve verilen adresi bir köylüden öğrendim.eve gelince kapıyı bana tesettürlü bir bayan açtı.bu normal giyimli bir köy kadınıydı fakat türbanının altındaki güzel gözleri ve dolgun vücudu beni çıldırtmaya yetmişti.fakat oraya satış için geldiğim için duygularımı frenlemek zorunda kaldım.sevim beni eve buyur etti .biraz sonra birkaç kadın daha geldi .onlarada ürünlerimi tanıtıp sattıktan sonra kadınlar gittiler.tam ben kalkacaktımki,sevim sana bi kahve yapayım hem alacaklarım bitmedi dedi.kahveleri yudumlarken oda katalogları incelermeye başladı ve bayan sütyeniyle kilotlarının fiyatını sordu .fiyat kataloğundan ürünlerin fiyatına bakarken,evlimisin dedi.bende hayır ya sen dedim.o da evet ama eşim dışarda dedi.sence hangisi hoş olur dedi sütyenlerden bende önce siz bilirsiniz dedim ısrar edince,80 numaralı dantelli sütyenin hoş olacağını söyledim.ciddimisin dedi bunu söylerken gözlerimin içine bakıyordu.evet dedim ama artık çakmıştım dalgayı. bende bütün cesaretimi toplayıp çok güzelsin dedim.hafifçe kızardı.helede türbanla daha da çekicisin dedim.demekki kapalılardan hoşlanıyosun dedi.evet dedim.ve elini tuttum .lütfen yapma şimdi olmaz birileri gelir dedi.o zaman birazcık öpeyim dedim sadece 1 dakika dedi onu bir dakika boyunca öptüm bu arada sikim taş gibiydi.yeter nolur dedi.bende etrafın dikkatini çekmemek için bıraktım onu telefonunu alarak vedalaştım.bundan sonra sevimle telefonda görüşmelerimiz devam etti. bir hafta sonra siparişlerini getirmek için telefon ettim ve evine gitttim yine aynı şekilde beni karşıladı ve hemen odaya gidip iç çamaşırlarını değişti ve nasıl berğendinmi dedi.vaaavv dediiimmm harika olmuşsun.yanıma geldi ve dudaklarına bir öpücük kondurdum.acele etme ededi.şimdi sen git beni köyün girişinde dere de bekle dedi.sikim kazık gibi olmuştu ve dediği yere gidip beklemeye başladım.yarım saat sonra geldi ve beni takip et dedi. peşine takıldım sevim derenin içinde bir mağaraya girdi tabi bende peşinden… fazla vaktim yok dedi. hemen dudaklarına yapıştım bir elimlede göğüsletrini okşuyordum aşka susamıştı sevim kocam 2 yıldır yok dedi.herşeye doyur beni dedi.onu hemen mağaranın içindeki bir taş bloka domalttım ve eteğini sıyırdım kilodunun arasından amcığını yalamaya başladım ooooohhhhh çokk hooşşşş sevgilimmm öp beni diye yalvarıyordu.kilodunu aşağı doğru syırdım ve göt deliğinide yalamaya başladım sevim zevkten kıvranıyordu.onu çevirerek önümde diz çöktürdümaç kurt gibi kemerimi açtı ve 19cm lik sikimi çıkardı ve oooohhhh ne kadar iri dedi ve emmeye başladı bense kendimden geçmiştim bir kaç dakika sonra sevimin ağzına boşaldım.birer sigara yaktık ve ufaktan ufaktan tekrar sevişmeye başladık.benimki yine dimdik olmuştu tekrar ağzına verdim kadın sexe aç gibiydi.sikim iyice sertleşince onu tekrar domalttım ve sikimi amına dayadım ve yavaşça yüklendim ahhhh sevgilim yavaş sok dedi.amı çok dardı bir kaç hamleden sonra amına iyice yerleştim soktukça çılgınca inliyor sik beni sik beni diye yalvarıyordu bu tempoyla içinde10 dk kadar gidip geldim. bu arada bir elimlede göt deliğini parmaklamaya başladım.aldığı zevkten önce sesini çıkartmadı.ama sikimi çıkartıp ta götüne sürmeye başlayınca niyetimi anladı ve nolur yapma hakan daha hiç yaptırmadım ve korkuyorum dedi.ama o güzel götü hiçte bırakmaya niyetim yoktu.eğilerek götünü iyice dilimle yaladım parmağımlada iyice genişlettim o küçük deliği ve sikimi götüne dayadım sürekli inliyor ve nolur yapma canım yanıyo diyordu ve götünü sağa sola sallayarak girişime engel oluyordu.en sonun da belinden sıkıca kavradım ve sikimin ortasını diğer elimle sıkarak hedefe kilitlendim. henüz kafası girmiştiki yandım anammm ahhhh diye bir çığlık attı.çekmem için yalvarıyordu ama ben dinlemedim ve yavaş yavaş ittirmeye devam ettim sonunda sikim hedefini bulmuş ve bende ağır ağır ağır gidip geliyordum o ise ahhh canımkmm yanıyooo oohhhh ama yinede çok hoş diyordu.sevimi bu şekilde bir 5 dakika siktikten sonra sikimi çıkardım ve tekrar önümde diz çöktürüp ağzına verdim biraz emdikten sonra büyük bir sarsılmayla yüzüne boşaldım.işimiz bitince birer sigara yaktık.o ,götüm çok acıyo ama hiç böyle sikilmemiştim dedi ve sürekli görüşmek istediğini söyledi aslında daha saatlerce kalabileceğini ama insanların şüğphelenmelerinden korktuğu için gitmesi gerktiğini söyledi uzunca bir öpüşmeden sonra vedalaştık.bana hayatımın en güzel anlarından birini yaşatan sevgilimle ara sıra hala görüşüyoruz sevgiler……

kadin_gozuyle_2

Kadın Gözüyle 2Yine bir gün yandaki seksi komsumuzu alip sevgilimle birlikte yemege gittik. Her zaman istemistim sevgilimden kiskanabilecegim seksi bir kadinla üç kisili gurup seks yapmayi bunun için çok bekledim ama iste aradigim kadini buldum sevimli bir biçimde kavizli ayaklari kusursuz ayak parmaklari dizlerden gelip apis arasinda birlesen sütunsu güzellikleri içinde bir çift zarif uyluk büyük gamzeli kalçalar ince bir bel, dolgun siki memeler ufak eller bedeninin her yerinde kaymaksi bir pürüssüzlügü vardi kisa ince henüz gevrek olan ipeksi kahverengi killari apisarasini kapliyordu sadece vajina dudaklarinin yanlarina de sokuluyor dudaklar çirilçiplak çikiyordu aralarindan hemen of escort altinda kilsiz tertemiz anüsü duruyordu ve o tatli kilitorisi aminin tepesinde duran ince küçük narin bir su perisi gibiydi vajina agzi dardi ayni ayni ölçüde darbir yola açiliyordu sirtüstü yatip bacaklarini açtiginda inanilmaz elastik zarif gençlik dolu pembe bir organ seriliyordu ortaya öyle azdirici bir manzaraydiki bu ölmek üzere olan bir adamin sikini kaldirabilirdi Bunlari biliyordum çünki onunla daha önce sevismistim Tam sevgilime göre bir kadindi eve döndük ben mutfaga gidip içkileri hazirlamaya basladim döndügümde sevgilim ve komsum öpüsüyorlardi bir süre onlari izledim sevgilim öpüsleriyle ve dokunuslari ile onu çildirtiyordu bir kadini zevkten nasil onikişubat escort çildirtilmasi gerektigini iyi biliyordu ve beni bu çok sinirlendirdi kiskanmistim sevgilimin elleri onun amini oksuyor o nereye dokunmasini bilen elleri onun amina her dokundugunda ben daha çok sinirleniyordum Komsumda onun diklesmis sikini ve tasaklarini tutuyordu asagiya dogru egildi ve sikini ve tasaklarini yalamaya basladi iste baska bir kadin benim sahip oldugum siki yaliyordu sikini tutupkendi amina sürüyor her sürüsünde ikisindende iniltiler yükseliyordu yerimden kalktim daha fazla dayanamazdim çünki çok azmistim sevgilimin ayak parmaklarindan baslayarak yalamaya basladim ben onun sikini agzima aldigimda komsum onun boynunu kulaklarini ve gögüslerini yaliyordu sonunda dudaklari birlesti dillerde içeride birbirine ordu escort kenetlendi sevgilimin bir eli benim saclarimi deger eli komsumun diklesmis memelerini oksuyordu onun tasaklarini ve sikini yalayarak o bastan çikartici tahrik edici kokusunu içime çektigimde onu daha çokarzuluyordum bir an önce beni düzmesini istiyordum komsum ve ben koltuga oturup bacaklarimizi açarak sevgilimin bizi sikmesini bekliyorduk sevgilim komsunun amina sikini soktugunda iki parmaginida benim anüsüme soktu iste kizin istegi olmustu zevkten inliyordu bir eliyle sevgilimin saclarini diger eliyle benim gögüslerimi oksuyordu sevgilim daha sonra sikini benim amima soktu egilip amimi emmeye basladi benim ve komsunun sivilari birbirine karismisti agziyla tüm sivilari yuttu ve sikini sert bir halde amima sokarak üstüme abandi beni düzmesini o kadar çok istiyordumki hem elleriyle hem sikiyle beni düzüyor bu dayanilmaz kiskirtici haraketler beni zevkten çildirtiyorçigliklar atiyordum öyle vuruyorduki onun karni her kasiklarima vurdugunda sap sap sesler çikiyor sanki amimi delip geçeçek gibiydi elleriyle ikimizinde amini ayni anda oksuyor parmaklarini sokup çikartiyordu sikini komsuya soktu elleri hala benim amimdaydi üçümüz ayni anda bosaldik

corumda sex baskadir

Sitenizi arkadaşlarımın tavsiyesiyle inceleme şansına sahip oldum. Çoğunun ufuksuz, sıradan ve duygudan yoksun, gerçekleşmemiş ve ucuz düş ürünü hikayelerden oluştuğunu belirtmeliyim… Ancak arada bazılarının incelenmeye değer olduğunu söyleyebilirim.Uzun zamandır yazıp yazmama arasında tereddütte kaldım. Aynı boyutta hisseden insanların da olabileceğini düşünüp, anımı paylaşmaya karar verdim. Duygusuz, ruhsuz bir seks, vitrinde sergilenen bir et parçasıyla beraber olmaktan öteye gidemiyor… Hepimiz yaşadığımız süre boyunca, şöyle yada böyle diye tabir edilebilecek birliktelikler yaşıyoruz. Ama içerisinde dizginlerinden koparılmış bir aşk varsa, beyninizin tüm hücrelerinde doyumu hissedebiliyorsunuz. Aşksız doyum sabun köpüğünden öteye gidemiyor. Gelelim yaşadığım anıya 2007 yılından başlayıp bugüne kadar uzanan anılar silsilesini kapsıyor aslında.üniversitenin 1 sınıfında ite kalka derselere giriyorum,Kışın bütün soğukluğunu iyiden iyiye hissettirdiği aralık ayıydı. Cuma günü 16 saatlik bir yolculuktan sonra mardinden ankaraya gittim. Ankara daha da bir soğuktu. Kalın giysilerimle bir penguen den farksızdım. Çok kasvetli ve fazla gri bulmuştum Ankarayı. Planıma göre cuma akşamı Çorumda olacaktım ve urfalı bir arkadaşın evinde kaldıktan sonra biraz gezip dolaşacaktım. Eşyalarımı yüklendiğim gibi yola koyuldum. Çorum bembeyaz kar altındaydı, kaldırımlar yer yer buzlanmıştı. Düşmemek için zor duruyordum ayakta. Nihayet arkadaşın evine geldim.Eve geldikten sonra odama çıkıp güzel bir duş aldım, üstümü değiştirdiğim gibi kendimi dışarıya attım. Soğuğa rağmen her yer çok kalabalık ve ışıl ışıldı!. Yollarda birbirlerine kartopu atanlar, birbirlerini pir baba parkında karların içine yatırıp şakalaşanlarla Çorum sanki kasvetini üstünden atmaya çalışıyor, gülümsüyordu. Tatlı bir huzur kaplamıştı içimi, kente ısınmaya başlamıştım. Bu sıcaklık karnımı acıktırmıştı. Büfeden ekmek arası döner ve yanına da ayran almıştım ki değmeyin keyfime… Açlığımı yatıştırdıktan sonra oturup bir-iki sıcak bişey içebileceğim bir yer aramaya başladım. Bahçelievler caddesinde bir cafeye oturup havanın soğuğuna inat nescafemi yudumlamaya başladım. 2 saat kadar sonra arkadaşın evine tekrar döndüm. Ertesi ve ondan sonraki gün oldukça yoğun geçecekti. Ders sabah saat 08:00de başlayıp, ikindi 4:00 de bitiyordu ve 40 gün boyunca her hafta sonu aynı şeyi yaşayacaktım. Döndükten sonra biraz internete takılıp, biraz kitap okuyup uykuya daldım. Sabah kalkıp tıraş olup, duşumu aldıktan sonra güzel bir kahvaltı yaptım ve yola koyuldum. Hala kar yağıyordu, sokaklarda insanların bir yerlere yetişmek için gösterdiği tatlı bir telaş, arabalardan yükselen klakson sesleriyle Çorum güne hazırlanıyordu. On dakikalık yolculuktan sonra fakülteye vardım. Kantine inip Çayımı aldım ve saatin dolmasını bekledim. Henüz yeni yeni geliyordu insanlar. Kantin masalarında kızlar ve erkekler ayrı ayrı gruplanmış sohbet ediyorlar, birbirleriyle şakalaşıyorlardı. Bir şeyler okuyor, oyalanıyordum ve sonradan çok iyi dost olduğum bir sesle kendime geldim: – Merhaba, günaydın. – Merhaba – Adım hasan, oturabilir miyim? – Memnun oldum, adım ibrahim, buyurun lütfen. Tanışma merasiminden sonra 104. sınıfa çıktık. Sevecen, sıcak biriydi. Yerimize geçtik.o sırada ders başladı.makro iktisat dersiydi.. Hayatımızdaki en önemli şeyi gerçekleştirime ciddiyetiyle hocamızın anlattıklarını pür dikkat kesilmiş, hipnotize bir vaziyette dinliyorduk. 10 dk. Geçmişti ki kapı çalındı. Kısık, mahcup ve ürkek bir ses – Özür dilerim, geç kaldım, girebilir miyim? – Buyurun lütfen Anfiyi (anfiye benzemiyor ama anfi biçimi düz sıralardan oluşuyor) topuklarından yükselen hızlı ve panik adımlama sesleriyle inleterek arka sıralardan birine ilişti ürkek ceylan yavrusu. Ders devam ediyordu. Nihayet 10 dk.lık mola. hasanla kantine inip çaylarımızı alıp masalardan birine iliştik. Hasan ın tanıştırdığı ve adının Özlem olduğunu öğrendiğim bir afet-i devran oturuyordu masada. Kahvaltısını henüz yapamamış, evden börek getirmişti. Sıcak ikramına dayanamayıp biz de ikramından bir parça aldık. Nişanlıydı Özlem; ama bakışları, edası, girişkenliği, rahat tavırları, ses tonuyla fazla çapkın biri olduğunu gösteriyordu. Yakınlaşmıştık. Espriler, sıcak diyaloglarla kahkahalar yükseliyordu masamızdan. Mizacım gereği, soğuk durmayı, çekimser kalmayı sevmem. Ortamdan olumlu elektrik aldıysam katılımcılığı severim. Isınmıştık birbirimize ama nişanlı olması bir yerlerde durmamı sağlıyordu. Fasılalarla devam eden ders aralarında birçok insanla tanışma şansım olmuştu. Masamız artık epey kalabalıklaşmıştı. Sıcak bir grup olmuştuk. Akşam için programlar bile yapılmaya başlanmıştı. Bir yerlere gidilecek ve eğlenilecekti. Özlem ve Hasan yapıyordu programı. O gün için son dersti artık. Son arada, sınıfa gelen bayanın kantinin en arka masalarından birinde ürkek, kendi halinde oturduğunu gördüm. Öyle güzel, öyle masum bir yüzü vardı ki saatlerce oturup izlenilesi bir tabloyu andırıyordu. Tepkisinin ne olacağına aldırmaksın yanına gittim, yüzünün yaydığı ışıktan kendimi alamıyordum. Aya inat yansıyan mavi bir ışık hüzmesi. – Merhaba.dediğimde kafasını kaldırıp ürkek bir tavır ve ses tonuyla – Merhaba dedi. Dokunsam kaçacaktı sanki. – Adım ibrahim, sizin de bir adınız vardır umarım. Yarı gülümser, yarı mahcup ses tonuyla, – B. dedi. – Rahatsız etmek istemem ama, katılmak ister misiniz bize? – Yooo. teşekkür ederim, böyle daha iyi. – Peki, siz bilirsiniz. Tekrar memnun oldum. Masama döndüm ama Özlem bir yandan benimle sohbet ederken, diğer yandan göz ucuyla B.ye bakıyordu. Rahatsız olmuş gibiydi. Akşam ders bittikten sonra toplandık. Beni Özlem götürecekti gideceğimiz yere. Hasan yurt kurra gidip uğuru alacağını söyledi. Aklım hâlâ B.deydi. Yolda Özlemle sohbet ediyorduk şuradan buradan. Derinliğime inen meraklı soruları vardı. Evli olup olmadığım veya bir sevgilim olup olmadığı türünden sorular. Saat kulesini doğru ilerliyorduk. Özlemin nişanlısı askerdeymiş, 4 ayı kalmış dönmeye, yaza doğru evleneceklermiş. Babası Ankarada emekli olduktan sonra ailesi asıl memleketleri olan Kırklareli e taşınmış. Üniversiteyi bitirdikten sonra Özlem babasının da yardımıyla Ankarada bir firmaya girecekmiş ve müdür olmak istiyormuş. Muhasebe müdürü Özlem. Özlem alımlı kız, Özlem güzel, Özlem fettan, Özlem yanardağlardan süzülen lav. Yakıp kavuruyor değdiği yerleri. Nihayet geldik programlanan yere. Oldukça şık ve güzel bir yer. Sohbet etmeye devam ettik, bir süre sonra hasan ve uğur geldi.uğur Sıcak, sarıp sarmalayan, sevecen mi sevecen bir insan. . Yeme-içme faslı ağırdan alınıyor, demleniyorduk, gece uzayacak gibiydi. Harika bir müzik çalıyordu beylerbeyi konağında… Ben ve özlem dansa kalkık.. Öyle sarılmıştı ki Özlem, tanımayanlar bizi sevgili sanırdı. Hasan in gözünden kaçmamış, Özlemi iyicene süzüyordu. Arada; – Bu kıza dikkat et, baştan çıkarabilir seni demişti. Ama kızın durdurak dinlediği yoktu, mesafeli yaklaşmama, henüz birkaç saatlik tanışmamıza rağmen fazla sokulgan davranıyordu. Göğüslerini göğsüme iyice yazlamış, sımsıkı sarılmıştı. Arada, bilinçli yaptığını kesinlikle biliyorum, göbeğiyle penisime baskı yapıyor, sallandıkça iyice sürtünüp tahrik olmamı sağlıyordu. İri gözlerini gözlerime dikmiş, tepkimi bekliyordu. Ateş basmıştı her yanımı. İstem dışı titriyordum. Yüzünde hınzır bir gülümseme vardı. Ama yine de dikkatli olmaya çabalıyordum. Gece bitti ve dönüyorduk artık, güzel bir gece yaşatmışlardı bana, sağolsunlar. Onlar gitmek Yurtkur arabasına ilerlediğimizde hasanın sert bakışları üzerimdeydi.. Ertesi gün görüşmek üzere vedalaştık. Sıcak bir duş ve güzel bir uykudan sonra Çorumun yine karlı yüzüne merhaba dedim. Yine aynı telaş ve ders faslı. iibf fakülresine yine erken gelmiştim. Kantine indiğimde bir gün öncesinin geç kalmışlığını telafi edercesine bir masada sadece B.. otuyordu. Yanına gittim – Merhaba, günaydın. – Günaydın – Hayırdır, dünün geç kalmışlığını telafi ediyorsun sanırım – Evet, dün utandım biraz, ayıp oldu – Çay içelim mi – Ben alabilir miyim? – İlk ben teklif ettim ama. – Peki, şekersiz olursa sevinirim – Baş üstüne Prenses hazretleri… gülümsedi, kısık bir tonla. Gün aydınlandı yüzünde ve gönlümde, çok güzel gülümsüyordu. Uçarak gidip aldım çayları – Teşekkür ederim, zahmet oldu. – Ne önemi var Prenses, emir kabul ederim. – Estağfurullah ama bana Prenses demeseniz!!!! – Bir Prensese başka türlü nasıl hitap edilir ki. Gülümsedi yine, kısık kısık güldü. Gün yansıdı gönlüme, ışıklar içindeydim.Yavaş yavaş öğrenciler gelmeye başlamıştı. Özlem uçarak girdi içeri ama beni B.yle görünce yüzünün haritası değişti. Yavaş ve emin adımlarla masamıza geldi. Elinde folyoya sarılmış bir şey vardı, söze girdi – Günaydın, rahatsız etmiyorum ya!!! B. yine o bildik mahcup ve tedirgin yüz haline büründü. Sessizdi, bir şey söylemedi.Sözü aldım: – Günaydın, gel, otur lütfen. Tanıştırayım sizi; B. bu da Özlem Özlem baştan aşağı süzüyordu B.yi, B. rahatsız olmuştu, Özlem kendinden son derece emin, mağrur bir edayla kuruluverdi masaya. Derken hafifçe kalktı ve bana doğru eğildi ve iki yanımdan öptü; – Dün geceden beri nasılsın? B. in yüzü değişti, ışığı sönmüştü sanki, karanlığa gömüldü. – İyiyim sağolun, arkadaşlarla berbaber unutmayacağım bir anı yaşattınız.. ,.Özlem belli etmemeye çalışıyor ama her halinden verdiğim cevaptan rahatsız olduğunu davranışlarıyla gösteriyordu. – tost aldım, belki kahvaltı yapmamışsındır diye düşündüm. – Çok incesin, kahvaltı yapmıştım ama tabiki hayır demem. Hasan geldi bu arada, uykulu mahmuru gözlerle. – Günaydın, – Günaydın Hasan, hadi buyur bak Özlem tost almış, soğutma. – Valla kaçırmam, yurt kantinine gitmedim.. kahvaltı yapmaya üşendim. Yeniden kahvaltı faslı, ders derken öğle arasını bulduk. Özlemi sınfı arkadaşları çağırdılar.. gidip dönecekti. Hasan özlemle yemek yemek için çıktı, davet etti ama kabul etmedim. Yalnız kalmıştım. B. yoktu ortalıklarda. Yakınlarda yemek yiyebileceğimiz bir yer aradım. urfa sofrası, neyin nesidir anlamadım çorumda urfalıların işi ne diye kendime kendime soruyordum derken bir şeyler atıştırmak gerekiyordu. İçeri girdiğimde B..de ordaydı, bir mükafattı sanki benim için. Yanına yaklaştım: – Beklediğin kimse yoksa beraber yiyelim mi? – Tabiki buyur lütfen, Özlem yok galiba!! Dedi, ses tonu çok manidar ve iğneleyiciydi. – Hayır, işe gitti. Yemeklerimizi yedik ve bir saatlik arada sohbet edebileceğimiz kadar sohbet ettik. Yumuşamıştı. İlgilendiğimin farkına varmıştı. Hatta oradan ayrılırken muzipliğini takınıp şemsiyemi o almıştı ve tutmuştu bize. Buzlar erimişti. Yakınlaşmaya başlamıştık. Dersin o gün bitmesine yakın hasan ve Özlem beraber geldiler, B.yle dışarı çıkıyorduk. Biletimi alıp gece 17.00 e mardine gidecektim. Özlem atıldı hemen: – Akşam bir yerlere gideceğiz, hadi gidelim.B. yine en mahsun halini almıştı. Masum gözlerle bana bakıyordu. – B.ye sözüm var, kusuruma bakmayın, onunla bir yerlere gideceğiz.dediğimde Özlem avını parçalamaya hazır bir panteri andırıyordu. B. gün aydınlığı yüzüne tekrar kavuşmuştu. Ama nezaketi de elden bırakmak istemiyordu. – Sözleştiyseniz sizi alıkoymiyim, ben gidicem zaten dedi. Zaten sözleştiğimiz bir şey yoktu B.yle ama Özlemi atlatmak istiyordum. Bu durumdam Hasandan daha da keyiflenmişti. – Hadi Özlem biz gidelim, onların programlarını bozmayalım.Özlem istemeyerek de olsa ayrılmıştı bizden, vedalaşarak ayrıldık onlardan ve B.yle yürümeye başladık. – Neden programımız olduğunu söyledin, program yapmamıştık ki. – Ne yani, demek benimle program yapmak istemiyorsun, demek beni bir Prensesle program yapmaktan alıkoyucaksın!!! – Ya hayır öyle değil ama sözleşmemiştik. – Tamam işte, şimdi sözleştik, istemiyor musun yani? – Olabilir ama ben de Konyaya gidicem, fazla vaktim yok. – Olsun, vaktin olduğu kadar. Hemen sıkıldın mı yani benden, istemiyor musun beni? – Yo öyle değil!!! – Tamam o zaman gidiyoruz – Nereye? – Çıldırmaya. – Ama lütfen geç kalmayalım – Emirdir Prenses. Demek ki eğlenilecek ve Prenses geç kalmayacak. Gülüştük ve bahçelievlerde keyfimize göre bir yer bulduk. Gözlerimi artık alamıyordum ondan, gözüm başka bir şey de görmek istemiyordu. Dünyam o olsun istiyordum, bütün hayatım onunla dolsun istiyordum. Israrlarımla iki kadeh şarap içmişti, yanakları al al olmuştu, şişede kalan şarap daha da kıskanmış B. in yanaklarını. Kadehimi yanağına doğru uzattım. – Sence hangisi daha kırmızı? – Ayyy. inanmıyorum, çok mu kızardı? – Öyle yakışıyor ki. Lâlin gerçek tonunun bu olması gerekiyor. Ama hangi ressam bu tonu tutturabilir ki. Tanrı bile övünmüştür şimdi kendisiyle. Gün yüze lâl yanak. – Utandım.. Gece bitmesin istiyordum, prangayla bağlanmıştım adeta ona. Nasıl olabilirdi, bu kadar kısa sürede, nasıl, nasıl, nasıl. – Kaçta kalkıyor otobüsün – 22de, saat kaç – 21 – Gidelim mi? – Gitmesek olmaz dimi? Gülümsedi yine, gülümsedikçe ömrümden birkaç ömür yitiriyordum.. – Peki kalkalım.. – Her şey için çok teşekkür ederim, benim için çok farklı bir geceydi. – Laf mı Prenses, ne yapabildim ki? Telefonunu almamda bir sakınca yoktur umarım, arayabilirim seni değil mi? – Tabiki, ben de aliyım seninkini, telefonlaşırız ama telefonumu çaldırdığında rahat konuşamazsam anlayışla karşıla lütfen. Bizimkiler meraklıdır, fazla soru sorarlar. – Demek ki Prenses esaret altında. Böyle bir güzellik korumam altında olsa ben de hassaslanır, kimlerin aradığını merak ederdim. – Şımartma lütfen, abartıyorsun, ben Prenses değilim ama bizimkiler fazla meraklı. – Ariycam seni Prenses Telefon numaralarımızı verdik birbirimize. arkadaşa uğrayıp eşyalarımı almam gerektiğini beni bekleyip bekleyemeyeceğini sordum. Geç kalıp kalmayacağımızı sordu. Geç kalmayacağımızı, en azından onu uğurlamak istediğimi söyledim. Kabul etti ve otele geldik, apar topar eşyalarımı alıp yurta yanına geldim. Yola koyulduk, ama içim gitmesini istemiyordu, yol boyunca sohbet ettik. Terminalde onun biletini alıp peronlara geldik. İçim böyle göndermeye el vermiyordu. Çantalarımı yanına bırakıp 2 dk. beklemesini, sigaramın bittiğini söyledim. Peki, dedi. Konya arabasından bir bilet de kendime aldım. 2 saat daha görmek bile kârdı benim için. Ama o bunu bilmiyordu. Otobüsünün kalkış saati gelmişti, vedalaştık. Yerine kuruldu ve el salladı. El sallayıp yürümeye başladım, birkaç otobüsü geçtikten sonra arkalarından dolaşıp onun otobüsüne geldim ve muavine eşyalarımı verdim. Orta kapıdan içeri girip bir arkasındaki koltuğa oturdum. Beni görmüyordu. Derin derin dalmış uzakları seyrediyordu!. Mesaj yazmaya koyuldum. – Prenses, şimdiden özledim seni Cep telefonunu aldı ve eli titriyordu, aradan görebiliyordum. Bir şeyler yazmaya başladı. Telefonumu titreşime almıştım. Mesaj geldi: – Ben de, kendine iyi bak Prens inanamıyordum, galiba benden hoşlanıyordu. Otobüsün kalkmasına birkaç dakika kalmıştı, yeniden bir mesaj göndermiştim: – Sana eşlik etmemi ister misin? – Delisin sen, yapamazsın ki? – Yaptım bile, arkana dön ve merhaba de. Arkasına döndü ve en gülümser ve en şok haliyle; – inanamıyorum sana dedi ve oturup gülmeye başladı. Yanındaki kadın ikimize bakıyordu. Eğilip: – Yapabiliyor muşum demek, galiba deliyim! Yanındaki kadını yer değiştirmek için ikna edemedim ama olsun 2 saat daha görebilecektim. Şimdilik bu da yeterliydi. Yol kısa sürdü, bitmesin istiyordum ama bitti. Terminalde abisi ve babası karşıladı, alıp gittiler yüreğimden büyük bir parça kopararak. Bir sonraki hafta sonuna kadar nasıl bekleyecektim, zaman geçer miydi? Onlar ayrıldıktan sonra indim ve Mardine dönmek için otobüs aramaya başladım. 02:00de araba vardı. Epey bekleyecektim. Hafızamda olduğu kadarıyla şiirler göndermeye başladım telefonuna. Müsait değildi sanırım, 01:30 gibi aradı gülümser ve sıcak tavrıyla. Deli olduğuma kanaat getirmişti artık, hala inanamıyordu onunla Konyaya kadar geldiğime. Sıcak ve sarmalayıcı bir sohbetti. Yarım saate yakın konuştuk telefonda ve sonrasında Mersine döndüm. Sabah uyanır uyanmaz artık ilk işimiz telefona sarılmaktı. Kırk yıldır hasret, kırk yıldır ayrı gibiydim onunla. Telefon yetmiyordu, sesini duymak yetmiyordu. Bir-iki gün içerisinde telefonda sevişmeye başlamıştık. Telefonla dokunabiliyor, mesajlarıyla tenini hissedebiliyordum. Bu şekilde onunla olmak acı veriyordu. Dayanamıyordum artık. Anlaştık ve Perşembe günü Ankarada olacaktık. Sürecin bu kadar hızlı ilerlemesi beni de korkutuyordu ama bir girdaba düşmüş gibiydim ve akıntıya bırakmıştım kendimi. Ne olursa olsundu. Sırılsıklam tutulmuştum çünkü, vücudumun kimyasını değiştirmişti ve aynı etkileşimi o da ifade ediyordu bana. Başka türlü bir şey de umurumda değildi. Beğeniyor, beğeniliyor ve yüceltiliyordum. Kaç erkek veya kadın yaşadığı bir beraberlikten dolayı kendini ayrıcalıklı hissedebiliyor. Bal gibi de ayrıcalıklıydım ve ona da ayrıcalıklı olduğunu hissettiriyordum. Perşembe zor geldi, bir ömür beklermişcesine zaman geçmek bilmedi. Çarşamba günü gece yola çıktım, Perşembe sabahı orda olacaktım. O da sabahtan İzmir caddesinde beni bekliyor olacaktı. Yol boyunca şoförün bütün silsilesine küfür ettim. Bana göre yavaş gidiyordu ve zaman geçmek bilmiyordu. Yola çıkmadan önce oteli arayıp ikimizin adına yer ayırttırdım. Nihayet Ankaradaydım. Servise binip İzimir caddesine geldiğimde gözlerime inanamadım. Benden önce ordaydı. Uçarak indim servisten. Öyle sarılmıştık ki, iki koca dağın, çölün suya hasreti gibi kenetlenmiştik. Kokusu bambaşkaydı, gün ışığıma kavuşmuştum. Binlerce öpücük konduruyordum yüzüne, alnına boynuna. Hâlâ utangaç ve mahçuptu. Yüzünü aldım avuçlarımın arasına, güneşi avuçlarımın arasında hissediyordum. Gözlerinde binlerce yıldız, sarmaya, öpmeye doyamıyordum. Eşyalarımı aldım ve otele geldik. Yukarıya çıkmak istemedi benimle, utangaçtı, ne kadar ısrar ettiysem nafile. Sorun değildi, yukarıya çıkıp eşyalarımı bırakım, ve çantamda onun için hazırladığım iki hadiye paketini alıp aşağıya indim. Lobide verdim birinci hediyesini, paketi heyecanla açtı ve ardından yüzünde güller açan bir gülümseme. Küçük bir ayıcık vardı kucağında, çok mutlu görünüyordu, uzandı ve sıcacık bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Eşyaları hâlâ lobide yanımızdaydı, hazırlanıp hazırlanmayacağını sordum. İtiraz etmedi ve eşyalarını alıp yukarıya çıktı. Heyecanla onu bekliyordum, bir yandan da inanasım gelmiyordu, o artık sevgilimdi. Yarım saat kadar sonra indi lobiye, harika görünüyordu, saçlarını arkadan topuz yapıp toplamış, hafif bir makyaj yapmıştı. Üzerinde siyah ve şık bir manto, altında ince, dar boğazlı bir kazak ve altına da diz kapaklarına kadar uzanan dar bir mini etek giymişti. Gözlerimi alamıyordum, güneş gibi parlıyordu karşımda, ışıklar içerisindeydi. Çıkıp akşama kadar dolaştık dışarıda, akşam için program hazırlamıştık. Gidip bir yerlerde baş başa eğlenecektik. Ayıcığın patisine dokunduğunda – I Love You diyordu. Parmakları aynı ritme alışmışcasına sürekli dokunup duruyordu ayacığın patisine. Büyülenmiş gibiydi. Söze girdi: – Biliyor musun? Sıkılmadan sonsuza kadar dinleyebilirim bu cümleyi. Gülümsedi, gülümsedikçe gün devriliyordu gözlerinin akşamında.Kahvaltımızı yapıp uzun uzun hasret gideriyorduk. O da hâlâ inanamıyordu yaşadıklarına, ben alamıyordum gözümü yaydığı gün ışığına. Dışarı çıkıp saatlarce dolaştık, çocuklar gibi şendik. Akşam Kızılayda bir bara oturup beraberliğimizin tadını çıkardık. Harika bir müzik eşliğinde, belki de bize öyle geliyordu, saatlerce dans ettik. Kollarımda bir bulut kümesinin yumuşaklığını taşıyor gibiydim. Bu kadar duru, bu kadar beyaz. İnanasım gelmiyordu. Dans ederken fısıl fısıl konuşuyorduk: – Biliyor musun? Bir erkekle daha önce yaşadığım en ileri şey ele ele tutuşmaktı. Şu an bir erkekle, kollarımda, sarmalamanın yetmediği erkeğimle koyun koyunayım. – Biliyor musun? Gün ışığı bu denli hiç yakmamıştı benliğimi, bedenimi. Işığımsın, sebebimsin. Başı omzumdaydı. Sıkı sıkıya sarılmıştı, tek vücut gibiydik. Hiç bu kadar içmediğini söylemişti, arka arkaya şarap kadehlerini bir bir yuvarlamıştı. Yanakları şarabın kızılına inat al aldı. Epey yarılamıştık geceyi ve sevgilim epeyce çakırkeyif olmuştu. Toparlandık, dönme vaktiydi artık ama çakırkeyf olmasına rağmen gecenin nasıl biteceğini biliyor ve tedirginliğini yansıtıyordu. Otel yakındı, öpüşerek, sarılarak usul usul kathediyorduk mesafeyi. Lobiden anahtarımızı alıp asansöre bindik. Ellerimiz, vücutlarımızın her noktasına temas ediyordu. Odamızın bulunduğu kata gelmiştik. Eğilip kucağıma aldım ve koridoru uçarcasına geçtik adeta. Anahtar elimdeydi, kapıyı açıp ayağımla ittim ve içeri girdik. Topuğumla kapadım kapıyı. Oda sokak ışıklarıyla, ben onun yüzüne baktıkça aydınlanıyordum. Usulca yatağa bırakıverdim ve yanına uzandım. Soluksuz kalmış gibiydik, derin derin soluyorduk havayı. Yüzünde, vücudunda dolaşıyordu ellerim. Gözleriyle bir şeyler anlatmak istiyor gibiydi. Adeta, daha fazla ileri gitmeyelim, bu kadarı bile benim için fazla, der gibiydi. Acemi, ama içten öpücükleri vardı. Uzun uzun öpüşüyorduk. En mükemmel mevsim meyvesinden bile alamayacağım tadları, dudaklarından alıyordum. Ama nafile, yavaş yavaş üzerindekileri çıkarmaya başlamıştım. Pardesösü, eteği, kazağı, ayakkabıları ve derken iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öylece bırakıp doğruldum yerimden. Mini dolaba ilerleyip şarap şişesini aldım. Merakla beni izliyordu yerinden yarı doğrulmuş şekilde. Mantarını açıp yanına geldim. Şişeyi dudaklarına uzattığımda suya hasret çöl gibi yudumlamaya başladı. Dudaklarının kenarlarından süzülenleri dilimle almaya başladım usul usul. Ardından şişeyi doğrultup birkaç yudum aldım ve başucumuzdaki komodinin üzerine bıraktım. Dadaklarımız kenetlendi önce, alev parçası dudakları dudaklarımın arasındaydı. Artık hiçbir şeyi umursamıyor gibiydi, rahatlamıştı. Kıvranıp duruyordu kollarımda. Ellerim, pürüzsüz bacaklarında, kadifeden yumuşak vücudunda dolaşıyordu. Kazağımı ve fanilamı çıkarmama yardımcı oldu, üstüm çıplaktı ve üzerine çekmişti beni. Vücuduna vücudumla dokunmak tamamen beni baştan çıkarmıştı. Sütyenini çıkardım, harika ve dimdik göğüsleri vardı. Uçları yüzüme dönüktü, bir yandan boynunda dilimi gezdiriyor, bir elimle göğslerini avuçluyordum. Avucumdan taşarcasına iriydiler. İşinde mükemmeliyetçi bir heykeltıraşın elinden çıkmışçasına kusursuz bir vücutla karşı karşıyaydım. Dokunmak yetmiyor, öpmek bir o denli eksik kalıyordu. Göğüslerine uzanırken elinin kemerimi çözmeye çalıştığını fark ettim. Pantolonumu çıkarıp attık bir kenera. Göğüsleri göğüs kafesimi zorlarcasına kenetlenmiştik. Vücudunun vücuduma değen her yeri, çıplaklığı yakıp kavuruyordu beni. Çılgınca öpüşüyorduk. Elimi külodunun yanından geçirerek aşağıya indirmeye çalıştım, çıkarmamak için itiraz etti. Tedirgin olmuştu. Çenesinin gamzesinden aşağıya, göğüslerine, göbek çukuruna inerek vücudunun her zerresinin tadını almaya çabalıyordum. Kasılıyordu. Göbeğinde dilimi gezdiriyordum, kadınlığının kokusu artık ciğerlerimin en derin noktasına kadar hissedilebiliyordu. Dilim külodunun üzeri ve kasıklarında dolaştığında yay gibi gerilmişti. İki elimle külodunu yanlarından çektiğimde artık itiraz etmiyordu. Bacaklarıyla yardımcı olarak çıkarmama izin verdi. Vajinasının o muhteşem kokusu daha da kesif bir hal alarak burnumdan ciğerlerime dolmuştu. Sağ ayak bileğini tutmuş ve usul öpücükler kondurmaya başlamıştım. Ayağının baş parmağı dudaklarımın arasındaydı, dilimi etrafında döndürüyordum. Yavaş yavaş ayağından yukarı dilimle hareket edip baldırlarına, diz kapağına ve bacağını kendime çekerek kasıklarına ulaşmıştım. Ensemden ve saçlarımdan sıkı sıkıya kasıklarına bastırıyordu beni. Kesik iniltileri yayılıyordu odaya. Kasıklarının etrafında dolaşıyordu dilim, sonra vajinasının çevresinde. Tüylerinin yeni temizlendiği belliydi, klitorisi şişmeye başlamıştı. Usulca dilimi etrafında gezdirmeye başlamıştım. Sonra bacaklarını geriye çektirip yavaş yavaş yanlara doğru açtırmıştım. Bir kolum kavis çizmiş şekilde göbeğinin üzerindeyken parmaklarımla vajinasının dudaklarını ayırmış, diğer elimle külodumu çıkarmış ve ardından göğüslerini okşamaya başlamıştım. Yavaş yavaş dilimi vajinasının dudaklarında gezdirmeye başladım. Bu tat dayanılmazdı. Her türlü bildik tadı bastırmaya namzet, dayanılması mümkün olmayan bir tadtı. Titremeye başlamıştı. Kısık kısık çığlıklar atıyor, kalçasını ileri geri hareket ettiriyordu. Demek sevişmek öğrenilmiyordu, acemi olmasına rağmen kendisini içgüdülerine teslim etmişti. Titremeleri şiddetlenmeye ve ardından kasılıp kalmasına neden olmuştu. Kalçaları bir süre hareketsiz kaldıktan sonra yatağa düşmüştü. Bacak arasından yavaş yavaş dilimle göbeğine, göğüslerine ve oradan da boynuna doğru uzanmıştım. Penisim vajinasının hizasındaydı. Yüzünü avuçlarımın arasına alıp dudaklarından öpmeye başladım, baygın gibiydi. Penisimi bir elimle tutup vajinasının dudaklarının, o muhteşem ince çizgisinin arasında gezdiriyordum. Kalçaları yeniden hareketlenmişti. Penisim vajinasının üzerinde gezinirken, ıslaklığıyla kremlenmiş gibiydi. Yavaş yavaş penisimin ucunu o ince çizginin arasına yerleştirmeye başlamıştım, korkuyordu. Öpüşüyorduk. Hafif hafif ilerlemeye başlamıştım, yüzü acı çeker bir hal almıştı, öylece bıraktım. Kesik ve ince sesi yükseldi: – Yeter artık, ne olacaksa olsun.Biraz daha ilerlemiştim, kaskatı kesildi, penisim prese alınmış gibiydi. – Dayanamayacağım, çok acıyor, devam etmeyelim lütfen. – Sabret birtanem, az kaldı, bitiyor artık Omuzlarımdan geriye itiyordu beni. Biraz daha yüklendim, canının çok acıdığı belliydi. – Yapamayacağım, canım çok yanıyor, keselim artık. – Bitiyor meleğim, biraz daha sabredersen acın sona erecek, emin ol.Bunu söylerken bir dağı iki kulağından ayırıp ortadan bölmüş gibiydi penisim. Azar azar ilerliyordu. Nihayet son durağa gelmiştik. Ağlar bir vaziyetteydi. – Nolur yeter, canım çok yanıyor Dudaklarından öpüp yüzünü avuçlarıma aldım: – Kadınsın artık, bitti, kadınımsın. – Ulaş, lütfen, bayılmak üzereyim, bırak lütfen deyip kenara çekildi. Yan dönüp bacaklarını karnına çekti, canının çok acıdığı belliydi. Kasıklarını, karnını avuşturuyordu. Arkasından yanına sokulup sarıldım: – Meleğim, bitti artık, başardın, canın artık hiç acımayacak. – Olmaz olsun böyle bitiş, komaya gireceğimi sandım, canım çok acıyor – Hadi gel, sıcak bir duş sancına iyi gelir, rahatlatır seni. Demek ha deyince olmuyormuş, bunu ilk defa yaşamıyordum, kadınlar mutlaka çok fena bir acıya katlanmak zorunda kalıyorlar. O esnada zevk yaşamaları pek mümkün görünmüyor. Zar zor yerinden doğrultarak duşa doğru götürdüm onu. Su sıcaklığını ayarladıktan sonra sifonu omuzlarından başlayarak vücudunda gezdiriyordum. Suyun sıcaklığı yavaş yavaş kasılmasını ortadan kaldırmış, rahatlatmıştı. Sifonu kasıklarında dolaştırıyor, bir elimle de masaj yapıyordum. Su zerrecikleri bir mermerden aşağıya kayar gibi süzülüyor, göbeğinin üzerinden kasıklarına doğru akıyordu. Gevşemiş, rahatlamıştı. – Devam et lütfen iyi geldi.Diyordu, eliyle kasıklarına masaj yapan elimi iyice bastırıyordu. Gözü hala kaskatı yerinde duran penisimdeydi. – Seni tatmin edemedimDerken yüzü hüzünlü bir hâl almıştı. Neredeyse ağlayacaktı. Küvetin kenarına oturmuş, başı önündeydi. Bacaklarının arasından süzülüp pembeye dönüşen suya bakıyordu. – Artık bir kadınım – Evet … Sonra dönüp yukarıya yüzüme doğru baktı ceylan gözleriyle – Senin kadının – Tamamen benim kadınım. Ama bitmedi, şimdi kadınlığının tadını çıkarmaya başlıycaksın. – Yine mi aynı acı, ama canım çok yanıyor, devam etmesek olmaz mı? – Artık yanmıycak, geçti artık, göreceksin. Havluyu alıp, usul usul kuruladım onu. Ardından o da beni. Elinden tuttum, odamıza yöneldik. Yatağın kenarında ayaktaydık. Belime sarılmıştı, penisim göbeğiyle göbeğim arasında kalmıştı. Uzanıp dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Göğüs uçları göğsüme saplanmak istercesine zorluyordu. Yavaş yavaş yatağa uzandık. Kulak memelerini emiyor, dilimi kulağının etrafında gezindiriyordum. Eli penisime uzanmış, avucunun arasında ileri geri hareket ettiriyordu. Nabız gibi atıyordu penisim. Omuzlarını öpüyor, aşağıya göğüslerine iniyordum. Ardından dilimle ve dudaklarımla vücudunda kavisler çizerek aşağıya inip kasıklarına ulaşmıştım. İki elimi kalçalarının altına koyduğumda bacaklarını iki yana aralayıp arzuyla kadınlığını bana uzatmıştı. Kalçaları yumuşacık ve eriyecek gibiydi avuçlarımın arasında. Dilim kasıklarının arasında, vajinasının üstünde, göbek çukurunda dolaşıyordu. Kalçaları yine dans etmeye başlamıştı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp sulu bir şeftaliyi emer gibi emiyordum. Ellerimi kalçalarından çekip bacaklarını omzuma aldım. İki yana iyice ayırarak dilimi vajinasının derinliklerine indiriyor, arada klitorisine küçük ısırıklar atıyordum. Çıldırmış gibiydi, başımı iyice bastırıyordu kasıklarına. Vajinası iyice sulanmış, tadı emsalsiz bir hâl almıştı. Birden doğruldu yerinden ve: – Bana oral seksi öğret lütfen, ben de sana aynısını yapmak istiyorum, bütün sınırları zorlayalım lütfen. Sevgilime en güzel anları yaşatmak istiyorum. – Peki, kendini bana bırak o zaman. Altmışdokuz pozisyonuna geldik yatakta. Kalçaları yüzümün ortasındaydı, biraz daha eğilmesini sağlayıp iki elimle kalçalarını ayırdım. Penisimi kökünden yakalayıp usul usul ucunu öpüyordu. Yönlendiriyordum onu. – Dilini ucunda, etrafında gezdir, em onu. Dediklerimi birebir yapıyordu. Vajinasını şimdi daha iyi yalıyor, derinliklerine daha rahat ulaşabiliyordum. Etrafında geziniyor, kalçalarının arasını, küçük noktasını yalıyordum. Çıldırmış Gibiydi. Penisimi deli gibi emiyordu. Kalçalarımla ona yardımcı oluyor, boğazının derinliklerine doğru ileri geri hareket ettiriyordum. Sanırım aldığım alkol, erken boşalmamı engelliyordu. Bir süre sonra onu ters çevirip kucağıma oturttum. Penisim göbeğime yaslanmış, vajinası üzerindeydi. Yerimden doğrulup dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Çıldırasıya öpüşüyorduk, acemi öpüşleri geçmiş, daha arzulu ve yakıcı bir hâl almıştı. Biçimli ve dolgun dudakları dudaklarımın arasında eriyor gibiydi. Öpmeyle doyulacak gibi değildi. Kalçalarını iki elimle yakalayıp penisimin üzerinde ileri geri hareket ettiriyordum. Ritmi anlamıştı. Bir şey yapmama gerek kalmaksızın kalçalarını kucağımda ileri geri hareket ettiriyor, penisimi vajinasının ince çizgisinin üzerinde gezintiye çıkarıyordu. Dayanamıyordum artık. Penisimi ucundan tutup vajinasının o kadife dudaklarının arasından yavaş yavaş içeri doğru hareket ettirmeye başladım. Kalçalarıyla bana yardımcı oluyordu. Şimdi daha rahat ilerliyordu penisim. Canı acımıyordu önceki gibi. Yarıya kadar gelmiştim. Bacaklarını alttan tutup kucağımda oturtup kaldırmaya başladım. Her kaldırıp oturtuşumda alt dudağını ısırıyor, inliyordu kesik kesik. – Evet, sonunda oldu. Dedikten sonra ellerimi çekip yavaş yavaş sonuna kadar oturmaya başladı penisimin üzerine. Tamamını almıştı içine, yüzü kaskatı kesilmiş, kesik kesik nefes alıyordu. Elleriyle göğsüme yaslandı sonra fısıltılı bir ses tonuyla kesik kesik ve inleyerek konuşmaya başladı. Nefesi ilk baharı tomurcukları açtırıyordu yüreğimin her yerinde, bahar oluyor, bahar kokuyordum: – Bunu başarabileceğime inanmıyordum, korkutmuştu beni ama şimdi tamamı içimde. – Hepsi senindir meleğim, tamamen seninim. Yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı sonra. Penisim ucuna kadar vajinasından çıkıyor, sonra usul usul oturmasıyla derinliklerinde kayboluyordu. Baş parmağımla klitorisini okşuyor, ovalıyordum. Sonra ritmini biraz daha hızlandırıp ileri geri hareket etmeye başladı. Zincirinden koparılmış aç birer hayvan gibiydik. Göğüslerini avuçlarımın arasında eziyor, uçlarını küçük küçük ısırıyordum. Artık içgüdülerimiz yönlendiriyordu bizi. Hâlâ boşalamıyor, buna inanamıyordum. Hareketlerimiz iyice hızlanmıştı. Kucağımda deliler gibi hareket ediyor, penisim vajinasının kayganlığıyla hızla derinliklerine girip çıkıyor, çıkan ses iyice çıldırtıyordu beni. Sonra kucağımdan çekip, yatağın ortasında dizlerinin ve ellerinin üzerinde durmasını sağlayıp arkasına geçtim. Kalçalarının arasında penisimin ucunu vajinasının etrafında gezindirme başladım. İyice sabırsızlanmıştı. Usulca ucunu yerleştirdim, dudaklarının arasına, yavaş yavaş ilerledi penisim. Menzilini biliyor, kendinden emin ilerliyordu derinliklerinde. Sonunda tüm derinliğine kadar saplandı. Etrafımda binlerce yıldız dans ediyor gibiydi, bir cennet bahçesine dalmış gibiydim. Kalçalarımız artarak hızlanmaya başladı, ritmi öğrenmişti artık sevgilim. Harika sevişiyordu. Canı yanmıyordu, zevk alıyordu, tüm benliğiyle eşlik ediyordu. Göğüslerini okşuyordum bir elimle ve hızla sokup çıkarıyordum penisimi. Epeyce bir vakit geçmişti, zaman zaman yığılıp kalacak gibi oluyor, kasılıyor, vajinası penisimi kas katı kavrıyor, orgazmlar yaşıyor, artık yüksek sesle çığlıklar atıyordu. Doyamıyordum. Boşalmam çok fazla gecikmişti. Penisim içinde nabız gibi atıyordu. Yüzü koyun uzanmış, penisim içindeydi. Yatağın iki yanına ellerimi dayamış hızlı hızlı sokup çıkarıyordum penisimi.Testislerim kalçalarında şaklıyor, bu hem ona hem bana ayrı keyif veriyordu. Yüzü yastığa dayalı, bugüne kadar görmediğim farklı bir tebessüme bürünmüştü. Mutluydu sevgilim halinden, keyifliydi. Terlemiştik. Işıl ışıl parlıyordu vücudu, doyumsuz bir görünüm sergiliyordu bu haliyle. Alnında çiğ taneleri vardı adeta. Penisimi çekip vücudunu kendime doğru çevirip üzerine uzandım. Bacaklarını iki yana biraz daha ayırıp penisimi vajinasının derinliklerine ittim. Artık zorlanmıyordu. Yüklenmemle birlikte yine kasılmaya başladı, bir süre öylece kaldık. Vajinasından süzülen sıvıları kasıklarımda hissedebiliyordum. Onu deliler gibi öpüyor göğüs uçlarını emiyordum. Yavaş yavaş tekrar hareketlenmeye başladım. Penisim içine hızla girip çıkıyor, kalçalarıyla o bunu daha da hızlandırıyordu. Öyle hızlı hareket etmeye başlamıştım ki, bacaklarını belime iyice sarmalayıp elleriyle kendine iyice çekiyordu. Prangaya alınmış gibiydim. Gözümden şimşekler çakmaya başlamıştı, kasılmaya başladı tekrar öyle sıkı sıkıya kenetlemişti ki beni, penisim tümüyle içinde kaybolmuştu. Bu orgazmı diğerlerinden daha şiddetliydi. Vajinası penisimin etrafında kasılıp duruyordu. Kaskatı kesilmiş, gerilmişti. Göğsümü çok feci ısırıyordu, canım yanıyordu ama umurumda değildi. Bir süre sonra bacakları ve sırtıma doladığı elleri gevşemeye başladı. Usul usul hâlâ penisim vajinasında bir ileri bir geri hareket ediyordu. Dudakları dudaklarımın arasındaydı, dilini emiyordum. Bir süre sonra kasılmaya başladım. Hızla çıkardım penisimi içinden. Göbeğine doğru boşalmaya başladım. Bir yandan bana, bir yandan penisimden boşalan sıvılara bakıyordu. Şaşırmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu. Kaskatı kesilmiştim. Yanına, köküne yediği son balta darbesiyle yıkılmış kavak gibi düştüm. Terden sırılsıklamdım. Penisimi okşuyor, bir yandan da beni öpüyordu. – Buna inanamıyorum, neler hissettiğimi anlatamam, kelimelerle ifade edilecek gibi değil. Sımsıkı sarıldı sonra yan dönüp. Her tarafıma öpücükler konduruyordu. Komodinin üzerindeki peçetelerden alıp üzerini temizledim. İtiraz etti önce temizlememe, dokunup algılamaya çalışıyordu – Seni tatmin ettim, bu benim için tarifsiz bir duygu şu an. İmzanı taşıyorum üzerimde.Bu tanımı hoşuma gitmişti. Beraber imzalarımızı atmıştık bedenlerimizin ötesinde benliklerimizin üzerine. Sonra üzerine boylu boyunca uzandı. Başını göğsümün üzerine koyup sımsıkı sarıldı. Muzaffer bir komutan gibi gururluydum. Sonra o muhteşem, güne inat yüzünü avuçlarının arasına alıp, dirseklerini göğsüme dayadı. Gözlerimin içine bakıyordu ceylan gözleri. Tarifsiz bir mutluluk ve tebessüm vardı dudaklarında ve yüzünde. Tarifsiz kokusu yayılmıştı odanın her yerine, inanılmaz bir kokuydu. – Biliyor musun, seni daha önce tanıyamamış olmaktan dolayı çok şey kaybetmişim. Seni anlayamayacağın derecede, her şeyden öte seviyorum. Çok şanslıyım. Tarifsiz duygular yaşıyorum. Yüzünü göğsüme iyece yaslayıp, yüzünü, saçlarını okşamaya başladım. – Bulutlara, yıldızlara dokunuyor gibiyim. Hayatıma girdiğin günden beri bir peygamber edasıyla dolaşıyorum ortalıkta. Daha önceleri nerelerdeydin? Seni seviyorum demek nereye kadar yeterli, ne kadar anlamlıdır ki!!!… Şimdi yaslandığın yer zehir zıkkım bir cehennem, eşkıya iniydi. Dokundun, cennet bahçesine çevirdin. Dilediğince hüküm sür. Var olmasını, çarpmasını dilediğin, istediğin sürece senindir.Usul usul inci taneleri dökülüyordu gözlerinden. Yanıma uzanıp sıkı sıkı sarıldı. – Beni hep böyle sev, bırakma olmaz mı? Alnından öpüp göğsüme iyice yasladım. Göz yaşlarıma hâkim olamıyordum. Koyun koyuna deliksiz bir uykuya daldık. Hiçbir zaman bu denli huzurlu ve mutlu uyuduğumu hatırlamıyorum. Sabah uyandığımızda yeniden tarifsiz ve emsalsiz bir sevişme yaşadık.Devamı mı? Daha sonra. Hâlâ devam edip etmediğini soruyorsanız, ayrıldık. Şaşırmayın, gerçekten ayrıldık. O şimdi üniversiteyi bıraktı ve işyerinde çalışıyor..neden ayrıldınz diye sormayın lütfen, epeyce vaktinizi aldım zaten!!!! Başka zaman devam etsek olmaz mı? Mail yazmak isteyenleri bekliyorum. onunla ilişkim bitti.Hayatımda güzel bi ana olarak kalacak Sevgiyle kalın. Gönlünüzden ışık ve sevgi eksik olmasın.ibrahim

sinif arkadasimla sex hikayeleri

Merhaba ben Kenan. İstanbul’da üniversite öğrencisiyim. Sınıf arkadaşımve ev arkadaşım olan Ahmet geçen yaz tatil için beni Alanya’dakiyazlıklarına davet etmişti. Davetini kabul ederek Alanya’ya gittim.Ahmet’in Esra isminde 19 yaşında bir kız kardeşi var. Sarı saçlı çooktatlı bir kız. O da İzmir’de üniversitede okuyor. Ahmet, ben ve Esraher gün denize gidiyor, akşamları sahilde bira içip sohbet ediyorduk.Günler bu şekilde geçiyordu. Ahmet’in babası çalışmak zorunda olduğuiçin gitmeleri gerekiyordu. Ahmet babasından müsaade alarak bir haftadaha kalmak istediğimizi söyledi. Babası da oluru verince dünyalarbizim olmuştu. Ahmet, Esra ve ben… Dilediğimiz gibi yaşayabileceğimizbir hafta bizi bekliyordu. Artık sahilde içmek zorunda değildik. Evdeistediğimiz kadar içebiliyorduk. Bir akşam her zamanki gibi evdeiçiyorduk. Ahmet öncekilerden daha fazla içmiş ve sarhoş olmuştu. Esrave ben ona nazaran daha iyi durumdaydık. Ahmet’in kollarına girerekyatağına yatırdık ve tekrar salona döndük. Hem içmeye devam ediyor hemde sohbet ediyorduk. Esra’nın üzerinde mini etek ve askılı vardı. O anakadar hiç bu şekilde bakmamıştım Esra’ya. Pürüzsüz bacakları pırılpırıl parlıyordu. Mini eteğinden pembe iç çamaşırı görünüyordu.Bakışlarımı kaçırmaya çalışsam da sürekli gözlerim bacaklarında vebacaklarının arasındaydı. Sikim taş gibi olmuş, belli etmemeyeçalışıyordum. Esra’nın bakışlarında değişiklik olduğunu fark ediyordumama tam olarak niyetini anlayamıyordum. Onun gözleri de sohbet ederkensürekli şortumda dolayısıyla yarağımdaydı. Bir ara yanıma geldi vehavuza girelim mi dedi. Ben de olur dedim. Bahçeye çıktık. Esra havuzagirmek için mini eteğini çıkartmıştı. Üzerindeki askılıyı iseçıkartmamıştı. Pembe tangayla harika görünüyordu. Havuza girdik.Birbirimize su atıyor şakalaşıyorduk. Bir süre bu şekilde şakalaştıktansonra Esra yanıma yaklaştı. Askılısı ıslandığı için göğüslerinin ucugörünüyordu. Omuzlarıma basarak beni suyun altına itmeye çalışıyordu.Göğüsleri yüzümdeydi ve ben heyecandan ölmek üzereydim. Kurtulmabahanesiyle vücuduna dokunuyordum. Bir an için göz göze geldik. Vedudaklarımız birleşti aynı anda. Çılgınlar gibi öpüşüyordu. Dakikalarcaayrılmadı dudaklarımız. Elimden tutup beni havuzdan çıkardı ve evegötürdü. Odaya geçip öpüşmeye başlamıştık. Elini yarağımın üzerindedolaştırmaya başlamıştı. Ben de hiç vakit kaybetmeden üzerindekiaskılıyı çıkardım. Küçük ve diri göğüsleri vardı. Dudaklarımıdudaklarından ayırarak göğüslerini emmeye başlamıştım. Göğüs uçlarınıyavaşça ısırıyordum o da inliyordu. Elimle de amını okşuyordum. Yatağageçtik. Esra yatağa uzandı ben de tangasını çıkardım. Ve şortumu…yarağım taş gibi olmuştu. Yatakta dizlerimiz üstünde oturduk veöpüşmeye başladık. Öpüşürken ben onun amını okşuyordum o da benimsikimi sıvazlıyordu. Artık sikimi ağzına vermek istiyordum. Başınabastırınca anlamış olmalı ki eğilip önce kafasını yalamaya başladı dahasonra da tamamını. Dişlerinin verdiği acı beni çıldırtıyordu. Patlamaküzereydim ve ağzına boşaldım. Tükürmesini beklerken spermlerin tamamınıyutmuştu. Aynı zevki ben de ona yaşatmalıydım. Yatağa yatırdım vegöğüslerinden başlayarak amına doğru öpmeye başladım. Amını yalarkenküçük küçük ısırıyor inletiyordum. Hadi artık dediğinde zamanıngeldiğini anlamıştım.”kız mısın”? diye sordum. Evet dedi. Bunun üzerineonu asla amından sikmeyeceğimi söyledim. Ne kadar yalvarırsa yalvarsınkararlıydım. Peki ya götümden deyince krem getirmesini istedim. Kremiyavaşça göt deliğinin etrafında gezdirdim önce.daha sonra deliğininiçine parmağımı sokmaya başladım. Yaklaşık beş dakika göt deliğinigenişlettim.işte o an gelmişti güzel Esra’mın götünü sikecektim.Yarağıma da krem sürdükten sonra sikimin kafasını göt deliğine dayadım.Acele etmiyordum. Canını yakarak büyünün bozulmasından korkuyordum.Yavaş yavaş sikimin kafasını sokmuştum. Canını yakmamaya çalışıyordum.O da bunu hissediyordu. Dayanamayıp hadi artık dedi. Ben de sikimibiraz daha kremleyip bir anda yüklendim. Yarağımın tamamı girmiştiiçine. Çığlık atmaması için ağzını elimle kapamıştım. Götününiçinde yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Artık o da alışmıştı.Hızlandıkça inlemeleri artıyordu. Yatağa uzanmamı üzerime çıkacağınısöyledi ben de dediğini yaptım. Yarağımı tutup götüne sokarak üzerineoturdu. O kadar alışmıştı ki götündeki koca yarağa hızlı hızlı oturupkalkıyordu. Bu zevke daha fazla dayanamayıp patlamıştım. Yanıma yattıve öpüşmeye başladık. Birkaç dakika sonra sikim tekrar kalkmıştı.Tekrar uzanmamı istedi. Bu sefer gözlerini de kapat dedi ve üzerimeçıktı. Üzerine oturduğu zaman farklı bir sıcaklık farklı bir his vardısikimde. Gözümü açtığım zaman yarağımın daracık amında olduğunuanlamıştım. Artık çok geçti. Kızlığını bana vermiş benim olmuştu. Olanolduğu için o anın zevkini çıkarmak kalıyordu bize de. Daracık amınıdaha bir şevkle sikiyordum. Dakikalarca amından siktikten sonra çıkarıptekrar ağzına verdim ve boşaldım. Saatler geçiyordu biz isedoymuyorduk. Sabaha kadar Esra’yı amından ve götünden defalarca siktim.O akşamdan sonra Ahmet’e her akşam fazla içirdik ve sabaha kadarseviştik.

karım ıcın

karım ıcınslm ben ali ankarada oturuyorum esim ayten le ıyı bı sex hayatımız varama onda hep kalın yarak merakı varolgun 45-50 yaslarındakı erkekleri hayal eder boyle bı erkege kadınlık etmek ıstedıgını hep soyler..her yattıgımızda adeta yalvararak bana bırını bulmamı yoksa dayanamayıp kendının bulacagını soylerdı..bıgun ona bulacagıma daır soz verdım..aramalarıma basladım ama adamların yaraklarını gormem gerekıyordu zıra karımın ıstedıgı olcude yaragı olan bırı lazımdı bıze..bu ıse sınemalardan basladım..porno fılm gosterensınemalarda 31 çekenlerın yanına oturup sıklerını gormeye calışıyodum…bazen gay gıbı davranıp elıme alıyodum…ufak tefek aksılıklerde olmuyo degıldı bıgun 31 ceken ıkı adamın arasına oturdum ıkı tarafımdakı yaraklarıda elıme aldım sadece boylarını anlamak ıcın sagımdakı adam elını boynuma dolayıp parmagını agzıma sokmustu sonrada kafamı cekıp yaragına dogru bastırmıstı adamdan kurtulamamıstım bır anda yaragını agzımın ıcıne sokmustu kafama oyle bı bastırıyodukı yaragı ta antaya escort
boazıma kadar gırıyodu ben onunla ugrasırken dıger adamda fırsat bılıp esofmanımın altını sıyırmıs gotumun delıgını parmaklıyodu oyle bı kısılmıstımkı kurtulmamın ınkanı yoktu arkamdakı parmak delıgımden cıktı 3-5 sanıye sonra tekrar zorlamaya basladıkı bunun artık parmak degıl adamın sıkı oldugunu anladım adam benı sıkıyordu agzımdakı yarak kasıldı ve agzıma boşaldı dollerının yarısını yuttum yarısıda cenemden asagı suzuluyordu daha sonrada gotumdekı yarak bosaldı her yerım dol oldu oylece kaldım adamlar yanımdan kalktılar bende toparlandım karımı sıkecek bırını ararken ben sıkılmıstım…daha sonra sınemaya gıtmedım ama karım benı fena sıkıstırıyodu ona bı yarak bulmalıydım zıra onun aramasını ıstemıyodum.. daha sonra gecelerı parklara takılıyodum bı gun ıyı gıyımlı bırıoturdugum bankın onunden gecerken sıkını oksadı ben oturmaya devam edınce bırazdaha yaklastı 50-55 yaslarında bırıydıyanıma oturup saatı sordu cevapladım sonra arbayla gezme teklıf ettı kabul ettım serik escort bayan
golbasının arka tarafında tenha bıyere gıttık ıcı yapılı bı mınıbustu arkaya gectık arbada tv vcd setı vardı porno bı fılm koydu rahat olmamı soyluyodu sonra pantalonunu cıkardı kı ınanamadım oyle ırı bı yaragı vardıkıboyu 19-20 cm rahat vardı hele kalınlıgı dehsettı damarları benı bıle tahrık etmıştıkafası yumruk gıbıydı gozum takılmıstı sonra bende pantolonumu cıkardım benımkı cocuk sıkı gıbı kalıyodu yanındasonra ustumuzude cıkardık ıkımızde cıplak yanyana oturmus 31 cekıyoduk gozum adamın yaragına takılmıstı sonra elımı tutup yaragına goturdu o kadar kalındıkı parmaklarım bırlesmıyoduyanından bıraz bebe yagı aldı kendı yaragının ustune doktu ona 31 cektırıyodum oda elıne dokup benım sıkımı oksamaya basladı bebe yagı gotume kadar aktı sonra bıraz yona dogru kaydım onun yaragı yuzunun 10 cm onundeydı muhtesem gorunuyodu ınanılmaz zevk alıyodum o yaragı oksamaktan onun ellerrıde artık yagdan side escort bayan
vıcık vıcık olmus kalcalarımda bazende got delıgımde gezıyodu aradan 1 saat gectıkı o yaragın kafası benım agzımda adamın 3-4 parmagı bırden benım gotumun ıcındeydı sınemanın aksıne acayıp zevk alıyodum bıraz uzandı benıde ustune cektıyuz yuzeydık dudaklarımı opuyo gotumu oksuyodu evlı olup olmdıgımı sordu evlıyım dedım senın sıkın karına yetıyomu dıye sordu hayır dedım adam ıyıce ınlemeye basladı bana sordukca karımı anlattım kalcalarını amını gotunu anlattım goguslerını tarıf ettım nasıl sevıstıgını anlattım ben anlattıkca oda benı asagı dogru ıtıyoduo ıttıkce yarak gotume degıyodu prmaklanmaktan bollasan gotum artık yaragının kafasına geldı bırkac dakıka sonra kafası gotume gırdı sonrada kasılmaya basladıhemen kalkıp elıme aldım bıraz oksadıktan sonra elıme bosaldı yala dedı bende yalayarak sıkını temızledım sonra bana karınıda sıkmek ıstıyorum dedı ayarlarım dedım telefonunu verdı eve gıdınce karıma olanları anlattım hemde harfıyen sevısmeye basladık gotume baktı parmaklarını soktu elı yarısına kadar gotume gırdı ıyı sıkmıs senı dedı sonra benı opup ıbne bı kocam oldu dedı artık beraber sıkılırız dedı adamı aradık ertesı gece bulustuk aynı yere gıttık karım ozenle hazırlanmıstı makyajı gıyımı muthıstı adam yıne yaragını cıkardı karım gozlerıne ınanamadı yaraga saldırdı o gece karımı bagırta bagırta sıktı 8 ay kadar devam ettı bazen arkadaslarıda karımı sıktı ıstedıgı zaman gelıyodu bazen bızde kalıyodu ama yurt dısına gıttı ısı geregısımdı karıma yenı bırını arıyoruz ankarada kımbılır.

dileginki

Bir gün akşama dogru okulda ışıklar gitti.Eve gitme zili çaldı.Benhemen dilegin arkasına geçtim.Karanlık oldugu için teribolu escort birşeygözükmüyordu.Korudorda giderken ben sikimi dilegin götüne sürtmeyebaşladım.Sikim sertleşmeye başladı.Dilek bunu anladı.Oda götünü sikimedogru iteliyordu.Benimki dahada tokat escort azdı.Dahada sürtmeye başladım.Ensonunda boşaldı.Ertesi gün dünkünden hoşlandınmı dedim.O senmiydindedi.Evet dedim.Bu akşam bizim ev boş topkapı escort dedim.EEE dedi.Bize gidelimdedim.Tamam dedi.Akşam eve geldik.Yanına oturdum.dudaklarını öpmeyebaşladım.Hemen altıma çektim.Soydum.Amını yalamaya başladım.Sonramemelerini somurmaya başladım.Sikimi agzına verdim.Somurmayabaşladı.Sonra götünü döndürdüm.sikimi sokmaya başladım.götüne sipermimiboşalttım.Ve her zaman evde yanlız kalınça dilegi sikiyorum.

evde_bes_basina

Evde Beş BaşınaBen yirmiki yaşında 185 boyun 70 kilo ağırlığında esmer bir gencim. Üniversite eğitmi almak için ankarada okuyorum. Anlatacağım olay da orada geçmiştir. Ben dairemde tek kalıyorum böylesi daha iyi oluyor hiç karışan da olmuyor. Apartmanda çok iyi anlaştığımsedat ağabey var. sedat ağabey 40 yaşında hiç evlenmemiş birisiydi. Arada bir birbirimize porno cd ler verir hatta beraber seyrederdik. O kadar samimiydikki onun yanında mastürbasyon yapmaktan da çekinmezdim. Ve birgünsedat ağabey müzmin bekarlığa son verip dul ve çocuklu bir bayanla evlenmeye karar verdi. İşte olaylar da ondan sonra başladı. Zira bu kadının lise ikiye giden beyaz yenli uzun boylu fıstık gibi bir kızı vardı. Artık mastürbasyonlarımın tek kahramanı olmuştu sedat ağabey mesleği gereği gece iki-üç gibi eve gelirlerdi ve onları bana emanet eder giderdi. Gene bir aksam ben evde porno film seyrederken sedat ağabeyin karısı, kızı nilay ve onun arkadaşı gamze geldiler. Anahtarı almayı unutmuşlar ve gece bizde kalmak zorundalarmış. Bende seve seve kabul ettim. sedat ağabeyin karısının üzerinde siyah tek parça mini bir elbise ve kızlarında üzerinde okul kıyafetleri vardı. Filmi seyretmeye başladı…Kızlar ders çalışmak için benim odamı istediler. Onlar odaya çekilmişlerdi bizde banu ile tv seyrediyorduk ve bir anda video kanalını açtı ve filmi seyretmeye başladı ikimizdende ses çıkmıyordu. Ben azmıştım ve 31 çekmek için banyoya gidiyordum ki birden benim odanın hafif aralık kapısından kızları gördüm. Nilay yatağa sırt üstü çırılçıplak yatmış ve gamze beline bağladığı protez penisle gidip geliyordu üzerinde. İçimden fırsat bu fırsat hadi davran oğlum dedim ve içeri girdim. İkisi beni farketmelerine rağmen istiflerini hiç bozmadılar. Hemen soyunup nilayın yanına sokuldum gögsülerini emiyordum harikaydı hayallerim gerçek olmustu. Bir güzel dudağının ifadesini aldıktan sonra sikimi ifadesini aldığım o dudaklara teslim ettim. Önce basını bir iki dil darbeleri ile emdikten sonra boylu boyunca emmeye başladı. Bende bu arada gamzenin dudaklarına yumulmuş dilimle dilini oksuyorağzının içinde keşe çıkıyordum. Elimle bos durmuyor göğüslerini oksamaya devam ediyordum. Yeterince sikimin sertleştiğinden emin olunca gamzeden müsade isteyim hakiki bir sikin girmesini yalvaran gözlerle bekleyen nilayın amına kökledim. Gamze bos durmayıp nilayı öpüyor oksuyordu. Ben tempomu arttırmış bacak omza pozisyonuna geçmiştim. Bu kızın amı bir harikaydı kısacık kılları benbeyaz teni beni deli ediyordu uzanıp ısrmayı bile düşündüm. Derken gamzeyi aradım gözlerimle. Bir baktımki banuyu altına almış sikiyordu. Bu sikiş çok yaman geçeceğe benziyordu. Derken biraz işçilikten çalmak ve dinlenmek için nilayı kucağıma aldım zıplarken gögüslerinin sallanması aklımı başımdan alıyordu boşalmamak ve bu zevki daha çok tatamak için tutuyordum kendimi nilay gelmek üzereydi ve “yüzüme bosal tatmak istiyorum döllerini” dedi. Hiç itirazsız kalktım 31 çekerek yüzüne agzına ve göğüslerine bosaldım. Biraz sonrada banu bosalmıştı harikaydı ama tek gamze bosta kalmıştı. Banu nilayın yüzündeki ve göğüslerindeki döllerimi diliyle temizlerken bende gamzenin protez penisini çıkarmış amını yalıyordum. Gamze bostayım hala deyince 69 pozisyonuna geçtik. Kolay olmuştu girmek…O sikimi emiyor bende bir gonca gibi açılan amını yalıyordum. Sikim sertleşmişti ve gamzenin amıda girmek için uygun kıvama gelmişti. Vakit kaybatmeden gamzeyi domaltıp amına kayıverdim. Ne kadar kolay olmustu girmek o daracık ama ben bile şaşırmıştım. Gidip gelmeye devam ederken arka deligini de parmaklamayı ihmal etmiyordum. Derken iki parmagımı da soktum bir çığlık attı ama alıştı o da simdi double zevk yaşıyordu. Ve bosalması da geç olmadı. Ama ben daha bosalmamıştım arka deliğini zorlayınca. Banu itiraz etti sıra bende diye. Beni sırt üstü iterek üzerime oturdu. Usta bir jokeyin ata binmesini andırıyordu durumu. Arada bir dudaklarını bana sunuyor göğüsleirni emdiriyordu. Derken kapıdasedat ağabey belirdi. Şok oldum anahtarı nasıl bulmuştu ve içeri nasıl girmişti. Soyunmuş karşımızda duruyordu karısı üstümdeydi durumu anlatmak ona oldukça zordu. Ama banu bos durmuyor üzeirmde zıplamalara devam ediyordu. Harika bir şekilde ikimiz orgazma kavuşmuştuk amasedat ağabey hala ordaydı ve o şok edici sözleri söyledi: ” herkesi siktin benide sikmezsen kıyameti koparırım”. Ve ikinci şoku nilay söyledi “sedatı sikersen daima seninleyim” bu lafın üstüne tabiki hemen evet dedim. sedat hemen domaldı gamze onun götünü bir güzel kremlerken banu ve nilay sikimi emip şahlandırıyordu. Ve gamzenin götüne niye sedata kısmet girdimsedat ağabeyin götüne. İnanın diğerlerinin amından daha sıcak bir götü vardı. Aşağıya baktığımda gamze aşağıda benim taşaklarımı vesedatın sikini yalıyordu tabiki bu duruma ikimizde daha fazla dayanayacaktık sedat kalkalım dedi. Beni oturttu ve kucağıma oturdu. Gene bir oh çekti banu sedatın sikine oturdu banuya da gamze protez penisiyle girdi. Bir tek nilay bosta kalmıstı oda bana amını sundu harika bir trencilik oynundan sonra sırayla bosaldık ve müthiş bir orgazm zinciri yaşadık. Ama o gece için daha enteresan birsey gamzenin beni sikmesiydi onu da bana mail atan arkadaslara anlatacağım. Sevgiyle kalın…

komsu kizi gizem hikaye

merhaba adım bora ben 22 yaşında 180 boyunda 70 kiloda yakışıklı bir gencim ve hatay da yaşıyorum.size başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum bizim gizem adında güzel bir komşu kızı var.20 yaşında 55 kg ve 175 boylarında fizi oldukça güzel ve beni herzaman tahrik eder.bazen evlerine gittiğimde onun o müthiş fizi ğinde gözlerimi alamaz ve bunu istemeden ona farkettirirdim hoşuna giderdi ama ciddiye almazdı bazen ben onlardayken tuvalete girer ben de onu anahtar deliğin onu gözetlerdim birgün yine gözetlerken ben ne yapıyor bu derken kapıyı birden açınca hem o çok şaşırmıştı hem de ben az da olsa utanmıştım çünkü dediğim gibi o bunu ciddiye almazdı yani onu sikeceğim aklında bile geçirmezdi.neyse daha fazla uzatmadan yine birgün akşam beni avlerine çağırdı babası pilot annesi de havayollarında görevliydi ve gece çalışırdı bende gittim havalar sıcaktı ve açık giyinmişti ben yine tahrik oluştum.gel dedim bak yalnızız işte bir kerecik deneyelim ha ne dersin hiç mi heves etmedin dedim manyak mısın sen dedi olmaz öyle şey sonra ben aileme ne derim dedi ama onunda bunu istediğini biliyordum yoksa akşam neden çağırsın beni değil mi ne dediysem gizem kabul etmedi ama ben kafama koymuştum gizemi sikecektim bu mutfağa çerez falan getirmek için gittiğinde kendi kendime fırsat bu fırsat dedim ve gittim arkasından birden sarıldım ve kulağının memelerini yalamaya başladım bir elim göğüslerinde bir elimde şortunun içine sokmuştum bu ilk önce çırpındı yapma falan da dediyse de başaramadı ve bir süre sonra yumuşamaya başladı ve bu benim işime geliyordu yüzünü bana çevirdim ve dudaklarına yapıştım iyice kendini bana bırakmıştı pis sapık seni diyordu sonra birden baktım elini benim küçük canavara atmıştı ammada büyükmüş ha nasıl alırım ben bunu içime diyordu. seksi giyinip beni tahrik etmesini biliyorsan onu da sen bilirsin dedim sonra ağzına almaya başladı ve gerçekten öyle bir aldı ki sormayın tümü gizemin ağzındaydı hani istemiyordun dedim boşver şimdi dedi ben de bişey demedim sonra gizemi mutfak tezgahına domalttım ve tertemiz amını yalamaya başladım kendinden geçiyordu sonra göt deliğine geçtim sakın yarrağını götüme sokma çok büyük dedi ben de tamam ama kızlığını da bozmak isemiyorum dedim o zaman yavaş yavaş sok dedi tamam dedim.sikim gerçekten çok büyüktü ve girmiyordu bir iki zorlamadan sonrailk önce başı girmişti ve gizem çok acı çekiyordu önce çıkar dedi ama sonra yeniden sokmaya çalıştım ve bu kez yarısına kadar sokmuştum yarrağımı gizem önümde inliyordu sonra bir daha yüklendim gizem bir çığlık attı ve yarrağımın tamamı gizemin götüne girmişti sonra başladım gidip gelmeye deliği artık alışmış ve açılmıştı hadi erkeğim daha hızlı diyordu bir yandan da inlemeye ahlamaya ohlamaya devam ediyordu.gizemin kalçası çok güzeldi.yarrağımı götünen çıkardım gizemin amına sürtmeye başladım sok dedi amımada sok dedi kızlığım sana feda olsun ben durur myum bir hamlede amına yüklendim gizemden kanla birlikte çığlıklar inlemeler birbirine karışıyordu evet o gece gizemi kucağımda kanepede 69 her pozisyonda sikmiştim b-ve bu onun da çok hoşuna gitmiş ve ne zaman ailesi evde olmasa beni çağırır ve onu bir güzel sikerim herkese bol sikişli günler dilerim