dilek ablamin muhtesem ayaklari

Dilek Ablamın Muhteşem Ayakları Ben 22 yawned bir gencim. Bizim evin üst katında dilek isimli bir komşumuz var. 35 Yaşlarında ince yapılı güzel bir hatun. Uzun zamandır onun için yanıp tutuşuyor kendimi onun hayalleriyle tatmin ediyordum. Birgün dışardan geldim. Anahtarımı yanıma almadığımı farkettim. Ve bizim evdede kimse yoktu. Dilek ablalara çıktım. Durumu anlattım ve beni içeri davet etti. Evde yalnızdı. Üzerinde kısa bir tayt ve t-shirt vardı. Salona geçip oturduk. Bana içecek bir şeyler ikram etti. Biraz evişi yaptığını ve duştan yeni çıktığını söyledi. Ben üçlü koltukta oturuyordum. İçeri gitti ve elinde kırmızı bir ojeyle geldi. Yanıma oturdu ve ayak parmaklarına oje sürmeye başladı. Ben dikkatimi tv’ye vermeye çalışıyor ve fazla bakmamaya çalışıyordum ama elimde değildi. Çok güzel ayakları vardı. Tırnakları kısaydı ve ayakları pürüzsüzdü. Ona şaka yollu takılmaya başladım ve ojeyi hiç güzel süremediğini söyledim. Sen ne anlarsın falan demeye başladı. Ben üzerine gidince de al sen sür madem o kadar biliyorsun dedi ve oje şişesini bana uzattı. Şaşırmıştım ama beklediğim fırsatı da yakalamıştım. Şişeyi aldım. Ayaklarını kucağıma uzattı ve “sür bakalım” dedi. Tek elimde oje fırçası vardı. Diğer elime dilek ablanın yanıp tutuştuğum ayaklarından birini aldım ve parmaklarına dikkatle sürmeye başladım. Ayaklarından birini dudağıma değdirip… Taşırmamak için gayret ediyor ve ayağı yüzüme olabildiğince yaklaştırıyordum. Ayağından yayılan mis gibi sabun kokusunu alabilecek kadar yüzüme yaklaştırmıştım ayağını. İki ayağına da sürmüştüm ki ayaklarından birini dudağıma değdirip “üfle de çabuk kurusunlar” dedi. Ayaklarını ağzıma iyice yaklaştırıp üflemeye başladım. Dudaklarım neredeyse ayaklarına değmek üzereydi. “Nasıl güzel oldular mı ayaklarım” dedi dilek abla. Tereddütsüz “evet çok seksi oldular” cevabını verdim ve üflemeye devam ettim. Dilek abla dikkatini tv’ye verdi. Bense üflemeye devam ediyordum. Bazen parmaklarını oynatıyor ve dudaklarıma değdiriyordu. Çıldırmak üzereydim. 5 Dk. Geçmişti ki “bu kadar yeter kurudular” diyerek ayaklarını kucağıma indirdi. Ve sert bir gerçekle yüzyüze geldi. Ereksiyon olmuş ve çadırı kurmuştum. Ayaklarına değen sertliği hissetti ve baktığında yüzü kızardı. Bacaklarını yaymış ve tekrar tv izlemeye başlamıştı. Ayaklarını ise kucağımdan indirmemişti. Benimde bir elim ayaklarındaydı. Bazen ayaklarını gayri ihtiyari oynatırmış gibi yapıyor ve benimkini topuklarının altında eziyordu. Bende tv’ye dalmış numarasıyla elimi yavaş yavaş ayaklarında gezdiriyor ve onları okşuyordum. Çıldırma noktasına gelmiş olduğumu anlamış olmalı ki topuklarından birini sikime iyice bastırdı ve gülerek “bu ne böyle?” dedi. Artık ok yaydan çıkmıştı. Ayaklarından birini elime aldım ve dudaklarıma götürdüm. Öpe öpe parmaklarına geldim. Parmaklarını ağzıma alarak emmeye başladım. Diğer ayağını sikime bastırıyor tabanının altında çiğniyordu. Parmaklarını uzun uzun emdim. Tabanlarını deliler gibi yaladım. Topuklarını dişledim. O da gözlerini kapamış kendinden geçmişti. Beni bir çırpıda soydu… Bir ara gözgöze geldik ve birbirimizin dudaklarına deliler gibi yapıştık. Birbirimizin dilini, dudaklarını deliler gibi emdik. Çıldırmıştık ikimizde yanıyorduk. Üzerindeki t-shirt’ü ve taytı fırlatıp attım. O da beni bir çırpıda soydu. Sütyenini kopartarak çıkarttım ve göğüslerine saldırdım. Deli gibi emiyor, göğüs uçlarını dişliyordum. Derken oda beni bir çırpıda soydu ve yerde yuvarlanarak sevişmeye başladık. Öpe okşaya bacak arasına geldim ve kilodunu ağzımla çıkarıp attım. Yeni traşlanmış kaymak gibi bir amcığı vardı. Hemen kafamı gömdüm ve amdeliğini emmeye başladım. Çığlık çığlığa inlemeye başladı. – Ye bitir deliğimi erkeğimmm yaktın bu amcığı sırılsıklam ettiinnnn – yiyorum yavrum heryerini yiycemm çıldırtıyosun beniiii – İktidarsız kocamın yiyemediğinii sen yeee iç sularımı kuruttt beniii – akıt amcığının sularını ağzıma ablammm – abla demeee sevgilinimm karınımmm artıkkk seninnn – azgınn karımmm benimm madem kocan seni yarağa doyuramıyor bundan sonra ben doyurcammm. Ah’lar oh’lar içinde boşaldı dilek abla. Sularını ağzıma akıttı. Hepsini yalayıp yutmuştum. Hemen bacaklarının arasında yerimi aldım ve sikimi amcığına daldırdım özlemle karışık derin bir ohhhh çekti. Bacakları omzumda pompalamaya başladım. Ayaklarından birini de ağzıma sokmuştu. – Ohhh erkeğim sik beniii kanırta kanırta sikkk doyur beni yarrağaa ayaklarımı da emm senin bu ayaklar bundan sonraaa – canımm sevgilimm yedir bana ayaklarınııı onları yıkar suyunu içerim bennn – daha hızlı daha sert sikkk. Sikilmeye doymuyordu. Derken çığlıklar atarak boşaldı. Ardından da ben fışkırttım. Boşalmadan önce hamile kalır endişesiyle sikimi çıkardım ve yüzüne boşalttım hepsini. Tadını çok özledim diye diye yaladı yuttu hepsini. Deliğinin etrafını yalıyordum… Derken dinlenmeme bile fırsat vermeden sikime yumuldu ve emmeye başladı. Vantuz gibi emiyor yiyecekmiş gibi somuruyordu benimkini. Benimkisi hazır vaziyete gelmişti. Şimdi biraz değişiklik yapalım dedi ve başımın üzerine çömelip ağzıma götünü dayadı. götdeliğini yalamaya başladım. Dilimi içine sokuyor deliğinin etrafını yalıyordum. Oda ağzıma iyice domalıyor ve adeta dilimi götdeliğinin içine almaya çalışıyordu. – Ohh yala bitir bitanem karının götdeliğiniiii – çok tatlı karıcıımmm doyamıyorum götüneee – ahh dibine sok diliniiii genişlet götümü dilinleee Derken ağzımdan kalktı ve sikimin üzerine oturdu. götüne benimkini yavaş yavaş sokmaya başladı. Almakta başta zorlandı ama sonunda tamamını alıp üzerimde zıplamaya başladı. Delirmişti. Zıplıyor zıplıyor zıplıyordu. Kasılmaya başlamıştım. Daha fazla dayanamayıp götdeliğine fışkırdım. Deliğinden dışarı taştı spermlerim. Üzerimden kalktı yanıma uzandı. Sarılıp bir müddet dinlendik. Kocasının iktidarsız olduğunu ve 3 senedir sike muhtaç olduğunu söyledi. Çocuğu olduğu için boşanmadığını ama genç olduğu için zaman zaman yaraksızlıktan çıldıracak hale geldiğini anlattı durdu. Bu işi gizli saklı sürdürmeye karar verdik. Hafta bir iki kez uğrayıp ateşini söndürmeye söz verdim. O da bana ayak fantezilerimde yardımcı olmaya ve beni çıldırtmaya söz verdi. Onunla yaşadığımız çılgın ötesi fantezileri ve bana yaptırdığı kölelikleri sonra yazacağım. Umarım beğenmişsinizdir. Yorumlarınızı mail adresime bekliyorum. Hoşçakalın… !

liseli kızı götünden siktim

Herkese merhaba, anlatacağım olay bu yaz başında gerçekleşti, bu arada kendimden bahsedeyim ben 28 yş da atletik vücutlu esmer çok yakışıklı değil ama ağzı iyi laf yapan birisiyimdir. net den lise 3 giden bir kızla tanıştım kız çok ateşli olduğu belli lafı dönüp dolaştırıp sexe getiriyordu bende bunu sözlerimle baya azdırıyordum yaklaşık 1 ay böyle konuştuk bu arada kız İzmir de ben İstanbul da yaşıyorum bana ısararla gel artık ne olur dayanamıyorum gibi laflar ediyordu bende gelirsem seni sikmeden bırakmam diyordum o da sen gelde ne yaparsan yap diyordu birgü bende kafayı bozdum hemen ertesi güne uçak bileti aldım izmir havalanından da araç kiraladım söylediği adrese gittim başladım beklemeye telefonlaşarak geldiğini söyled beni bir o tarafa bir bu tarafa çağırıyorduben kızdım ona oda tamm geliyorum dedi üstünü değiştirip geldi gelir gelmez arabaya atladı bende basdım gaza doğru şehir dışına heryer yeşillik olan biryere çektim biraz sohbet ettik ben bu arada onun saçların yüzünü okşuyordum sonra göğüslerini okşamaya başladım bu kendinden geçmeye başladı elini tutup sikime götürünce bu gözlerini açtı önce çekindi sonra hem yüzüme baktı hemde sikimi tutuyor du çok acemiydi sikimi oynamasını bile bilmiyordu dudaklarından öpmeye başaldım gerçekten çok acemiydi öpüşmesini bile bilmiyorduneyse bir saat kadar buna öpüşmesini öğrettim pantolnunun düğmelerini çözdüm fakat oda ne atletli zıbınlardan giyinmiş benden müsade istedi zıbınının çıt çıtlarını açtı amı ortaya çıktı gerçekten çok taze bir amı vardı öylede güzel traşlıydı ki görüleis güzellikteydi neyse artık ok yaydan çıkmıştı arka koltuğa geçmesini ve pantalonunu çıkartmasını söyledim arka koltuğa geçti pantalonunu çıkarttı bende yanına geçtim domalttım arkadan amını yalamaya başladım ilk defa olduğu için şırıl şırıl amından sular geliyordum gözleri kapalı resmen zevkten uçuyordu arada bir parmağımı arka deliğine sokmaya çalışıyor kendini sıkıyordu yaklaşık 1-2 saat alıştırıncaya kadar uğraştım yavaş yavaş alışmıştı artık sonra ben oturdum onuda kucağıma oturttum sikim amının dudakları arasındaydı ben memelerini emerken sikimide amına sürtüyordum elimlede göt deliğini açıyordum sonra sikimin boyutu kadar kaldırdım sikime krem sürdüm onun göt deliğinede sürdüm sikimi tutup göt deliğine hizaladım yavaş yavaş oturmasını söyledim fakat o kadar dardı ki sikimin kafası girerken resemen kafası acıyordu biraz girdikten sonra da sikimin derisi sanki soyulacakmış gibi yanıyordu yarısı girdiğinde bağırmaya başladı ne olur çıkart artık nefes alamıyorum diyordu biraz bekletimalıştırdım girdiği kısmı kadarıyla yukarı aşağı oynata oynata götünü alıştırıyordum baya alıştı bu arada kalçalarına şaplak atıyordum çünkü onun hafif acısından göt deliğinin acısını unutuyordu bu benim bulduğum bir taktik sonra zevk almaya başladı kendisi sikiminüzerinde zıplamaya başladı sikimi içinden çıkardım bunu domalttım sikimi amına sürttüm iyice tekrar götüne soktum sikimi bu sefer kökledim taşaklarım kalçalarına yapıştı artık iyice zevk almaya başladı pompalamayı hızlandırdım bu arada amını da oynuyordum oda orgazm olmak üzereydi sert sert sikerek götünün içine oluk oluk fışkırdım oda orgazm olmuştu. temizlendik pantalonlarımız giydik gidip güzel bir yemek yedik onu evine bıraktım akşam uçağına atlayıp tekrar geri döndüm İstanbul a hala telefonla konuşuoyruz ilk fırsatta tekrar buluşacağız çok yalvarıyor gel diyerek ben bunu yazarken telefonuma mesaj geldi ne olur erken gel diye.

tanrıça

“Es Leasing” ‘in personel müdürü olan Varol Özkan, 14. kattaki ofisinin penceresinden dışarıya bakarken, “Bugün ters bir şeyler olacak… İçimde kötü bir his var.” Diye düşündü. aslında güne zaten kötü başlamıştı. sabahın köründe evinden çıktıktan sonra arabası bozulmuş, işyerine kadar umumi vasıta ile gelmişti. Bu yüzden sinirli idi.Dahası, kendisini evinden işyerine kadar taşıyan otobüsün içerisinde açıklayamadığı, tuhaf ve utanç verici    olaylar başına gelmişti. Otobüse binerken, sanki eli kendiliğinden hareket etmiş, cebinden 20 milyon lira çıkarıp onu bilet yerinden sokmaya çalışmıştı.    Bu yüzden otobüs şoförü ile kavga etmişti. Otobüsteki herkesin bakışları altında tartışmaya hemen son verip, otobüs yolculuğuna başladı.Derken, beyninde başlayan hafif bir karıncalanma hissetti. karıncalanma giderek arttı, giderek arttı, arttı… öylesine artmıştı ki, neredeyse çığlık atacaktı. Derken bir kadının kendisine bir şey söylediğini yarım yamalak gördü. kadının ne söylediğini duyamamıştı. O sırada kendi isteği dışında dönüp kadına kendisinin de duyamadığı bir şey söyledi. kadının yüzü birden değişti ve Varol ‘a şiddetli bir tokat attı. Yüzüne inen tokadın etkisi ile Varol ’un kafası neredeyse otobüsün camından sekti.Dakikalar sonra, Varol kendisine geldiğinde, beynindeki karıncalanma gitmişti. Etrafındaki insanlar kendisine tuhaf ve öfkeli bir    biçimde bakıyordu. Varol yanındaki adama sordu. Varol: “Ne oldu ki?”Adam: “Ya kardeşim sen manyak mısın? Niye kadına öyle bir şey    söyledin?”Varol: “Affedersiniz ama ne söylemişim?”Adam: “Bilmiyor musun sen ne dediğini? Allah Allah…”Varol: “Lütfen, ne söylemişim?”Adam: “Ya git be kardeşim, tövbe tövbe…”O sırada Varolun omzuna usulca tıklatan bir başka adam, Varol un kulağına şöyle dedi:”O kadın, size iyi olup olmadığınızı sordu.    Siz de karşılık olarak az sonra penisinizi çıkarıp bütün otobüsün önünde sallayacağınızı söylediniz. Ve bu söylediğinizi tüm otobüs duydu. O yüzden size tokat attı. Çok da haklıydı bence.”Varol: “Benim böyle bir şey söylememe olanak yok!” diye patladı.Adam: “İyi ama söylediniz işte…neyse benimle konuşmayın daha fazla isterseniz…” Huzursuzca Varol dan uzaklaşmaya başladı adam.Beyninde ve vücudunda bir şok dalgası hissetti…Varol: “Bir dakika beyefendi, ben öyle bir innnsss….” Varol iradesi dışında birden konuşmayı kesti. Beyninde ve vücudunda bir şok dalgası hissetti… Bütün vücudu    birden dikleşti. 1 saniye bile geçmeden elleri yıldırım hızı ile pantolonunun kemerine saldırdı ve kemerini hızla çıkarıp otobüs yolcularına doğru    fırlattı. Otobüs yolcularının bakışları önünde pantolonunu daha süratli bir şekilde çıkarttı. Otobüs yolcuları bağrışmaya başladılar. Varol otobüsün ortasında, üzerinde sadece gömleği ve Donu ile duruyordu. Diğerleri müdahale edemeden, donunu çıkartıverdi. Varol otobüsün ortasında, palamut büyüklüğündeki penisi ile duruyordu. Varol yine    isteği dışında ağzını açıp, “HOOP!!!” diye bağırdı ve elleri penisine saldırdı. penisini manyaklar gibi sallarken, tek düşünebildiği boşalma noktasına varmaktı. .    Sanki görünmeyen bir güç onu emri altına almış, beynini yönetiyordu. Daha sonra kendisini otobüsün dışında, yolda buldu. Mümkün olduğunca az insana rezil olarak, hızla pantolonunu giydi. Ama pantolonunu giymek biraz güç olmuştu. Çünkü penisi hala aynı boyda idi. İşyerine kadar yürümek çok zor olmuştu. Pantolonunun önündeki şişkinliği gizlemek için ve yürürken devasa boydaki penisinin testislerini ezmemesi için çok uğraşmıştı. Niye inmiyor bu penis hala, diye düşündü varol.Tam ofisin kapısına geldiği zaman, güvenlik görevlisine selam verecekken, birden isteği dışında dönüp yolunu    değiştirdi ve yandaki bayan giyim dükkanına yöneldi. Güvenlik görevlisi, ulan herife bak be… selamsız serseri, diye düşündü.Tamamen robot gibiydi…Varol bayan giyim dükkanının önünde durdu ve içeri baktı. Şu an oldukça dik yakalı bir bayan kazağı almak dışında bir şey düşünemiyordu.    Dükkanın içinden bir bayan dışarı çıktı ve “nasıl yardımcı olabilirim?” diye sordu. Ama Varol u şöyle bir süzdükten sonra, pantolonunun önündeki palamut büyüklüğündeki şişkinliği fark eden kadın, bir adım geri çekildi. kadının yüzü değişiyordu.Varol ise tamamen robot gibiydi. Pantolonunun önündeki    şişkinliği kapatmaya bile kalkmadan, istiklal marşını ezberlemiş gibi konuşmaya başladı:”Ben inanılmaz derecede dik yakası olan bayan kazağı alacağım…” dedi.Kadın: “Buyurun, içeride çeşitlerimize bakın.” Dedi. Bir yandan Varol a tuhaf bir şekilde bakıyordu.İçeride kadın, çeşitleri göstermeye başladı. Varol un gördüğü en .    abartılı kazak, 50 CM boyunda, ama katlandığı zaman 25 cm yakası olan bir kazaktı. Üstelik yakası fermuarlı idi. Kadın: “İsteğe    bağlı olarak bu yaka degaje olarak da giyilebilir” dedi.Varol otomatik bir şekilde, “tamam, alıyorum, teşekkürler” dedi.Kadın paket yapmaya kalkarken Varol,    kendisini “PAKETLEMEYİN, ŞİMDİ GİYECEĞİM.” Derken buldu. kadın garip garip Varol a bakıp, “A-ama bu bayan kazağı?” dedi. Varol, “Olsun, aldığım emir böyle.” Dedi. Varol var gücüyle mücadele ediyordu. Ama bir şekilde birisi onu kontrol ediyordu. Varol ofise bu kazağı giyerek    girmek istemiyordu. Bu düşünce ve bunun utancı korkunçtu.Bir an, bu kontrole karşı tüm gücüyle ölesiye savaştı. Kazağı tam giyecekken bir    an durdu. Kolları havada, kazak ellerinde, bir an öylece durdu. Kadın, “i-iyi misiniz siz…” diye sordu.Varol “MMM…HMMMMP!” şeklinde içindeki mücadeleyi isteksizce dile getirdi.Ama gel gelelim, içinde o kazağı giymek ve dev yakasını ensesinde hissetmek şeklinde bir istek vardı…Varol un sekreteri    olan ayşe, ofisin duvarındaki saate baktı. Varol bey hiç bu kadar geç kalmazdı, dedi. Umarım ciddi bir şey olmamıştır, diye    düşündü. Kazağı nazikçe çıkartıp katladı…Ayşe masasından kalktığı anda, Varol kapıda belirmişti. Ofistekiler ona tuhaf tuhaf bakıyordu. Varol ofisine doğru yürürken, ayşe’nin yanından geçti. ayşe, onun üzerine giymiş olduğu fermuarlı degaje yakalı kazağı gördü. Kazak Varolun dizlerine kadar iniyordu. Bir bayan    için bu kazaktan çok, bir elbise olarak kullanılabilirdi. Tabi Beline de kalın bir kemer giderdi. Ama Varol bey in üstünde ne işi vardı bu kazağın?Ayşe, “Varol bey, size hasan bey telefon…” diye başladı, ama Varol ofisine girip kapıyı kapatmıştı bile.Kazağı    nazikçe çıkartıp, katladı ve misafir koltuğuna koydu. Kazağa 10 dakika bakıp kendisine neler olduğunu düşündü. Öyle Sanıyordu ki, bir süre    ofistekilerle ne zaman yüz yüze gelse, yüzü kızaracaktı.Ve Varol Özkan, işte ofisinden dışarıyı seyrediyordu. Aşağıda istiklal caddesi, ileride Karaköy iskelesi,    İstanbul’a bakıyordu. Bugün başka bir olay olmamasını diliyordu. Ama bir şeyler oluyordu ve gün yeni başlamıştı. İçinde gerçekten bugün olacaklar ile ilgili kötü bir his vardı.Varol kendi kendine, umarım başka bir şey olmaz, diye düşündü.O sırada beyninde bir ses duydu: “BUGÜN DAHA ÇOK ŞEY OLACAK VAROL !!!” genç bir kadın sesiydi.Ama ses o kadar şiddetliydi ki, Varol elleri ile başını tutuyordu. Varol öylece kalakaldı. Bir dakika sonra yavaşça ofisinden çıkıp, ayşe’ye sordu:”Ayşe, bana bir şey mi söyledin biraz önce?””Hayır Varol    bey, söylemedim. Zaten söylemek istesem, biliyorsunuz ki önce kapınızı vurur, sonra içeri girip söylerim efendim.””Tamam… işine devam et sen.””Ah, Varol    bey, Hasan bey bugün buraya geliyor efendim. Saat 15:00 de gelecek, hatırlatayım.””Tamam, Teşekkürler. Ya, bana kahve getirir misin? Biraz rahatsızım da…””Hemen, Varol bey.”Varol ofisine girdi ve koltuğa yorgun bir şekilde yığıldı. Daha gün yeni başladı… Rahatsızlık ki, ne rahatsızlık, diye düşündü.Saat 13:00 gibiydi ki, Varol ofisin dışından sesler duydu. Ama seslerin geldiği tarafa bakmadı, kendi işine bakıyordu. Seslere kulak kabarttı:Genç    bir bayan sesi: “Selam. Siz Varol beyin sekreteri olmalısınız. Kendisi ile görüşmek istiyorum.Varol sanki bu genç bayanın sesini tanıyordu.Ayşe: “Şu    anda meşgul, beklemeniz gerek.”Genç kadın: “Bekleyemem ayşe. ayşe hoş bir isim…”Ayşe: “Sizi hayatımda hiç görmedim, adımı nereden biliyorsunuz? Kimsiniz?”Genç kadın:    “Kim miyim… bana istersen TANRIÇA diyebilirsin.”Ayşe: “Tanrıça mı… bu bir isim değil ki. Bakın, siz ne görüşmek istiyoooorrrssss….”Genç kadın: “Sus, ayşe…”Ayşe: “Emredersiniz TANRIÇA…”O sırada ofisinin kapısının açıldığını duyan Varol, başını kaldırıp baktı.Ayşe ofisin kapısını açmış, yüzünde derin bir saygı ifadesi    ile başını eğip içeriye birisini alıyordu. Varol içeriye aldığı genç kadına baktı.Lateks bir pantolon ve…Genç kadın 25 lerinde gösteriyordu. Saçları sarı idi ve omuzlarına dökülüyordu. kadının üzerinde lateks bir pantolon .    ve dizlerinin üzerine kadar çıkan fermuarlı deri çizmeler vardı. Çizmelerin    topukları çok yüksekti. kadın, üzerine inanılmaz derecede dik fermuarlı yakası olan bir kazak giymişti… Yaka kulaklarını bile geçiyordu… Kazağın beline ise 20 cm kalınlığında heybetli deri bir kalın kemer takmıştı. Kemerin tokası Metaldendi, ve ışıl ışıl parlıyordu. Bu genç bayanın    göğüsleri ortalamadan biraz büyüktü. Kalçaları ise muhteşemdi. kadının gözleri masmaviydi ve bakışları insanın beynini yakıyor, insanı delip geçiyordu.Varol bakışlarını ofisin dışına çevirdiğinde hayretler içerisinde kaldı. İşyerindeki herkes, Tanrıçaya diz çökmüştü. Ayşe, hafifçe “Buyurunuz, saygıdeğer TANRIÇA…” dedi. Varol , ayşe’nin sesindeki saygı-korku titremesini fark etti.Tanrıça ona bakmadan “Aferin ayşe…şimdi bizi yalnız bırak.” Dedi. Bakışları Varol ’dan bir saniye ayrılmamıştı.Ayşe, bakışları yerde, ofisi terk etti ve kapıyı kapadı. Varol yavaşça ayağa kalktı… Şimdiye kadar çoktan inmiş olduğunu zannettiği penisi hala palamut kadar büyüktü.Tanrıça, güldü. “Dikkat et de, penisin pantolonunu yırtmasın.” Dedi.Varol, “Sen… kimsin?” diye sordu.Tanrıça aynı şeyi ikinci kez söylemekten feci yakınıyormuş gibi bir yüz ifadesi takındı. “İsmimi biliyorsun. TANRIÇA. ayşe ile az önce konuşurken duyduğunu biliyorum.” Varol cümleleri zorlukla kuruyordu…genelde ağzı    iyi laf yapardı, ama bu genç bayan içeri girdiğinden beri cümle kurmada anlaşılmaz bir sıkıntı çekmeye başlamıştı.”Sen… nasıl… ayşe… Diz çöküyorlar…”Telepatik emirler verebilirim…Tanrıça güldü. “Ben insanların düşüncelerini okuyabiliyorum, ve insanların beyinlerine hükmedebiliyorum. İnsanların düşüncelerini değiştirebiliyorum, hafızaları üzerinde değişiklik yapabiliyorum. Benim    sözüm insanlar için tanrı sözü gibidir… Tanrısal derecede şiddetli telepatik güçlerim var.” Kendisine aptal aptal bakmakta olan Varol u aşağılarcasına süzdü. “Bunu daha iyi anlayabilmen için şöyle söyleyeyim: Ben insanların her düşündüğünden haberdarım. İnsanlara telepatik emirler verebilirim, ve insanlar emirlerime    harfi harfine uyarlar. İnsanları programlayabilirim, birden fazla insanı aynı anda kontrol edebilirim. Mesela senin karakterini şu an istesem değiştirebilirim. Ve aklımdan geçen bir tek düşünce ile duygularını da değiştirebilirim. İnsan beyni üzerinde tamamen kontrol sahibiyim.” Tanrıça koltuğun üzerine itinayla katlanıp konmuş kazağa baktı. “Bu arada kazak için sağ ol.” Güldü. Varol zorlukla konuşuyordu. “Sen…buraya gelirken… beni kontrol ettin?”Tanrıça kahkaha attı. “Hayır. Seni kontrol etseydim, kazağı giymeye karşı koymayı AKLINA BİLE getirmezdin. Benim emrimi büyük bir istekle hemen yerine getirirdin. Ama    1-2 saniye mücadele ettin. Aferin sana.” Durakladı ve güldü. “Ben seni dün akşam programlamıştım. Bu sabah neleri yapacağını beynine yerleştirdim. Telepatik olarak, tabi… yanına bile yaklaşmadan. Sen de hepsini yaptın. Seni daha nelere programladım bilemezsin. Zamanı geldiğinde anlarsın.” Tanrıça, kazağının    dimdik durmakta olan yakasının fermuarını biraz açtı. Bunu gören Varol hemen pantolonuna işedi. Tanrıça kahkaha attı. “Gördün mü?”Varol şaşkınlıkla sırılsıklam pantolonuna bakıyordu.Tanrıça devam etti. “Sana bir şey daha göstereyim.” Varol un pantolonunun kemerine baktı. Kemer kendiliğinden çözülmeye başladı ve Varol    un pantolonu kendiliğinden yere düştü.Tanrıça “Maddeleri hareket ettirebiliyorum. Sen bu üstümdekini sıradan bir kazak ve kemer zannediyorsun değil mi? Bunlar    çok özel şartlar altında üretilmiş, zihinsel aktiviteyi arttıran cihazlar sayılır. Dışarıdan kazak ve kemer gibi görünüyor tabi. Kazağı giyince benim    inanılmaz telepatik yeteneğimin maddeleri hareket ettirebilmesini sağlayan bir araç oluyor. Kazağın fermuarı ise gücünü ayarlıyor. Fermuarı tam yukarıya çekip kapattım mı, tam güç çalışıyor. Kemer ise, enerji deposudur.” Elini, şiddetle belindeki kapkalın kemerin ışıldayan metal tokasına vurdu.Varol birdenbire acıyla gerildi… vücudu dimdik ve kaskatı kesildi. Tanrıça kahkaha attı. “Maddeleri hareket ettirebilme gücüm ile aynı zamanda neler yapabilirim biliyor musun? Seni    patlatabilirim. penisini havaya uçurabilirim…”Varol penisine bakamıyordu çünkü Tanrıça nın gücünün etkisindeydi. penisinde korkunç bir acı başlamıştı. Tanrıça, “Şanslısın ki kazağımın    yakasını biraz açtım az önce… yoksa penisin kan kusmaya başlamıştı bile.”Varol penisine bakabildi en sonunda. penisi 2 katı büyüklüğe erişmiş ve her yerinde damarlar vardı. Kan basıncı yüzünden küt küt atıyordu penisi. Bu penisi pantolonuna sokamazdı, bu imkansızdı.Tanrıça rahatça koltuğa oturdu. Varol da isteği dışında koltuğuna oturdu. Tanrıça devam etti: “Görüyorsun ya, ben tanrısal bir güce sahibim. Benim karşımda insanlar çaresizler. Bu yüzden kendime tanrıça diyorum. Beni geçekten daha iyi anlaman için sana neler yapabileceğimi telepatik olarak aktarmak istiyorum”Tek    bir gayesi vardı şimdi…Varol beyninin patladığını sandı. Bağırıyor, kendini ofisinde oradan oraya atıyor, kafasını sıkıca tutuyordu. 1-2 dakika sonra kendine geldi. Koltuğunda oturuyordu. Evet, onun neleri yapabileceğini şimdi anlıyordu.Ofisten dışarı baktığında herkesin kendi cinsel organıyla deli gibi oynadığını görüyordu. .    ayşe delirmiş gibiydi… sanki mastürbasyonu ilk kez keşfeden kız çocuğu gibiydi. Varol Tanrıça ya baktı. Tanrıça:”Sen de katıl onlara, ne    dersin Varol? ÇEK VAROL! 31 ÇEK!”Varol manyak gibi yerinden fırlayıp devasa boydaki penisine saldırdı. Sallıyor, salladıkça zevk artıyordu. Tek bir    gayesi vardı şimdi, o da attırmak. Başka bir şey düşünemiyordu. Tanrıçayı mutlu etmek tek isteğiydi. Tanrıçanın kahkahalarla güldüğünü duyabiliyordu. Mümkün olduğunca yavaş boşalabilmek başlı başına bir hedefti artık onun için.Zirveye ulaşan zevk, titreyen Varol u patlama noktasına getirmişti. 2 eli    de penisi kavramış olan Varol, birden durdu. Tanrıça: “Boşalmak üzeresin” dedi. “Acaba nereye boşalsan? Hmm…”Varol ofisindeki masanın üzerine eğildi. O    an çok önemli belgeler masanın üzerinde duruyordu. Tanrıça:”Bunlar bugün saat 15:00 de buraya gelecek Hasan beyin belgeleri… zihninden okuyabiliyorum.” Varol    hemen şişmiş penisini belgelere doğru sallamaya başladı. Yavaş yavaş…Boşalması 2 dakika sürdükten sonra Varol masaya baktı. Masa, belgeler, kanlı sperm    ile kaplanmıştı. Ama Varol un penisi hala aynı boydaydı.Tanrıça, “Ooo…şimdi .    başın dertte değil mi?” dedi.Varol tamamen çaresizliğe gömülmüştü. O ne    isterse yapıyordu. Dışarıya baktı. Ofistekilerden inlemeler ve boşalma haykırışları geliyordu.Tanrıça, “Önemli değil… Hasan bey de bize katılır, merak etme…””Neden bunu yapıyorsun?” diye bağırdı Varol. Bir an sonra yüzü salak ve komik bir şekil aldı. Yavaşça tanrıçanın önünde diz çöktü.Tanrıça, “Sesini .    yükseltmek şöyle dursun, ben izin vermeden konuşmayacaksın, hatta düşünmeyeceksin.”Varol alçak sesle ve saygıyla, “Emredersiniz, Tanrıça” dedi.Tanrıça yakasının fermuarını tamamen yukarıya kadar çekti. Varol 2 kaburga kemiğinin kırıldığını ve ofisin bir köşesine savrulduğunu hissetti. Acıdan haykıran Varol, birkaç saniye sonra tekrar    Tanrıçanın önünde dik çöktü. Ama Acı dayanılmazdı…Tanrıça koltukta rahatça oturuyordu ve iki eli de belindeki kemerin üstündeydi. Varolun yanına diz çöktü…Ayşe ofise girdi. Varol un yanına diz çöktü, ve ikisi de tanrıçaya baktılar. Tanrıça ise kazağının yakasının fermuarı ile oynamakta    idi. Fermuar yukarıya çekildikçe beyinlerindeki baskı artıyor, fermuar açıldıkça rahatlıyorlardı. Bu arada fermuar her açılışında Varol beynindeki program yüzünden halıya    işiyordu. Bu programı onun beynine Tanrıça yerleştirmişti. 10 dakika boyunca Tanrıça fermuarı ile oynadı. ayşe ve Varol artık dayanamayacaklardı. Çığlık atmak istiyorlardı…Derken Tanrıça fermuarı yukarıda bıraktı. Bu şekilde de 20 dakika geçti. Varol ve ayşe artık ağlamaya başlamışlardı. Gözyaşları yanaklarından süzülüyor ve halıda gölcük meydana getiriyordu. Tanrıça fermuarını açtı. Varol ve ayşe hemen yere yığıldılar. 2 dakika sonra, tekrar kendilerine    gelmişlerdi ve diz çökmüşlerdi.Tanrıça onlara 10 dakika süre ile baktı. Varol ve ayşe kıpırdayamıyorlardı ama beyinlerine bir şeylerin sokulduğunu hissediyorlardı. Varol, programlandıklarını anlamıştı.Tanrıça, “Beyninize yüzlerce program koydum. Sürpriz olsun.” Kahkaha attı ve devam etti. “Ben dışarı çıkıyorum. Döneceğim.”Tanrıça çıkıp gitti.    Varol ayağa kalktı ve öylece durdu. ayşe onun yanına diz çöktü ve penisini elleri ile kavradı. Varol un devasa boydaki    penisini ağzının içine aldı ve emmeye başladı. Öpüyor, yalıyor ve saçlarına sürüyordu. 30 dakika boyunca ayşe, Varolun penisi ile bu şekilde oynadı. Sonra daha şiddetli emmeye başladı. Artık Varolun vücudu spazm geçiriyordu. Testislerinde ne var ise ayşe nin ağzına püskürdü. ayşe Varolun tüm spermini yuttu. Varol hayretler içindeydi, çünkü penisinde en ufak küçülme olmamıştı. Varol birden ayşe nin organını gördü. Beynin bir şimşek çaktı ve ayşe nin içine girmek istedi. Varol Tanrıça nın kendilerine nasıl programlar koyduğunu anlıyordu. Varol ayşe nin içine girdi ve ayşe nin 2 kez gelmesini sağladı. Sonra dili ile ayşe nin organını yalamaya başladı. ayşe yi bu şekilde de getirdikten sonra ikisi de yorgun bir şekilde yan yana yattılar. Tam o sırada ofisin kapısında duran Hasan bey i gördüler. Birden ayağa kalktılar ve Hasan bey e baktılar. Hasan bey:”Siz…delirdiniz mi? Ne yapıyorsunuz siz?”Varol ve ayşe, Hasan    bey i gördükleri için beyinlerindeki program çalışmaya başladı ve ayşe deli gibi ileri atıldı. Hasan bey in pantolonunu çıkartmaya çalışıyordu. Hasan bey, “Bırak kadın! Ne yapıyorsun? Bırak beni! Delirdin mi?”Ayşe, programının etkisi ile tamamen kendini kaybetmişti. Hasan bey in pantolonunu    çıkartmıştı ve donunu sıyırıyordu. Bir yandan şehvetli bir şekilde Hasan beyin gözlerine bakıyordu. Hasan bey durakladı ve şaşkınlıkla kadının penisini    emişini seyretti.Seni Seviyorum, Hasan…Varol ise Hasan bey ’i görür görmez, programının etkisi ile ona aşık oldu. Evet, artık o erkeklerden hoşlanıyordu. Hasan bey e bağırmaya başladı, “Hasan! Oh, geldiğine ne kadar sevindim bilemezsin! Seni seviyorum, Hasan! Sana aşığım! Bırak onu kaltak! penisini emme! O penis benim!” Varol, aşağılık dönmeler gibi kırıtarak Hasan bey e doğru yürümeye başladı. ayşe yi saçından    tuttuğu gibi kenara fırlattı ve Hasan bey in önünde diz çöken Varol, penisi ağzına almaya hazırlandı.Hasan bey için bu son    noktaydı tabi. “Siz delirmişsiniz! Bu ne rezilliktir! Bırakın beni!!!” diye bağırıp Varol a vurdu. Varol yere yuvarlandı ve Hasan bey    de hemen işyerinden kaçıp gitmek için geriye döndü.Fakat arkaya döndüğünde, birkaç adım ötesinde durmakta olan genç bir bayan gördü. Bayan muhteşem bir kıyafet içerisindeydi ve çok güzeldi. Elleri belindeydi. Kazağının fermuarlı dik yakası, ihtişamla gökyüzüne uzanıyordu.Tanrıça, hiçbir şey söylemedi. Hasan    bey birden elektrik çarpmış gibi sarsıldı. Yüzünde güzel bir şeyin farkına varmış gibi bir ifade belirdi. Hemen Varol a dönüp, “BEN DE SENİ SEVİYORUM AŞKIM!!!” diye bütün gücüyle bağırdı. “Seviş benimle, VAROL !!!”Hasan bey elbiselerini parçalarcasına çıkarttı ve Varol a    koştu. Tanrıça kahkahalarla gülüyor, gülüyordu. Varol ile Hasan birbirlerinin vücutlarını okşadılar. Varol zevkle aldı Hasan bey in penisini ağzına. Hasan bey tekrar tekrar boşaldı Varol un ağzına. Sıra Hasan beyde idi. Hasan bey Varol un penisini emerken, ayşe de Hasan    bey in penisini emiyordu. 3’lünün zevk ve şehvet dolu titreşmelerini izleyen Tanrıça, dikkatini işyerindeki diğer çalışanlara yöneltti. Bir yandan da    yakasının fermuarı ile oynuyordu. Diğer eli ise belinde, kemerinin üstündeydi. Tanrıça diğer çalışanlara, bu işyerini birbirine katmaları emrini verdi düşüncesi ile. Gerçek bir tufan koptu işyerinde. Masalar uçuşuyor, kağıtlar yakılıyor, her yer yerle bir ediliyordu. Tüm hengame bittiği anda, işyeri savaş alanından da beter görünüyordu. Diğer çalışanlar Tanrıça nın önünde tek sıra hazır ol vaziyetinde duruyorlardı. Yüzlerinde ifade yoktu. Tanrıça onların bu halleri ile pek eğlendi. Tanrıça her zaman bir erkeğin penisi ne kadar büyüyebilir diye merak etmişti. Bakışları ile tek sıra hazır ol vaziyette duran erkekleri süzdü. Orada bulunan en yapılı erkeği seçti. Bir de çok hoş ve çekici bir bayan seçti aralarından. Tanrıça düşüncesi ile kıza, yapılı erkeğin penisine bildiği tüm metotları uygulaması emrini verir. Tanrıça ukala ve kibirli bir şekilde emretti…Kız hevesle atılıp yapılı erkeğin penisini yalamaya, öpmeye, ağzına almaya başlar. Diğer eliyle de testislerini okşuyordu. Erkek    kasılmaya başladı. Zaten penisi kısa sürede 20 cm olmuştu. Daha sonra Tanrıça kıza geri çekilmesi emrini verir. Başka bir kıza ise erkeğin penisini düzenli olarak ölçmesini emretti.Erkek ortada 25 cm lik penisi ile durmaktaydı. Tanrıça bu erkeğin zihnini en Erotik    ve şehvani imajlarla doldurdu, bu erkeğin fetişine uygun imaj bombardımanına tuttu. Erkek çıldırmak üzereydi. Yerinde duramıyordu. Tanrıça onu zorlamaya karar verir.Tanrıça yakasının fermuarını yukarıya sonuna kadar çekti. Ellerini beline kemerinin üstüne koydu. penis gözle görünür şekilde büyümeye başladı. 40 cm,    60 cm…Erkek patlamak üzereydi. Tanrıça erkeğin kan basıncını sonuna kadar köklemişti. Erkeğin penisi 70 cm ye kadar gelmişti neredeyse. Ama daha fazla dayanamayacaktı. Tanrıça ukala ve kibirli bir şekilde emretti: “80 cm yi göreceğim.”Erkek inlemeye başlamıştı. Damarları fırlamak üzere olan 75 cm lik penis, uzaylı bir yaratığa benziyordu. Tanrıça daha fazla güç verdi.Penisin ucundan kan damlaları yere damlamaya başlamıştı. Fırlamış damarlardan kan sızıyor, halıya damlıyordu.Tanrıça “Demek en büyük penis, 75 cm boyunda öyle mi? Hayal kırıklığına uğradım.”Tanrıça, daha fazla güç    verdi. Erkeğin penisi 80 cm olmuştu ama, bir anda şiddetle infilak etti. Her tarafa kan sıçramıştı. Erkek çığlık atmaya başladı.Tanrıça onu düşüncesi ile susturdu. Ama birazdan kan kaybından ölecekti, bu kesindi. Tanrıça yakasının fermuarı ile oynamaya başladı yine. Fermuarı aşağı    ve yukarı hareket ettiriyordu. Diğer eli ise yine belinde idi. Karşısında durmakta olan topluluk bu fermuar hareketinden çok ağır bir    şekilde etkilenmişti. Bazıları beyinlerinde oluşan basınca ilk anda hiç dayanamadılar. Birçoğu ağlamaya başladı. Diğerleri dişlerini sıkıyordu. Tanrıça ise rahatça bir    koltuğa oturmuş, ofisteki 3’lünün oynaşmalarını seyretmeye dalmıştı. Tabi eli, fermuarı ile oynamaya devam ediyordu. 3’lüyü izlerken fermuarı ile oynamaya dalmıştı.    Kendisinin emri altında hazır bekleyen topluluğu da unutmuştu. Bu topluluktaki insanların birçoğunun beyinleri çoktan şişmiş, ağlıyorlardı. Burunlarından ve ağızlarından kan sızmaktaydı. Tanrıça onları tamamen unutmuştu ve fermuarı ile oynuyordu. Fermuar yukarı, fermuar aşağı, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı…Artık birçoğu dayanamayacaktı. Bir kızın beyni kulaklarından fışkırdı. Önce dizleri üstüne düştü, sonra tamamen    yere devrildi. Yanındaki hazır ol durumunda bekleyen arkadaşının üstüne kan saçılmıştı. Gruptakilerin hepsi tir tir titriyordu. Derken Tanrıça dalgınlıkla fermuarı yukarıda bıraktı ve diğer elini de beline, kemerinin üstüne koydu. Bu şekilde 10 dakika ofisi seyre daldı. Bu 10 dakika süre grup için ölümcül oldu. İlk 5 dakika grubun tamamı için cehennem azabı oldu. Bir başka kızın gözlerinden kan akmaya    başlamıştı. Diğer bir erkek basınçtan tamamen kör olmuştu. Basınçtan hiçbir şey duyamıyorlar, hiçbir şey göremiyorlar, konuşamıyorlardı. 1 erkeğin kafası infilak .    etti. İşyerinde bir köşeye savruldu. 10 dakika sonra Tanrıça tekrar fermuarı ile oynamaya başladı. Grup, beyinlerindeki korkunç basınca rağmen, büyük rahatlama hissetti. Ama çok sürmeyecekti bu…Bu işkencenin daha ne kadar süreceği belli değildi. Tanrıça hala grubu umursamadan fermuarı ile oynuyor,    fermuar bir aşağı, bir yukarı hareket ediyordu. Gruptakiler ölünceye kadar devam edebilirdi bu. Gruptaki erkeklerden bazıları hayatlarının bu muhteşem güzellikteki genç kadına bağlı olduğu düşüncesi ile zevklendiler, penisleri daha da kalktı. Delirmiş gibiydiler…Tanrıça hala oynuyordu fermuarı ile. Fermuarı ile oynadıkça    çıkan “zzzziiiiiip” sesi artık gruptakilerin beynini yiyordu. Artık tüm grup hüngür hüngür ağlıyordu. Gruptaki bir kızın boynundaki damar çatırdadı ve kan akmaya başladı.Derken bütün grup üyeleri, beyinlerinde patlarcasına Tanrıçanın sesini duydular:Tanrıça “Sizi unutmadım.” Dedi. “Sizi unuttuğumu sanıyorsanız yanılıyorsunuz, unuttunuz mu    benim düşünceleri okuyabildiğimi?”Bu söylenen söz grupta bomba etkisi yaptı. Yani Tanrıça, Fermuarının ve maddeleri etkileme gücünün etkisini bildiği halde, bilerek fermuarı ile oynuyordu. Gruptaki erkeklerden bazıları boşaldı.Artık gruptakiler zaman kavramını .    yitirmişlerdi. Birazdan pes edeceklerdi ve hepsi ölecekti.Tanrıça devam etti: “Hayır    ölmeyeceksiniz.” Fermuarını açtı ve gruba döndü. İki eli de belinde idi. “Sizleri programlıyordum. Önümüzdeki günlerde yapacağınız şeyleri beyinlerinize yerleştirdim. Şimdi istiklal caddesinin bir ucundan öteki ucuna kadar olduğunuz gibi, yani çırılçıplak koşacaksınız. Haydi bakalım!”Bu telepatik emir etkisiyle bütün grup,    “EMREDERSİNİZ” diye haykırarak, hoplaya sıçraya işyerinden çıkıp istiklal caddesinde koşmaya yöneldiler.Tanrıça, ofiste sevişmekte olan 3 ‘lüye döndü. Delirmiş gibiydiler. Hasan bey, ayşe ’nin göğüsleri arasına sıkıştırdığı penisini ileri geri hareket ettiriyor, inliyordu. O sırada Varol un ağzına vermiş olduğu penisini    emiyordu Hasan bey.Tanrıça ofisin kapısında durdu. Sevişmekte olan üçlü birden dondu ve yavaş yavaş hazır ol duruşuna geçtiler. Hasan bey in penisinin ucundan sperm sallanıyordu. ayşe nazikçe koltuğun üzerinde duran kazağı Tanrıça ya diz çökerek verdi. Sonra tekrar hazır ol    durumuna geçti.Tanrıça “Çok güzel. Kazağımın üstüne sperm sıçratmamışsınız. Eğer sıçrasaydı ne olurdu biliyor musunuz?” dedi.Üçünün de yüzünde tanrıçaya hayatlarının sonuna    dek hizmet etmek istercesine bir ifade vardı. ayşe nin gözünden bir damla yaş aktı.Tanrıça Varol ve Hasan a baktı. “İkiniz    de 1 yıl boyunca 40 cm penis ile dolaşmak zorunda kalırdınız.”Varol yavaş yavaş ayşe nin arkasına geçti.Tanrıça, “Acaba sizinle ne yapsam şimdi?” diye sordu.Varol, ayşe yi arkadan yavaş yavaş sikmeye başlamıştı… Hasan ise onlara bakıp 31 çekmeye başlamıştı. ayşe zevkten    delirmek üzereydi.Tanrıça, Varol un penisini daha da büyüttü. ayşe inlemeye başladı. Varol şimdi daha da hızlı sikiyordu ayşe nin götünü.    Hasanın penisi de normalden daha fazla büyüktü. Tanrıça elindeki kazağı daha güvenli bir yere koydu ve elleri belinde bir şekilde    sikişen üçlüyü kontrol etmeye başladı. 50 cm boyundaki penisi…Tanrıça Varol un penisini devasa bir boyuta getirmeye karar verdi. Yakasının fermuarını çekti. Elleri belinde, tam güç verdi. Varol haykırdı ve çıldırmış şekilde ileri geri deli gibi gidip gelmeye başladı. Hasan ın penisine de güç vermişti. Hasan şimdi, “penisim” dediği 45 cm lik şaft ı sallıyordu. Varol un penisi 65 cm olmuştu ve ayşe acıdan kıvranıyordu. Tanrıça, Varol un bacaklarından sızan ayşe nin kanını gördü. Tanrıça gülümsedi. Tanrıça yakasının fermuarını açarken, Hasan    ve Varol aynı anda şiddetle boşaldılar. ayşe ve Varol şehvetle inlerken, Hasan haykırarak onların üstlerine sperm yağdırdı. Varol ayşe nin götünden çıktığı zaman, penisinin üzeri kan içindeydi. Tanrıça ise, kalın kemerinin metal tokasına darbuka çalar gibi tempolu bir şekilde vurmaktaydı.    Sonra kemerinin tokasını okşamaya başladı. En sonunda ellerini kemerinin 2 yanına, beline koydu. Hasanın penisi hala inmemişti. 50 cm boyundaki penisi ile Varol ve ayşe nin yanında duruyordu. Hasan yavaşça Varol un arkasına geçti. Varol Tanrıça ya “Yalvarırım yapma…” der    gibi bakıyordu. Tanrıça Varol un bilincini serbest bıraktı… Tanrıça “Bana bir şey mi söyleyeceksin Varol?” dedi.Varol “Yalvarırım… Sana yalvarıyorum bunu    bana yapma, lütfen…” dedi. Hasan Varol a giriyordu. Varol “Ne olur yapma… yaa…aaaaapmaaa… AAAAHH!” Tanrıça kahkaha attı. götten sikildikten sonra, Varol un kanı, Hasanın bacaklarından akmaya başladı. Varol mahvolmuştu…Hasan Varol un götüne tamamen boşalmıştı. Hatırı sayılır bir inlemeden sonra, Hasan    Aniden sert bir hareketle Varol un götünden çıktı. Hasan Arkasını döndü. Varol birden dönüp penisini Hasanın götüne daldırdı. Hasan ın    götünün içinde penisi büyüyen Varol, ileri geri giderken Tanrıçaya baktı. Hasanı sikerken Tanrıçanın dik yakasına ve kemerine baktı. Tanrıça Varol un böyle yapacağını biliyordu çünkü Varol u programlamıştı. Penisi tulumbaya dönmüştü sanki…Tanrıça Varol a bakıp “Hoppaaaaaa…” dedi. Varol bunu duyduğu    an gözleri daha da açıldı. Şimdi penisi 4 katına ulaşmıştı ve Hasanı daha süratli sikiyordu. Tanrıça da sağ eliyle kemerinin    tokasına vurarak tempo tutuyordu. Sol eli belindeydi.Tanrıça, ayşe ye düşüncesi ile mastürbasyon yapmasını emretti. ayşe bir an şok geçiriyormuşçasına sallandı ve hemen organına saldırdı. Gözlerini Varol ve Hasan dan alamıyordu. Varol haykırdı ve Hasanın götünün içine boşaldı. Hasan ve Varol spazm geçiriyorlardı şimdi. ayşe de gelmişti. İnlemeler ofisi doldurdu. Tanrıçanın emri sanki bıçak gibi kesti beyinlerini: “Ağlayın!” Varol, Hasan, ayşe    hüngür hüngür ağlamaya başladılar. “Gülün!” Kahkahalar doldurdu ofisi. “Ağlayın!”, “Gülün!”, “Ağlayın!”, “Gülün!”, “Ağlayın!”…Derken Tanrıça yakasının fermuarını en yukarı, sonuna kadar çekti. Hasanın önüne kadar geldi ve durdu. Varol, Hasan, ayşe beyinlerinde giderek artan basıncı hissediyorlardı. Tanrıçanın elleri belindeydi. Tanrıça karşısında    duran zavallıların beyinlerindeki basıncı her geçen saniye arttırıyordu. Titremeye başladılar. Tanrıça, maddeleri hareket ettirme gücü ile, şimdi fermuarı ellerini sürmeden hareket ettiriyordu. Yaka kendiliğinden açılıyor ve kapanıyordu. Bir süre bunu yaptıktan sonra tekrar eli ile fermuarla oynamaya başladı. Varol o    ana kadar fark etmemişti. Kazağın yakası 20 cm kadar dikti. Fermuar her açılışında Varol işiyordu. penisi tulumbaya dönmüştü sanki. Beyinlerindeki    basınç artık dayanılacak gibi değildi. Ağızlarından, burunlarından ve kulaklarından kan sızıyordu. Tanrıça fermuarı aniden en yukarı çekti.Varol, hasan, ayşe kafalarının    içinde sürekli devam eden bir çatırtı duymaya başladılar. Tanrıça fermuarı yarıya kadar indirdi. Çatırtılar azaldı ama üçü de biliyordu ki    beyinlerinin içerisinde bir şeyler ölmekteydi. Tanrıça Fermuarı iyice açtı. Üçü de bayıldı. Varol bayılırken yine halıya işedi.Tanrıçanın yeri göğü inleten telepatik emri ile zıpkın gibi ayağa fırladılar: “KALKIN!””Ben izin vermeden nasıl bayılırsınız???” Tanrıça fermuarı ile daha hızlı oynamaya, yukarı aşağı hareket ettirmeye başladı.30 dakika süren, bu yürek, beyin ve penis hoplatan fermuar oyunundan sonra üçlü ölmek üzereydi. Varol un penisi    işemekten ve boşalmaktan alev alev yanıyordu sanki. Üçü de yalvaran bakışlarla Tanrıça ya bakıyorlardı. Kulaklarından kan sızmaya başlamıştı. Varol ve    Hasan ın penisi balon gibi olmuş, küt küt atmaktaydı.Tanrıça fermuarını açtı ve ellerini beline koydu. “Henüz ölmenizi istemem tabi” güldü. .    Varol un önünde durdu ve şişmiş penisini tuttu. Diğer eliyle de Hasan ın penisini tuttu. penisleri birden o kadar sıktı    ki, uçlarından kan püskürdü. Varol ve Hasan acı şekilde inlediler.Tanrıça düşüncesi ile emir verdi. “Ayşe nin zihninden saat 17:00 de    alt kattakiler ile toplantınız olduğunu okuyorum… hmmm…Giyinin! Ellerimi yıkamaya gidiyorum ve döndüğümde giyinmiş olacaksınız.”Tanrıça döndüğünde üçü de hazırdı. Tanrıça onları küçümsercesine süzdü. Elbiselerinin orasında burasında sperm izleri vardı.Tanrıça kahkaha attı ve “Düşün önüme! Toplantıya iniyoruz…” dedi.Devam edecek…Gönderen: Fermuarlı_Dik_Yaka

iş yerindeki hizmetçim

Mrb.ben sizlere içinde bulunduğum sakin iş ortamımdaki güzel kaçamaklardan bahsedicem…öncelikle sölim ayak fetişistiyim..tombul etli damarlı ayağın her modelı bakımlı bakımsız her sekıdle benı uyarmaya yetiyor,..Anlatacağım olay suan ki iş ortamımda gecekleşti… iş yerındeki hizmetçimiz yaklaşık 38-40 yaşları arasında iri göğüslü beyaz tenli ve tombul hafif damarlı ayaklı bı bayan!adı nermin..şirkette nermin abla olarak anılır…normal bi aile kadını gibi gözuksede aslında tam bi fahişeymiş… gecen gun cay almak için yemekhaneye girdiğimdeki göruntu bende derin yaralar bıraktı ayakkabısını cıkartmış ve o cıplak kalın tabanlı hafif tombul lezizleri sandalyenın üzerine doğru sarkıtmıştı…görür görmez uyarıldıımı hissettım aletim pantalonomu adeta yırtıp meydana cıkıcakdı…neyse,,kendısı bi tarafdan bulmaca çözerken diğer taraftanda benım için sexy sayılan ayaklarını oynatıyordu…dayanamayıp sordum…nermin abla kac numara ayakkabı giyyosun dediğimde bana hafıf sırıtarak..41 dedi maşallah dıye cvp verınce koptu!normal bı kadına göre buyukdu…ama benım için sadece sekydi! o an hersey espiri gibi geldı..halbukı ben inanılmaz derece azmıştım…yerıme geldım ve tekrar içeri girdim yanı başına masanın karsısına gectım bi sigara içtim iş yerındeki boşlukdan ziyade calışan personelde ortalıkda görunmuyodu…neden ayakkabısını cıkardığını sordum,oda bana yukarıdakı merdıvenı sıldım ve bu sekılde onları dınlerdırğını söyledı…bende fırsat bu fırsat dedim ve neriman abla masanın altından uzat dedim bana ayağını bak dedım n yapıcam ..kendısı biraz cahıl olduğundan bu mevzuları yanı benı bu olaydan haz alacağımı düşünmez diye düşünmüşken direk olarak bana …ayaklardan hoşlanıyosun dımı dedi.. hoppala dedim ..abla o nerden cıktı..sadece senın için yaptığım ufak bı calışma dedım,rahatlaman için masaj dedim…ii bilirim evde kocamda benı cok düşünür dedi.sağlam dumur oldum ama aldırış etmedım! peki dedi buyur ayaklarım senin..masanın altında olduğu için pek fark edilmedi ben tek ayağını ovuştururken bı an organımda bı basınc hissettim…fena şişmiştim…neriman işinin ehliydi..ilkokul mesunu olmasına ragmen hayat okulundan bence 10 alır!gözlerim kaymaya başlamıştı artık bırakmalıydım..apar topar kalkdım!hemen yerıme gecdım!kapımı kıtledım ve tabıkı malum olan seyı yaptım… inanılmaz bi şekılde canım ardı ardına tekraralamak istiyordu!ben düşünğrken tel caldı nerıman bana akşam için planın varmı dıye sordu bende hayır dedım…akşam evı bılıyosun arayoınca gec kalma dedı ..mesaiyi zor bitirdim… akşam oldu biraz vakıt gecirdim ve telım sonunda caldı beklıyorum dedi hemen kapadı..eşi yokdu sılıvrıde calışıyordu ve haftada sadece 1 kes gelıyordu!içeri girdim gayet güzel karşıladı benı…naturel giyinmişti yanı herhangı bı makyaj kesınlıkle söz konusu değil..sadece siyah kilotlu corap vardı eteğinin altında…ki ztn bu benı tahrık etmeye yetıyordu! oturduk bıraz konuştuk yanıma yanaştı,merih sana bişey sorcam dedi..evet dinliyorum dedim,bu geceyi benim için unutulmaz yaparmısın dedı!bende sana bağlı dedim…seninim dedim… peki kocacım dedi..ve ben daha soklanmadan kocacım lafına kalın dudaklarının sıcaklığını hemen aldı yuzüm…deli gibi emdi beni dudaklarım kopcakdı…eliyle penisimin üzerinde oval daireler cizmeye başladı ..patlamamalıydım kendı mı tuttuğumu anladım…penyesının dışından yavaşca göguslerını hissettim ellemek bıle yeterlıydı benım için..cıkardım…sutyen eteği ve corabı kalmıştı…göğüslerinin arasına girdim koklamak emmek bunları herzaman arzu edıyodum…kaygan eteğinin dışından poposunu okşuyordum,bundan oda zevk alıyordu..yavaşça onuda aldım ve benım manzaramla karsı karsıya geldım kilotlu corabı nefis görünüyordu..aldım ayaklarını elime ve hazırmısın fahişem dediğimde eveeett dıye yırtınıyordu karyolanın üzerinde adeta kopmuş kertenkele kuyruğu gibi sağa sola oynuyordu…,coraplı ayağını azıma dayanadım ve burdumu tam baş parmak arasına yerleştırdım,kokusu aşırı iğrenç olmasına ragmen benım alet kazık gibiydi..elini azına görurup pamaklarını emmeye başladı..yırttım cobarını iksinide aldım elime aralıksız yaladım,emmek ne kelıme adeta yuttum..kilodunun içineelini atıp masturmasyona cokdan başlamıştı…inleme seslerıyle yıkıyodu benı ayaklarını üzerine 1 kes boşaldım ..hiç kesmeden üzerine cökdum..göğüslerini kopartırcasına avuçladım..hissdiyordum canı yanıyordu..arkasını döndü penisimde en ufak inme bıle söz konusu değildi sıyırdım kılodunu ve girdim içine bı an hıçkırdı ve ağladığını hissettım..ama sürekli bi yandanda devam et KOCACIM dıyordu…her tarafımız ter içindeydi… Bu sefer ben uzandım o sütümdeydı..birden oturdu durmak istemıyordu bellıydı cok azmıştı..üzerimde otururken bi yandanda ayaklarını azımın içine doğru bastırıyordu..emretmeye başladı..zevkle dedim..o bu sefer penisimin üzerinde daireler cizerlen bende ayaklarını emıyor ısırmaya başlıyordum..ayrılmadan o şekılde ayaklandık penisimle kaldırıyordum ellerı boynumda bıraz da o sekilde gidip geldım..kilolu olması umrumda değildi,,,penisimde yağaarcasına bı sıcaklık hissettım…o titreyerek boşalırken ben devam ediyordum nermin adeta cıldırmıştı…sonunda kalın dudaklarını penisimde hissettim,biraz sakso ve arkasına bende geldım…yüzüne boşalmak ayrı bı haz verdı bana!beraber duşumuzu aldık… ikimizde birbirimize aşıklar gibi sarıldık..ve yatağımıza gectık…(-ğımız) diyorum cunku nermın benı artık kocası gibi biliyor ve ben o yatağı kocasından daha fazla kullanıyorum bundan emınım! gariptir kendımden yaşça buyuk biri…iş yerınde,bazen terlik giyerde ben cok azarsam odaya gelir 20 dakka gibi ayaklarını yalarım öperim koklarım biraz sevişir yollarım…ama gecelerı ikimizde köpek gibiyiz!msn altta yardımcı olabıleceğim tüm bayanları beklerım! [email protected]

super ebru

Süper Ebru Benim kuzenimin yegeni cok güzel bir kız. Adı ebru. Muthis fizigiyle yürek hoplatan seksi bir kiz. Bir gün kuzenime gittim. Oda ordaydı. Mini etekli ve siyah kulotlu coraplı. Harikaydi. Evde sadece ücümüz vardik. Kuzenimin ailesi disari cikmisiti bizde ücümüz oturuyorduk. ebrunun tam karsina oturdum. Verdigi firikikleri daha iyi görebilmek icin. Bir ara telefon caldi. Kuzenim gitti bakti. Telefondaki sevgilisiydi. Kuzenim bize gidecegini ve ancak 2,5 saat sonra gelebilecegini söyledi. Ben bu ise cok sevinmistim. ebru tamam biz beraber otururuz dedi. Neyse kuzenim gitti. Beni iyice ates basti. ebru mutfaga gitti kendine bir nescafe yapacagini söyledi. Bana da sordu. Ben de isterim tabii dedim. O mutfaga gidince artık sirasi geldi dedim. Ya simdi ya da hic. Mutfaga yanina gittim ocagin basinda kahve yapiyordu. Arkaasina geldim ve kulagina senden cok hoslaniyorum dedim. Ve gotune surtunmeye basladım. Zigim tas gibi olmustu. Oda inanılmaz bir bicimde arkasini dondu ve bende senden cok hoslaniyorum dedi. Eteğini indirdi… Opusmeye basladık. Kuzenimin evi iki katlıydı. Evleri cok buyuk oldugu icin ust katta ayrıca 4-5 yatak odasi vardi. Ben ebruyu kucagima aldim ve üst kata cıktık. ebru beni hala opuyordu. Daha sonra onu yataga attım. Ustunu cıkarmaya basladi. Etegini indirdi. Siyah kulottlu corabi cikardi. Memeleri cok dikti. Harikaydi. Bende soyundum. Ebru ilk once yalamaya basladı. Acayip zevklendim. Daha sonra bende onu amını yaladim. Ikimizde zevkten kuduruyorduk. Sonra ebru domaldi. Zigimi ilk once surttum. Biraz daha surtunce iceri girdi. Icine gidip geldikce ahh ahhhhhhh diye sesler cikariyordu. Sonra amina sokmak istedigimi söyledim. Prezervatif kullanirsam sokabilecegimi söyledi. Sonra amina soktum. Aminin ici sicacikti. Ikimizde cok zevklenmisitik. Tam 2 saat sevistik. Hemen gidelim dedim. Kuzenim birazdan gelecekti cunku. Hemen evden ciktik. ebru tam bir harikaydi. O gunden sonra firsat buldukca sikistik…

komsumuz hande abla

Komşumuz hande abla Ben 13 yaşındaydım. Karşımızdaki boş daireye yeni evli bir çift taşınmıştı. Ben henüz görmemiştim ama annem kızı öve öve bitiremiyordu. Bir gün okuldan gelince evde annemle oturan inanılmaz güzellikte bir kız gördüm. Daha sonra onun karşıya yeni taşınanhande abla olduğunu öğrendim. Gerçekten de annemin övdüğü kadar vardı. Biraz konuştuk. 18 yaşındaydı, liseyi yeni bitirmişti. İzmirliydi. Kısa boyluydu ama fiziği muhteşemdi. Ben de ayak fetişzmi o yıllarda yeni yeni başlamış, sürekli kadınların ayaklarına ve ayakkabılarına bakar olmuştum. Dolayısıyla hande ablanın da ilk olarak ayakları dikkatimi çekti. Kısa boylu olduğundan olsa gerek sürekli yüksek topuklu terlikler giyiyordu. Ve bu terliklerle birlikte biçimli ayakları benim gibi bir fetişist için mücevher gibiydi. Günler ilerledikçe da kaç tane hande varsa hemen tıkla ve gör.` hande ablayla samimiyetimiz gittikçe arttı. Kocası bankada müfettiş olduğundan sürekli şe3hir dışındaydı bu yüzden de hande abla gününün büyük bir kısmını bizde geçiriyordu. Ben günler geçtikçe iyiden iyiye tutulmaya başlamıştım. Otuzbirlerimin bir numaralı fantazisi olmuştu. Sonraki yaz tatile giderken akvaryumlarına bakmamız için anahtarlarını bize bırakmışlardı. Ben her fırsat bulduğumda evlerine giriyor, o güzel, seksi ayakkabılarını önüme dizip, çorapları ve iç çamaşırlarıyla defalarca boşalıyordum. En az elli çift ayakkabısı vardı ve bunlardan bir tanesi bile düz değil hepsi de yüksek topuklu ve seksiydi. Kocasının da bir ayak fetişisti olduğundan şüphelenmiştim. Günler bu şekilde sürüp gitti. Ben sadece hayalini kuruyor, ayakkabıları ve kıyafetleriyle tatmin olmaya çalışıyordum. Yaşım küçük olduğundan ve onun da evli olmasından dolayı daha ileriye gidemiyordum. Ben 15 yaşındayken bir tane çocukları oldu. Hamileyken de inanılmaz seksi geliyordu bana. Derken çocuk doğduktan yaklaşık 1 yıl sonra kocasının tayini çıktığı için taşındılar. Yaklaşık dört yıl boyunca sadece telefonla konuştuk. Annemi sık sık arıyordu. Ama hiç gelmediler. Ben 20 yaşına gelmiştim. O da sanırım 25`ti.Tekrar karşımıza taşındıklarında ben sevinçten havalara uçmuştum. Artık İki tane çocuğu vardı. Biraz da şişmanlamıştı ama güzelliğinden hiçbirşey yitirmemişti. O muhteşem güzellikteki ayakları da hala seksi geliyordu bana. 6 ay kadar sonra öğrendim ki kocasıyla araları bozulmuş ve adam eve gelmemeye başlamış. Kısa bir süre sonra da ayrıldılar zaten. Kocası büyük çocuğu almış, hande`ye ise küçük kalmıştı. Adam sürekli rahatsız ettiğinden huzursuzdu. Ya bizde kalıyordu ya da ben onlarda. Ben onlarda kaldığımda çıldıracakmış gibi oluyor, defalarca onu yatak odasında izliyor ama bir türlü faaliyete geçemiyordum. Böyle gecelerden birinde onu düşünüp uyuyamamış, balkona sigara içmeye çıkmıştım. Saat gecenin 3üydü. Balkon kapısı açıldığında önce korktum. Ama onu görünce sevinmiştim. Sen artık büyüdün de sigara mı içiyorsun dedi bana. Ayağa kalktım. Sonra benimki de laf baksana ancak omzuna geliyorum hem 21 yaşındasın içeceksin tabiki dedi. Bir tane de kendisi yaktı. Öyle bir gecelik giymişti ki sikim külodumu yırtacak gibi olmuştu. Sanırım o da bunun farkına vardı sık sık gözü oraya takılıyordu. Ben hemen oturdum. Balkonda tek sandalye vardı. O da benim kucağıma oturdu. Ben ne yapacağımı şaşırdım. Hayallerini kurduğum kadın benim kucağımdaydı. Yavaşça cesaretimi toplayıp elimi bacaklarına koydum. İçim ürpermişti. Elimi tutarak göğüslerine götürdü. Hala taş gibiydi Artık patlamak üzereydim ve içeri girmek için ayağa kalktım. Onu da kucağıma alarak salona girdim. Poposunun altından tutarak havaya kaldırdım ve öpmeye başladım. O beni yavaşça aşağıya çekti ve salonda yere uzandık. O gece sabaha kadar Seviştik. Ben hayalini kurduğum kadına sonunda kavuşmuştum. Ayaklarını defalarca öptüm yaladım onun da bundan zevk aldığı belliydi. Bu böyle iki aya kadar sürdü. Hemen hemen her gece onda kalıyordum ve akşamın olmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Ancak o yıl üniversite sınavında İstanbul`u kazanınca benim için güzel günler sona erdi. Artık onunla sadece tatillerde birlikte olabiliyorduk. Ben geçen yıl okuldan mezun olduğumda o da başka birisiyle evlenme hazırlığı yapıyordu. Malesef Bu yaz evlendi ve İzmir`e taşındı

arzunun kölesiyim

Selam ben tolga bir bayanın emirlerine uymak onun her istediğini yapmak hoşuma gidiyor bir gün memleketten istanbula geldim iş icabı gelmiştim yaşım 20 arzu diye bir kızla tanıştım onun yaşıda 18 di ve onla gezmeye dolaşmaya başlamıştık genelde dar giyinen bir kızdı ve bazen beni azarlardı gereksiz ve suçsuz yere bir gün yene buluşmaya karar verdik ve ben bilerek geç gittim ve bana nerdesin sen aptal şey beni bekletmeye ne hakkın var dedi haklısın özür dilerim dedim ve bana kabul değil dedi yalvarmaya başladım lütfen dedim yalvar yalvar ayaklarımı öptürcem dedi bana içimden keşke dedim ve sonra onuda yaparım dedim birden suratıma baktı ve hafif gülümsedi burda olmaz eve gidicez dedi bende tamam dedim eve gelmiştik evleri son derece lükstü ve kimse yoktu zaten bir evin tek kızıydı başkada kardeşi yoktu bana öpmeye başla hala ne duruyosun dedi ve bir tokat attı hemen ayaklarını öpmeye başladım çorap vardı ayağında ve kokuyordu ben hem öpüp ayaklarını hemde kokluyordum sonra bana çoraplarımı ağzınla çıkar dedi bende dediğini yaptım şimdide yala ayaklarımı dedi bende ayaklarını yalamaya başladım diğer taraftanda çoraplarını eline al ve arada bir kokla onları dedi ve güldü bende bir taraftan yalarken arada bir çoraplarını kokluyordum sonra dur dedi ayağa kalk dedi ve bende kalktım eğil biraz sırtına bineceğim dedi bende eğildim şimdi beni yatak odama kadar taşı dedi bende sırtıma alıp yatak odasına kadar taşıdım sonra bana benim kölemsin her emrime uyacaksın dedi ve ayağıyla bana tekme attı canım acımadı dersem yalan olur bana yalvar dedi yalvarmaya başladım sonra yatağına oturdu ve ayaklarını uzattı ayaklarımı öpmeye devam et dedi öpmeye ve yalamayı sürdürüyordum sonra bana git leğen getir ayaklarımı yıkayacaksın daha dedi bende kabul ettim leğeni getirdim ve ayaklarını yıkamaya başladım sonra o sudan iç dedi ve bana içirdi o sudan sonra ayaklarıma masaj yap dedi ve bende ayaklarına masaj yapmaya başladım sonra bana parmaklarımı tek tek ağzına al ve em onları dedi bende parmaklarını emmeye başladım.. Bonra kafanı ayaklarımı yıkadığın leğene eğ dedi bende ne yapacağını merak ederek dediğini yaptım sonra amını çıkardı ve başladı suratıma işemeye hem gülüyor hemde çişini yapıyodu ve sonra bana köpek gibi gezeceksin iki ayakla görmek istemiyorum seni dedi bende tamam dedim ve bana şimdi aşağıya in ve kapıdan benim ayakkabıları ağzına al ve buraya getir dedi bende tamam dedim giderken bana 5 dk içinde burda olmazsan sana ceza veririm ona göre dedi ve bende yola çıktım tabi 10 dk ancak getirebildim ve bana bir tokat attıktan sonra şimdi ayakkabılarımın altını kenarını her yerini güzelce yala bende bu arada cezanı düşüneceğim dedi ve ben ayakkabılarını yalamaya başladım çorabın kokusu ayakkabısındada vardı hem kokluyor hemde yalıyodum ayakkabısını sonra bana yeter şimdi cezanı vereyim dedi bende tamam efendim dedim ve bana yere yüs üstü yat seni ayaklarımla ezeceğim aşağılık köle dedi ve ben yere yüz üstü yattım ve üstüme çıktı ve beni ayaklarıyla ezmeye başladı sonra yüzüme basmaya başladı ve kafamın üstüne çıktı bir taraftanda tekme atıp duruyordu sonra yerde beni bekle birazdan gelicem dedi ve gitti benim içimi ise korku sarmaya başlamıştı geri geldiğinde elinde kelepçe vardı ve elimi kelepçeledi bende bu ne demek zaten karşı koymuyorumki dedim dememle birlikte kes sana konuş diyen varmı demesiyle suratıma gelen tokat bir oldu ve ağzıma çorabını soktu ve ve çorabı kokla diyerek güldü saçımı çekip ayaklarını koklatıyodu keleğçeleri elimden çıkardı ve bana ayağa kalk beni sırtında mutfağa götür dedi bende tamam dedim tekrar sırtımda mutfağa indik ve bana çabuk bişeyler hazırla karnım acıktı dedi ve ekledi seninde acıkmıştır eminim dedi ben kahvaltılık bişeyler hazırladım ve masasına koydum ve bana sende boş durma ben yemek yerken ayaklarımın altını yala dedi o yemek yerken bende ayaklarının altını yalıyordum artıklarına önüme koydu ve bunları ye yoksa cezanın ağır olduğunu biliyosundur umarım dedi ve bana yedirtti artıklarını şimdi yatak odasına çıkar uyumak istiyorum dedi ve yatak odasına çıktık yatağa yatmadan bana dönerek sende yerde yat ve al şu çorapları kokla koklamadan uykun gelmez senin şimdi dedi ve yattı bende çoraplarla yere uzandım uyuya kalmışım birden vücuduma sert bişe vuruldu gözümü açtım ve baktım arzunun elinde kırbaç ve tasma boğazıma geçirdi ve ellerimi tekrar kelepçeledi çorabıda burnumun dibine koydu bundanda kurtulda göreyim dedi ve sabaha kadar çorap kokusuyla sabahladım sabah olduğunda yemeğini hazırladım ve yedi ayaklarını ve ayakkabısını yaladım son kez ve gitti gidiş o gidiş…

şanslı erkeklerdenim

da başarılı olduğumu hatırlıyorum.Neyse lafı uzatmadan başımdan geçen bir olayı anlatayım.Üniversitede işletme eğitimi görürken iktisat bölümünden bir kızla tanıştım. Gözleri yemyeşildi ama ondan güzeli nefis ayaklarıydı. Zarif ayaklarını hiç gizlemez özellikle yazları ince bantlı yüksek topuklu sandaletler giyer beni iyice tahrik ederdi.Biz beraber çıkmaya başladık. Zaman ilerledikçe ayaklarına olan merakımı öğrendi ve onlara daha fazla bakım göstermeye başladı.Bir kafeteryaya gittiğimizde eğer masa örtüsü uzunsa ayaklarını kucağıma koyar ve bana kendimden geçene kadar masaj yapardı. Söylediği kadarıyla ayaklarıyla erkekliğimi hissetmek onun da çok hoşuna gidiyormuş.Bir gün okuldayken yanıma geldi ve istatistik bölümünde okuyan kız kardeşinin bir sorunu olduğunu ve fikir danışmak istediğini,eğer mümkünse okulu asıp konuşmak istediğini söyledi. Bizim ev annem ve babam çalıştığı için müsait olduğundan eve gitmeyi önerdim. Okulu asıp hep birlikte eve gittik. Birer içki alıp konuşmaya başladık. ben her zaman olduğu gibi sevgilimin ayakları dibinde yerde oturuyordum. O da her zaman olduğu gibi bir ayağını kucağıma diğerini de göğsüme dayamış oturuyordu. Birden kız kardeşi iskemlesini yanımıza çekti ve ayaklarını üstüme koydu.Çok şaşırmıştım. Şaşkınlıkla sevgilime baktım oda bana gülümsüyordu. Anladım ki iki kardeş komplo kurmuşlardı bana.İkisi de kalkıp divan oturdular ve bana önlerinde yere uzanmamı söylediler. İsteklerini ikiletmeden ayaklarının dibine yere uzandım.Abla ayaklarını karnıma koydu kardeş ise yüzüme. Bu durum beni acayip tahrik etmişti. Yüzümdeki yumuşak temiz ayakları yalayıp yutarken sevgilim de ayaklarını bacak aralarımda dolaştırıp beni havalara uçuruyordu. Sevgilim bir ara mutfağa gidip içkileri tazeledi geldiğinde oturmadan sağ ayağını karnıma bastı. Ben yüzümde gezinene ayakları yalarken zevkten ölmek üzereydim. Sevgilim bana gülerek bakıyor ve üstüme çıkmakla tehdit ediyordu. Ben de açıkçası 48 kilo olduğu için hiç mi hiç önemsemiyordum. Hatta onu kışkırtmak için kızdıracak şeyler söylüyordum. Birden tüm ağırlığını karnımda hissettim. Kardeşi ise bir ayağını gırtlağımda gezdirirken diğer ayağının yarısını ağzıma sokmuştu. Sevgilim bir aşağı bir yukarı üzerimde yürümeye başladı. Benim ağırlığından etkilenmediğimi görünce bu sefer bacaklarımın arasına basmakla tehdit etti. Ben öyle uçuyordum ki bu tehdidine de aldırmayıp kızdırmaya devam ettim.O da bunu sen istedin deyip tüm ağırlığıyla bacak aramda durmaya başladı.İlk başta acımadı desem yalan olur ama dakikalar geçtikce acı zevke dönüşmeye ve erkekliğim ayaklarının altında ağırlığına karşı direnmeye başlamıştı.Sonunda sevgilim kozlarını oynamış ve ben hala onu kızdırabilecek durumdaydım.O da bu sefer kardeşini de üstüme çıkartacağı tehdidini savurdu.Ben de vız gelirsiniz deme gafletini gösterdim.Kız kardeşi sevgilime göre daha ağırdı.Birden yüzümdeki ayaklarını çeken kardeşi yanımda ayağa kalktı ve göğsüme çıktı.Sevgilim hala iki ayağıyla erkekliğimin üstünde tüm ağırlığı ile duruyordu.Kardeşi de göğsüme çıkınca nefesim kesildi ama bir yandan da zevkten ölüyordum.ikisi de üstümde bir aşağı bir yukarı yürümeye başladılar.Pestilim çıkmaya başlamıştı ama ben de yiğitliği elden bırakmıyor onları kızdırmaya devam ediyordum.Bir müddet sonra sevgilim karnıma basmaya başladı bu arada kardeşi de orgazmın eşiğinde olan sikimin üstüne çıktı.zevkten deliriyordum.Ağırlıklarını bir ayaktan bir ayağa aktarıp zevkimi arttırıyorlardı hatta hafif hafif zıplayarak beni dakikalarca ayakları altında çiğnediler.Daha fazla dayanamayan sikim spazmlar içinde ateşe başladığında sevgilimde bir ayağı karnımda diğer ayağı yüzümde yala yala diye komutlar veriyordu.Hayatımın en zevkli orgazmı kardeşinin ayakları altında gerçekleşirken sevgilimin ayaklarını yalaya yalaya bitirememiştim.Üzerimden indiklerinde hem zevkten hem de ezilen kaslarımın verdiği acı ile inliyordum. Sevgilim üstüme uzanıp dudaklarımı öperek happy birthday deyince doğum günüm olduğunu hatırladım.

yengemin külotlar

ıİlk olarak yengem çok dindar bir kadın onu kolay kolay çıplak ve ya frikikleri ni yakalamak çok zor… Ben 18 yaşındayken yingem bir banyonun seramiklerini siliyordu. terden ıslanmış vucudu pijamasının altında iç çamaşırlarıyla uzuvları çok belli oluyaordu. Yengemi ilk defa böyle görmüştüm. ve tabi aletim taş gibi oldu. bir şey yapamadım o gün nasıl yapabilirdim ki. Ertesi gün banyoya girdiğimde çamaşır sepeti takıldı gözüme, mükemmel bir sütyen duruyordu üstünde onu görünce zevk katsayım tavana vurdu. Ve çamaşır sepetini iyice karıştırmaya başladım. Ve ne göreyim yengemin bir önceki gün terden ıslanmış iç çamaşırları duruyor karşımda kilodunu elime aldım vajina bölgesini yalayıp koklamaya başladım. Daha bu bende alışkanlık yaptı yingem çok temiz bir kadın olduğu için iki günde kilotlarını çıkarıp sepete atıyro bende onları yengemin hayalini kuraraktan mesturbasyon yapıyordum. aradan 7 sene geçti. askerliği bitirmiş eve dönmüştüm. Amcam iş icabı amerikada ikamet ediyordu. Ben de yengemlere uğradım bir gün. Babaannem çocukları alıp gezmeye götürmüştü. Ben gün bu gündür deyip eve girdiğimde. Yengem karşıladı. Ben salona geçtim TV açtım seyretmeye başladım. Ve yengem uzun bir müddet salona gelmedi. Bende merak ettim holden seslenerek nerdesin dedim. Baktım banyoda sonra usulca banyonun kapısına doğru ilerledim. Ve yavaşca kapı deliğinden yengemi gözetlemeye başladım. Mükemmel bir vücüdu vardı iri göğüsleri aletimi kaldırmaya yetmişti. Çıkmaya amcamın çalışma odasına girerek kitap kurcalıyormuş gibi yaptım bornozuyla hemen içeri kaçtı. bunu fırsat bilerek banyoya daldım hemen çamaşır sepetini karıştırmaya başladım üzerinden yeni çıkmış kilodunu kafama geçirdim ve mesturbasyoon yapmaya tam yengem yatak odasından çıkarak banyoya dalınca kafamda kilot alet donakaldım. Yengem olduğu yere yığıldı kaldı. Daha mecburen ayıltmaya çalıştım ayıldı ve ben uzak dur dedi. Fakat ben onu dinlemeyip koltuk altlarından tutarak ayağı kaldırdım. Biraz bakıştık yazıklar olsun senden beklemezdim dedi. Ben de kekelerek te üzerine yürüdüm yenge senden hoşlanıyorum diyerek ve bir güzel iyice sırnaştım. Daha sonra duvara sıkıştırarak amına elimi sürmeye başlayınca iş işten geç miş ti.o da artık çözülmüştü eliyle yarağımı sımsıkı sararak okşamaya başladı. Bende eteğini ve diz donunu çıkarak kilotunu araldım. Dudaklarımı yiyecekmiş gibi emiyordu. Yaramığı çıkardım ve hafif tüylü amına kafasını yerleştirdim. Biraz sokmaya başlayınca inim inim inleme başladı. bi süre ağzını kapatmak zorunda kaldım. Ve kesintisiz 4 saat bir sikişten sonra ne yapacağını bilemez haldeydi. O günden sonra her hafta birlikte parti vermeye başladık…