karıma gerdek gecemize masör hediye ettim

Merhaba Ben Mehmet Eşimin adı Banu 4 senelik bir birliktelik ve arkasından 1 sene nişanlı kaldıktan sonra evlendik. Birlikteliğimiz süresince çok güzel maceralarımız olmuştu nişanlılığımız süresincede benim esirim olduğum “ cuckold fantezilerim “artmıştı . Banu nun rahat giymesi ve hareket etmesine zaten bayılıyordum ve onun erkek arkadaşları ile vakit geçirmesi değişik fantezileri eski erkek arkadaşlarıyla kaçamak yapması ve içine boşalın an menileri eve alel acele gelerek bana yutturması harikaydı. Nişanlılığımızda da bu işi sabitlemek istedim bir partner ararken masaj diye bir web sitesi buldum bu site sadece karınıza veya kız arkadaşınıza istediğiniz şekilde özel masaj hizmeti veriyor ve siz bu sırada izleyebiliyorsunuz. Bunu Banu ya ilk söylediğimde bayılmıştı kendisi masaj bağımlısı biridir. Ayrıca bunun sayesinde hem güvenilir bir partnerimiz olacak hem de bende artık Banu yu canlı olarak izleyebilecektim. Fakat bu masaj seanslarının hepsine izleyici olarak kalmıştım taki aradan bir zaman geçtikten sonra .masaj sitesini gezerken dikkatimi özel Hediyeleriniz için yardımcı olunur kısmını okuyarak heyecanla masörümüz Emreyi arayana kadar. Düğünümüze 1 hafta vardı ve düğün gecesi Banu ya, seni hediye etmek istiyorum ama bende katılmak istiyorum dedim ve Emre yi düğünümüze davet ettim . ona kalacağımız balayı odasının anahtarını ve yapmasını istediğim şeyleri de söyledim penisine bir kurdele bağlamsını rica ettim. Düğünümüz gayet güzel geçmişti artık odamıza çıkma vakti gelmişti. Odamıza çıktık içeri girerken Banu yu kucağıma aldım yatağın üzerine attım bu arada emre banyoda saklanmıştı. Banuya; sana çok güzel bir süprizm var dedim heycanla nedir diye sordu bekle dedim banyoya girdim emreyle birlikte çıktık Banu masörünü görünce çok sevindi. Banu ya uzanmasını söyledim. Masörü ben soymak istiyordum. Adım adım yavaş yavaş masörü soydum sadece boxerı kalmıştı onu da ben çıkardım ve emrenin kurdeleli penisi ortadaydı Banu bunu görünce çok hoşuna gitti. Aşkım dedi bana sarıldı abartısız 5 dk öpüştük. Masör emre yanında her zamanki gibi masaj yağlarını getirmişti önce Banu ya masaj yaptı ve ben ziledim masajın 2. Aşamasına geçtiğinde Banu nun içine girmişti. Bu sefer masör beni de çağırdı bende Banu ile öpüşmeye başladım emre içinde gidip gelirken Banu nun alt tarafına geçerek bende amını yalıyordum arada dilim masörün daşaklarına değiyordu Banu da benim penimsi emerek inliyordu Masörümüze Banunun içine boşalmasını rica ettim beni kırmadı bütün spermleri içine boşalmıştı masör içinden çıktıktan sonra ben amını ve spermleri yaladım inanılmaz etkileniyordum. Bu harika gerdek gecemiz sabaha kadar sürdü. Herkese bu heyecanı tavsiye ederim ama karınız güzel ve onu izlemekten zevk alıyorsanız tabiî kigönderen: mehmetBanu

adi zampara

Selamlar bana dulum diyen bir afetle onun evinde sikişirken kocası çıkageldi yarı çıplak kaçarken herif tabancayı çekti ve… sırtımdan vurulmuştum hastaneye zor yetiştirdiler hemen ameliyat doktorlar belden aşağısının geçici olarak kısmi felç olduğunu ve bu sürede hastanede yatacağımı söylerken dünyam yıkılmıştı. sevgili eşimse üzülsünmü kızsınmı bir edayla bana bakıyordu.15.gün olmuştu hergün hemşireler kontrole geliyordu ama tık yoktu yine bir hemşire bacaklarımı kontrol ederken önlüğünden fırlayacakmış gibi dimdik göüsleri görünce azda olsa bir kıpırdanma olmuştu tabi hemşire habersiz boynu bükük yarrağımla    oynuyor bunun yüzündenmi vuruldun diyerek dalga geçiyordu.amına koduğumun orospusu.neyse bi kaç gün daha geçmişti bende yavaş yavaş hareketlenme başlamıştı eşim bana kızdığından refakatçi olarak kalmamıştı işlerimi ise yan odada uzun zamandırkanserden yatan bi adamın karısı yapıyordu.kadıncağız çarşaflı olduğu için yüzünü    hiç görmemiştim.bir akşam kadın yine yanıma geldi küçük su dökecektim (ördeğin deliğine)yarrağımın kafasını geçirmiş işememi sağlamıştı sonrada peçete ile yarrağımı sildi o anda bizim uyuyan boğa yavaş yavaş hareketlendi kadın suratıma bakarak hadi iyileşmeye başladın dedi.okşar gibi siliyordu yarrağımı sertleşmeye başlamıştıtaşaklarımla oynamaya başladı malum kadıncağız uzun zamandır açtı bende tabi.kalktı odanın kapısını arkadan kilitledi yatağın ucuna geldi yüzündeki peçeyi araladı    yarrağımı öpmeye başladı kafasını dilliyor ucunu yalıyordu bende kalçalarını elliyordum sonra vakkum gibi yarrağımı emmeye başladı uffffff o neydi öyle yarrak dimdik hazrola geçmişti.dorularak çarşafının altından külodunu çıkardı üzerime çıkıverdi.bacaklarım hala hissiz olduğu için ağırlığı etkilemiyordu beni. sulanmış amcığını parmaklarıyla uyardıktan sonra yarrağımı içine sokuverdi ohhhhhhhhhhhhh çekiverdi amcığı buz gibiydi usulca gidip geliyordu kalçalarını öyle oynatıyordu ki dansözden farkı yoktu.40    yılın acısını çıkarırcasına kaktırıyordu yarrağımı amcığına dayanamamıştım içine boşaldım o pozisyonda kala kalmıştı .merak etme ben senin ihtiyaçlarını görürüm her zaman diyerek ayrıldı ne yüzünü gördüm nede o muhteşem kalçaları bir daha……………………Gönderen: azgınadam
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

corumda sex baskadir

Sitenizi arkadaşlarımın tavsiyesiyle inceleme şansına sahip oldum. Çoğunun ufuksuz, sıradan ve duygudan yoksun, gerçekleşmemiş ve ucuz düş ürünü hikayelerden oluştuğunu belirtmeliyim… Ancak arada bazılarının incelenmeye değer olduğunu söyleyebilirim.Uzun zamandır yazıp yazmama arasında tereddütte kaldım. Aynı boyutta hisseden insanların da olabileceğini düşünüp, anımı paylaşmaya karar verdim. Duygusuz, ruhsuz bir seks, vitrinde sergilenen bir et parçasıyla beraber olmaktan öteye gidemiyor… Hepimiz yaşadığımız süre boyunca, şöyle yada böyle diye tabir edilebilecek birliktelikler yaşıyoruz. Ama içerisinde dizginlerinden koparılmış bir aşk varsa, beyninizin tüm hücrelerinde doyumu hissedebiliyorsunuz. Aşksız doyum sabun köpüğünden öteye gidemiyor. Gelelim yaşadığım anıya 2007 yılından başlayıp bugüne kadar uzanan anılar silsilesini kapsıyor aslında.üniversitenin 1 sınıfında ite kalka derselere giriyorum,Kışın bütün soğukluğunu iyiden iyiye hissettirdiği aralık ayıydı. Cuma günü 16 saatlik bir yolculuktan sonra mardinden ankaraya gittim. Ankara daha da bir soğuktu. Kalın giysilerimle bir penguen den farksızdım. Çok kasvetli ve fazla gri bulmuştum Ankarayı. Planıma göre cuma akşamı Çorumda olacaktım ve urfalı bir arkadaşın evinde kaldıktan sonra biraz gezip dolaşacaktım. Eşyalarımı yüklendiğim gibi yola koyuldum. Çorum bembeyaz kar altındaydı, kaldırımlar yer yer buzlanmıştı. Düşmemek için zor duruyordum ayakta. Nihayet arkadaşın evine geldim.Eve geldikten sonra odama çıkıp güzel bir duş aldım, üstümü değiştirdiğim gibi kendimi dışarıya attım. Soğuğa rağmen her yer çok kalabalık ve ışıl ışıldı!. Yollarda birbirlerine kartopu atanlar, birbirlerini pir baba parkında karların içine yatırıp şakalaşanlarla Çorum sanki kasvetini üstünden atmaya çalışıyor, gülümsüyordu. Tatlı bir huzur kaplamıştı içimi, kente ısınmaya başlamıştım. Bu sıcaklık karnımı acıktırmıştı. Büfeden ekmek arası döner ve yanına da ayran almıştım ki değmeyin keyfime… Açlığımı yatıştırdıktan sonra oturup bir-iki sıcak bişey içebileceğim bir yer aramaya başladım. Bahçelievler caddesinde bir cafeye oturup havanın soğuğuna inat nescafemi yudumlamaya başladım. 2 saat kadar sonra arkadaşın evine tekrar döndüm. Ertesi ve ondan sonraki gün oldukça yoğun geçecekti. Ders sabah saat 08:00de başlayıp, ikindi 4:00 de bitiyordu ve 40 gün boyunca her hafta sonu aynı şeyi yaşayacaktım. Döndükten sonra biraz internete takılıp, biraz kitap okuyup uykuya daldım. Sabah kalkıp tıraş olup, duşumu aldıktan sonra güzel bir kahvaltı yaptım ve yola koyuldum. Hala kar yağıyordu, sokaklarda insanların bir yerlere yetişmek için gösterdiği tatlı bir telaş, arabalardan yükselen klakson sesleriyle Çorum güne hazırlanıyordu. On dakikalık yolculuktan sonra fakülteye vardım. Kantine inip Çayımı aldım ve saatin dolmasını bekledim. Henüz yeni yeni geliyordu insanlar. Kantin masalarında kızlar ve erkekler ayrı ayrı gruplanmış sohbet ediyorlar, birbirleriyle şakalaşıyorlardı. Bir şeyler okuyor, oyalanıyordum ve sonradan çok iyi dost olduğum bir sesle kendime geldim: – Merhaba, günaydın. – Merhaba – Adım hasan, oturabilir miyim? – Memnun oldum, adım ibrahim, buyurun lütfen. Tanışma merasiminden sonra 104. sınıfa çıktık. Sevecen, sıcak biriydi. Yerimize geçtik.o sırada ders başladı.makro iktisat dersiydi.. Hayatımızdaki en önemli şeyi gerçekleştirime ciddiyetiyle hocamızın anlattıklarını pür dikkat kesilmiş, hipnotize bir vaziyette dinliyorduk. 10 dk. Geçmişti ki kapı çalındı. Kısık, mahcup ve ürkek bir ses – Özür dilerim, geç kaldım, girebilir miyim? – Buyurun lütfen Anfiyi (anfiye benzemiyor ama anfi biçimi düz sıralardan oluşuyor) topuklarından yükselen hızlı ve panik adımlama sesleriyle inleterek arka sıralardan birine ilişti ürkek ceylan yavrusu. Ders devam ediyordu. Nihayet 10 dk.lık mola. hasanla kantine inip çaylarımızı alıp masalardan birine iliştik. Hasan ın tanıştırdığı ve adının Özlem olduğunu öğrendiğim bir afet-i devran oturuyordu masada. Kahvaltısını henüz yapamamış, evden börek getirmişti. Sıcak ikramına dayanamayıp biz de ikramından bir parça aldık. Nişanlıydı Özlem; ama bakışları, edası, girişkenliği, rahat tavırları, ses tonuyla fazla çapkın biri olduğunu gösteriyordu. Yakınlaşmıştık. Espriler, sıcak diyaloglarla kahkahalar yükseliyordu masamızdan. Mizacım gereği, soğuk durmayı, çekimser kalmayı sevmem. Ortamdan olumlu elektrik aldıysam katılımcılığı severim. Isınmıştık birbirimize ama nişanlı olması bir yerlerde durmamı sağlıyordu. Fasılalarla devam eden ders aralarında birçok insanla tanışma şansım olmuştu. Masamız artık epey kalabalıklaşmıştı. Sıcak bir grup olmuştuk. Akşam için programlar bile yapılmaya başlanmıştı. Bir yerlere gidilecek ve eğlenilecekti. Özlem ve Hasan yapıyordu programı. O gün için son dersti artık. Son arada, sınıfa gelen bayanın kantinin en arka masalarından birinde ürkek, kendi halinde oturduğunu gördüm. Öyle güzel, öyle masum bir yüzü vardı ki saatlerce oturup izlenilesi bir tabloyu andırıyordu. Tepkisinin ne olacağına aldırmaksın yanına gittim, yüzünün yaydığı ışıktan kendimi alamıyordum. Aya inat yansıyan mavi bir ışık hüzmesi. – Merhaba.dediğimde kafasını kaldırıp ürkek bir tavır ve ses tonuyla – Merhaba dedi. Dokunsam kaçacaktı sanki. – Adım ibrahim, sizin de bir adınız vardır umarım. Yarı gülümser, yarı mahcup ses tonuyla, – B. dedi. – Rahatsız etmek istemem ama, katılmak ister misiniz bize? – Yooo. teşekkür ederim, böyle daha iyi. – Peki, siz bilirsiniz. Tekrar memnun oldum. Masama döndüm ama Özlem bir yandan benimle sohbet ederken, diğer yandan göz ucuyla B.ye bakıyordu. Rahatsız olmuş gibiydi. Akşam ders bittikten sonra toplandık. Beni Özlem götürecekti gideceğimiz yere. Hasan yurt kurra gidip uğuru alacağını söyledi. Aklım hâlâ B.deydi. Yolda Özlemle sohbet ediyorduk şuradan buradan. Derinliğime inen meraklı soruları vardı. Evli olup olmadığım veya bir sevgilim olup olmadığı türünden sorular. Saat kulesini doğru ilerliyorduk. Özlemin nişanlısı askerdeymiş, 4 ayı kalmış dönmeye, yaza doğru evleneceklermiş. Babası Ankarada emekli olduktan sonra ailesi asıl memleketleri olan Kırklareli e taşınmış. Üniversiteyi bitirdikten sonra Özlem babasının da yardımıyla Ankarada bir firmaya girecekmiş ve müdür olmak istiyormuş. Muhasebe müdürü Özlem. Özlem alımlı kız, Özlem güzel, Özlem fettan, Özlem yanardağlardan süzülen lav. Yakıp kavuruyor değdiği yerleri. Nihayet geldik programlanan yere. Oldukça şık ve güzel bir yer. Sohbet etmeye devam ettik, bir süre sonra hasan ve uğur geldi.uğur Sıcak, sarıp sarmalayan, sevecen mi sevecen bir insan. . Yeme-içme faslı ağırdan alınıyor, demleniyorduk, gece uzayacak gibiydi. Harika bir müzik çalıyordu beylerbeyi konağında… Ben ve özlem dansa kalkık.. Öyle sarılmıştı ki Özlem, tanımayanlar bizi sevgili sanırdı. Hasan in gözünden kaçmamış, Özlemi iyicene süzüyordu. Arada; – Bu kıza dikkat et, baştan çıkarabilir seni demişti. Ama kızın durdurak dinlediği yoktu, mesafeli yaklaşmama, henüz birkaç saatlik tanışmamıza rağmen fazla sokulgan davranıyordu. Göğüslerini göğsüme iyice yazlamış, sımsıkı sarılmıştı. Arada, bilinçli yaptığını kesinlikle biliyorum, göbeğiyle penisime baskı yapıyor, sallandıkça iyice sürtünüp tahrik olmamı sağlıyordu. İri gözlerini gözlerime dikmiş, tepkimi bekliyordu. Ateş basmıştı her yanımı. İstem dışı titriyordum. Yüzünde hınzır bir gülümseme vardı. Ama yine de dikkatli olmaya çabalıyordum. Gece bitti ve dönüyorduk artık, güzel bir gece yaşatmışlardı bana, sağolsunlar. Onlar gitmek Yurtkur arabasına ilerlediğimizde hasanın sert bakışları üzerimdeydi.. Ertesi gün görüşmek üzere vedalaştık. Sıcak bir duş ve güzel bir uykudan sonra Çorumun yine karlı yüzüne merhaba dedim. Yine aynı telaş ve ders faslı. iibf fakülresine yine erken gelmiştim. Kantine indiğimde bir gün öncesinin geç kalmışlığını telafi edercesine bir masada sadece B.. otuyordu. Yanına gittim – Merhaba, günaydın. – Günaydın – Hayırdır, dünün geç kalmışlığını telafi ediyorsun sanırım – Evet, dün utandım biraz, ayıp oldu – Çay içelim mi – Ben alabilir miyim? – İlk ben teklif ettim ama. – Peki, şekersiz olursa sevinirim – Baş üstüne Prenses hazretleri… gülümsedi, kısık bir tonla. Gün aydınlandı yüzünde ve gönlümde, çok güzel gülümsüyordu. Uçarak gidip aldım çayları – Teşekkür ederim, zahmet oldu. – Ne önemi var Prenses, emir kabul ederim. – Estağfurullah ama bana Prenses demeseniz!!!! – Bir Prensese başka türlü nasıl hitap edilir ki. Gülümsedi yine, kısık kısık güldü. Gün yansıdı gönlüme, ışıklar içindeydim.Yavaş yavaş öğrenciler gelmeye başlamıştı. Özlem uçarak girdi içeri ama beni B.yle görünce yüzünün haritası değişti. Yavaş ve emin adımlarla masamıza geldi. Elinde folyoya sarılmış bir şey vardı, söze girdi – Günaydın, rahatsız etmiyorum ya!!! B. yine o bildik mahcup ve tedirgin yüz haline büründü. Sessizdi, bir şey söylemedi.Sözü aldım: – Günaydın, gel, otur lütfen. Tanıştırayım sizi; B. bu da Özlem Özlem baştan aşağı süzüyordu B.yi, B. rahatsız olmuştu, Özlem kendinden son derece emin, mağrur bir edayla kuruluverdi masaya. Derken hafifçe kalktı ve bana doğru eğildi ve iki yanımdan öptü; – Dün geceden beri nasılsın? B. in yüzü değişti, ışığı sönmüştü sanki, karanlığa gömüldü. – İyiyim sağolun, arkadaşlarla berbaber unutmayacağım bir anı yaşattınız.. ,.Özlem belli etmemeye çalışıyor ama her halinden verdiğim cevaptan rahatsız olduğunu davranışlarıyla gösteriyordu. – tost aldım, belki kahvaltı yapmamışsındır diye düşündüm. – Çok incesin, kahvaltı yapmıştım ama tabiki hayır demem. Hasan geldi bu arada, uykulu mahmuru gözlerle. – Günaydın, – Günaydın Hasan, hadi buyur bak Özlem tost almış, soğutma. – Valla kaçırmam, yurt kantinine gitmedim.. kahvaltı yapmaya üşendim. Yeniden kahvaltı faslı, ders derken öğle arasını bulduk. Özlemi sınfı arkadaşları çağırdılar.. gidip dönecekti. Hasan özlemle yemek yemek için çıktı, davet etti ama kabul etmedim. Yalnız kalmıştım. B. yoktu ortalıklarda. Yakınlarda yemek yiyebileceğimiz bir yer aradım. urfa sofrası, neyin nesidir anlamadım çorumda urfalıların işi ne diye kendime kendime soruyordum derken bir şeyler atıştırmak gerekiyordu. İçeri girdiğimde B..de ordaydı, bir mükafattı sanki benim için. Yanına yaklaştım: – Beklediğin kimse yoksa beraber yiyelim mi? – Tabiki buyur lütfen, Özlem yok galiba!! Dedi, ses tonu çok manidar ve iğneleyiciydi. – Hayır, işe gitti. Yemeklerimizi yedik ve bir saatlik arada sohbet edebileceğimiz kadar sohbet ettik. Yumuşamıştı. İlgilendiğimin farkına varmıştı. Hatta oradan ayrılırken muzipliğini takınıp şemsiyemi o almıştı ve tutmuştu bize. Buzlar erimişti. Yakınlaşmaya başlamıştık. Dersin o gün bitmesine yakın hasan ve Özlem beraber geldiler, B.yle dışarı çıkıyorduk. Biletimi alıp gece 17.00 e mardine gidecektim. Özlem atıldı hemen: – Akşam bir yerlere gideceğiz, hadi gidelim.B. yine en mahsun halini almıştı. Masum gözlerle bana bakıyordu. – B.ye sözüm var, kusuruma bakmayın, onunla bir yerlere gideceğiz.dediğimde Özlem avını parçalamaya hazır bir panteri andırıyordu. B. gün aydınlığı yüzüne tekrar kavuşmuştu. Ama nezaketi de elden bırakmak istemiyordu. – Sözleştiyseniz sizi alıkoymiyim, ben gidicem zaten dedi. Zaten sözleştiğimiz bir şey yoktu B.yle ama Özlemi atlatmak istiyordum. Bu durumdam Hasandan daha da keyiflenmişti. – Hadi Özlem biz gidelim, onların programlarını bozmayalım.Özlem istemeyerek de olsa ayrılmıştı bizden, vedalaşarak ayrıldık onlardan ve B.yle yürümeye başladık. – Neden programımız olduğunu söyledin, program yapmamıştık ki. – Ne yani, demek benimle program yapmak istemiyorsun, demek beni bir Prensesle program yapmaktan alıkoyucaksın!!! – Ya hayır öyle değil ama sözleşmemiştik. – Tamam işte, şimdi sözleştik, istemiyor musun yani? – Olabilir ama ben de Konyaya gidicem, fazla vaktim yok. – Olsun, vaktin olduğu kadar. Hemen sıkıldın mı yani benden, istemiyor musun beni? – Yo öyle değil!!! – Tamam o zaman gidiyoruz – Nereye? – Çıldırmaya. – Ama lütfen geç kalmayalım – Emirdir Prenses. Demek ki eğlenilecek ve Prenses geç kalmayacak. Gülüştük ve bahçelievlerde keyfimize göre bir yer bulduk. Gözlerimi artık alamıyordum ondan, gözüm başka bir şey de görmek istemiyordu. Dünyam o olsun istiyordum, bütün hayatım onunla dolsun istiyordum. Israrlarımla iki kadeh şarap içmişti, yanakları al al olmuştu, şişede kalan şarap daha da kıskanmış B. in yanaklarını. Kadehimi yanağına doğru uzattım. – Sence hangisi daha kırmızı? – Ayyy. inanmıyorum, çok mu kızardı? – Öyle yakışıyor ki. Lâlin gerçek tonunun bu olması gerekiyor. Ama hangi ressam bu tonu tutturabilir ki. Tanrı bile övünmüştür şimdi kendisiyle. Gün yüze lâl yanak. – Utandım.. Gece bitmesin istiyordum, prangayla bağlanmıştım adeta ona. Nasıl olabilirdi, bu kadar kısa sürede, nasıl, nasıl, nasıl. – Kaçta kalkıyor otobüsün – 22de, saat kaç – 21 – Gidelim mi? – Gitmesek olmaz dimi? Gülümsedi yine, gülümsedikçe ömrümden birkaç ömür yitiriyordum.. – Peki kalkalım.. – Her şey için çok teşekkür ederim, benim için çok farklı bir geceydi. – Laf mı Prenses, ne yapabildim ki? Telefonunu almamda bir sakınca yoktur umarım, arayabilirim seni değil mi? – Tabiki, ben de aliyım seninkini, telefonlaşırız ama telefonumu çaldırdığında rahat konuşamazsam anlayışla karşıla lütfen. Bizimkiler meraklıdır, fazla soru sorarlar. – Demek ki Prenses esaret altında. Böyle bir güzellik korumam altında olsa ben de hassaslanır, kimlerin aradığını merak ederdim. – Şımartma lütfen, abartıyorsun, ben Prenses değilim ama bizimkiler fazla meraklı. – Ariycam seni Prenses Telefon numaralarımızı verdik birbirimize. arkadaşa uğrayıp eşyalarımı almam gerektiğini beni bekleyip bekleyemeyeceğini sordum. Geç kalıp kalmayacağımızı sordu. Geç kalmayacağımızı, en azından onu uğurlamak istediğimi söyledim. Kabul etti ve otele geldik, apar topar eşyalarımı alıp yurta yanına geldim. Yola koyulduk, ama içim gitmesini istemiyordu, yol boyunca sohbet ettik. Terminalde onun biletini alıp peronlara geldik. İçim böyle göndermeye el vermiyordu. Çantalarımı yanına bırakıp 2 dk. beklemesini, sigaramın bittiğini söyledim. Peki, dedi. Konya arabasından bir bilet de kendime aldım. 2 saat daha görmek bile kârdı benim için. Ama o bunu bilmiyordu. Otobüsünün kalkış saati gelmişti, vedalaştık. Yerine kuruldu ve el salladı. El sallayıp yürümeye başladım, birkaç otobüsü geçtikten sonra arkalarından dolaşıp onun otobüsüne geldim ve muavine eşyalarımı verdim. Orta kapıdan içeri girip bir arkasındaki koltuğa oturdum. Beni görmüyordu. Derin derin dalmış uzakları seyrediyordu!. Mesaj yazmaya koyuldum. – Prenses, şimdiden özledim seni Cep telefonunu aldı ve eli titriyordu, aradan görebiliyordum. Bir şeyler yazmaya başladı. Telefonumu titreşime almıştım. Mesaj geldi: – Ben de, kendine iyi bak Prens inanamıyordum, galiba benden hoşlanıyordu. Otobüsün kalkmasına birkaç dakika kalmıştı, yeniden bir mesaj göndermiştim: – Sana eşlik etmemi ister misin? – Delisin sen, yapamazsın ki? – Yaptım bile, arkana dön ve merhaba de. Arkasına döndü ve en gülümser ve en şok haliyle; – inanamıyorum sana dedi ve oturup gülmeye başladı. Yanındaki kadın ikimize bakıyordu. Eğilip: – Yapabiliyor muşum demek, galiba deliyim! Yanındaki kadını yer değiştirmek için ikna edemedim ama olsun 2 saat daha görebilecektim. Şimdilik bu da yeterliydi. Yol kısa sürdü, bitmesin istiyordum ama bitti. Terminalde abisi ve babası karşıladı, alıp gittiler yüreğimden büyük bir parça kopararak. Bir sonraki hafta sonuna kadar nasıl bekleyecektim, zaman geçer miydi? Onlar ayrıldıktan sonra indim ve Mardine dönmek için otobüs aramaya başladım. 02:00de araba vardı. Epey bekleyecektim. Hafızamda olduğu kadarıyla şiirler göndermeye başladım telefonuna. Müsait değildi sanırım, 01:30 gibi aradı gülümser ve sıcak tavrıyla. Deli olduğuma kanaat getirmişti artık, hala inanamıyordu onunla Konyaya kadar geldiğime. Sıcak ve sarmalayıcı bir sohbetti. Yarım saate yakın konuştuk telefonda ve sonrasında Mersine döndüm. Sabah uyanır uyanmaz artık ilk işimiz telefona sarılmaktı. Kırk yıldır hasret, kırk yıldır ayrı gibiydim onunla. Telefon yetmiyordu, sesini duymak yetmiyordu. Bir-iki gün içerisinde telefonda sevişmeye başlamıştık. Telefonla dokunabiliyor, mesajlarıyla tenini hissedebiliyordum. Bu şekilde onunla olmak acı veriyordu. Dayanamıyordum artık. Anlaştık ve Perşembe günü Ankarada olacaktık. Sürecin bu kadar hızlı ilerlemesi beni de korkutuyordu ama bir girdaba düşmüş gibiydim ve akıntıya bırakmıştım kendimi. Ne olursa olsundu. Sırılsıklam tutulmuştum çünkü, vücudumun kimyasını değiştirmişti ve aynı etkileşimi o da ifade ediyordu bana. Başka türlü bir şey de umurumda değildi. Beğeniyor, beğeniliyor ve yüceltiliyordum. Kaç erkek veya kadın yaşadığı bir beraberlikten dolayı kendini ayrıcalıklı hissedebiliyor. Bal gibi de ayrıcalıklıydım ve ona da ayrıcalıklı olduğunu hissettiriyordum. Perşembe zor geldi, bir ömür beklermişcesine zaman geçmek bilmedi. Çarşamba günü gece yola çıktım, Perşembe sabahı orda olacaktım. O da sabahtan İzmir caddesinde beni bekliyor olacaktı. Yol boyunca şoförün bütün silsilesine küfür ettim. Bana göre yavaş gidiyordu ve zaman geçmek bilmiyordu. Yola çıkmadan önce oteli arayıp ikimizin adına yer ayırttırdım. Nihayet Ankaradaydım. Servise binip İzimir caddesine geldiğimde gözlerime inanamadım. Benden önce ordaydı. Uçarak indim servisten. Öyle sarılmıştık ki, iki koca dağın, çölün suya hasreti gibi kenetlenmiştik. Kokusu bambaşkaydı, gün ışığıma kavuşmuştum. Binlerce öpücük konduruyordum yüzüne, alnına boynuna. Hâlâ utangaç ve mahçuptu. Yüzünü aldım avuçlarımın arasına, güneşi avuçlarımın arasında hissediyordum. Gözlerinde binlerce yıldız, sarmaya, öpmeye doyamıyordum. Eşyalarımı aldım ve otele geldik. Yukarıya çıkmak istemedi benimle, utangaçtı, ne kadar ısrar ettiysem nafile. Sorun değildi, yukarıya çıkıp eşyalarımı bırakım, ve çantamda onun için hazırladığım iki hadiye paketini alıp aşağıya indim. Lobide verdim birinci hediyesini, paketi heyecanla açtı ve ardından yüzünde güller açan bir gülümseme. Küçük bir ayıcık vardı kucağında, çok mutlu görünüyordu, uzandı ve sıcacık bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Eşyaları hâlâ lobide yanımızdaydı, hazırlanıp hazırlanmayacağını sordum. İtiraz etmedi ve eşyalarını alıp yukarıya çıktı. Heyecanla onu bekliyordum, bir yandan da inanasım gelmiyordu, o artık sevgilimdi. Yarım saat kadar sonra indi lobiye, harika görünüyordu, saçlarını arkadan topuz yapıp toplamış, hafif bir makyaj yapmıştı. Üzerinde siyah ve şık bir manto, altında ince, dar boğazlı bir kazak ve altına da diz kapaklarına kadar uzanan dar bir mini etek giymişti. Gözlerimi alamıyordum, güneş gibi parlıyordu karşımda, ışıklar içerisindeydi. Çıkıp akşama kadar dolaştık dışarıda, akşam için program hazırlamıştık. Gidip bir yerlerde baş başa eğlenecektik. Ayıcığın patisine dokunduğunda – I Love You diyordu. Parmakları aynı ritme alışmışcasına sürekli dokunup duruyordu ayacığın patisine. Büyülenmiş gibiydi. Söze girdi: – Biliyor musun? Sıkılmadan sonsuza kadar dinleyebilirim bu cümleyi. Gülümsedi, gülümsedikçe gün devriliyordu gözlerinin akşamında.Kahvaltımızı yapıp uzun uzun hasret gideriyorduk. O da hâlâ inanamıyordu yaşadıklarına, ben alamıyordum gözümü yaydığı gün ışığına. Dışarı çıkıp saatlarce dolaştık, çocuklar gibi şendik. Akşam Kızılayda bir bara oturup beraberliğimizin tadını çıkardık. Harika bir müzik eşliğinde, belki de bize öyle geliyordu, saatlerce dans ettik. Kollarımda bir bulut kümesinin yumuşaklığını taşıyor gibiydim. Bu kadar duru, bu kadar beyaz. İnanasım gelmiyordu. Dans ederken fısıl fısıl konuşuyorduk: – Biliyor musun? Bir erkekle daha önce yaşadığım en ileri şey ele ele tutuşmaktı. Şu an bir erkekle, kollarımda, sarmalamanın yetmediği erkeğimle koyun koyunayım. – Biliyor musun? Gün ışığı bu denli hiç yakmamıştı benliğimi, bedenimi. Işığımsın, sebebimsin. Başı omzumdaydı. Sıkı sıkıya sarılmıştı, tek vücut gibiydik. Hiç bu kadar içmediğini söylemişti, arka arkaya şarap kadehlerini bir bir yuvarlamıştı. Yanakları şarabın kızılına inat al aldı. Epey yarılamıştık geceyi ve sevgilim epeyce çakırkeyif olmuştu. Toparlandık, dönme vaktiydi artık ama çakırkeyf olmasına rağmen gecenin nasıl biteceğini biliyor ve tedirginliğini yansıtıyordu. Otel yakındı, öpüşerek, sarılarak usul usul kathediyorduk mesafeyi. Lobiden anahtarımızı alıp asansöre bindik. Ellerimiz, vücutlarımızın her noktasına temas ediyordu. Odamızın bulunduğu kata gelmiştik. Eğilip kucağıma aldım ve koridoru uçarcasına geçtik adeta. Anahtar elimdeydi, kapıyı açıp ayağımla ittim ve içeri girdik. Topuğumla kapadım kapıyı. Oda sokak ışıklarıyla, ben onun yüzüne baktıkça aydınlanıyordum. Usulca yatağa bırakıverdim ve yanına uzandım. Soluksuz kalmış gibiydik, derin derin soluyorduk havayı. Yüzünde, vücudunda dolaşıyordu ellerim. Gözleriyle bir şeyler anlatmak istiyor gibiydi. Adeta, daha fazla ileri gitmeyelim, bu kadarı bile benim için fazla, der gibiydi. Acemi, ama içten öpücükleri vardı. Uzun uzun öpüşüyorduk. En mükemmel mevsim meyvesinden bile alamayacağım tadları, dudaklarından alıyordum. Ama nafile, yavaş yavaş üzerindekileri çıkarmaya başlamıştım. Pardesösü, eteği, kazağı, ayakkabıları ve derken iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öylece bırakıp doğruldum yerimden. Mini dolaba ilerleyip şarap şişesini aldım. Merakla beni izliyordu yerinden yarı doğrulmuş şekilde. Mantarını açıp yanına geldim. Şişeyi dudaklarına uzattığımda suya hasret çöl gibi yudumlamaya başladı. Dudaklarının kenarlarından süzülenleri dilimle almaya başladım usul usul. Ardından şişeyi doğrultup birkaç yudum aldım ve başucumuzdaki komodinin üzerine bıraktım. Dadaklarımız kenetlendi önce, alev parçası dudakları dudaklarımın arasındaydı. Artık hiçbir şeyi umursamıyor gibiydi, rahatlamıştı. Kıvranıp duruyordu kollarımda. Ellerim, pürüzsüz bacaklarında, kadifeden yumuşak vücudunda dolaşıyordu. Kazağımı ve fanilamı çıkarmama yardımcı oldu, üstüm çıplaktı ve üzerine çekmişti beni. Vücuduna vücudumla dokunmak tamamen beni baştan çıkarmıştı. Sütyenini çıkardım, harika ve dimdik göğüsleri vardı. Uçları yüzüme dönüktü, bir yandan boynunda dilimi gezdiriyor, bir elimle göğslerini avuçluyordum. Avucumdan taşarcasına iriydiler. İşinde mükemmeliyetçi bir heykeltıraşın elinden çıkmışçasına kusursuz bir vücutla karşı karşıyaydım. Dokunmak yetmiyor, öpmek bir o denli eksik kalıyordu. Göğüslerine uzanırken elinin kemerimi çözmeye çalıştığını fark ettim. Pantolonumu çıkarıp attık bir kenera. Göğüsleri göğüs kafesimi zorlarcasına kenetlenmiştik. Vücudunun vücuduma değen her yeri, çıplaklığı yakıp kavuruyordu beni. Çılgınca öpüşüyorduk. Elimi külodunun yanından geçirerek aşağıya indirmeye çalıştım, çıkarmamak için itiraz etti. Tedirgin olmuştu. Çenesinin gamzesinden aşağıya, göğüslerine, göbek çukuruna inerek vücudunun her zerresinin tadını almaya çabalıyordum. Kasılıyordu. Göbeğinde dilimi gezdiriyordum, kadınlığının kokusu artık ciğerlerimin en derin noktasına kadar hissedilebiliyordu. Dilim külodunun üzeri ve kasıklarında dolaştığında yay gibi gerilmişti. İki elimle külodunu yanlarından çektiğimde artık itiraz etmiyordu. Bacaklarıyla yardımcı olarak çıkarmama izin verdi. Vajinasının o muhteşem kokusu daha da kesif bir hal alarak burnumdan ciğerlerime dolmuştu. Sağ ayak bileğini tutmuş ve usul öpücükler kondurmaya başlamıştım. Ayağının baş parmağı dudaklarımın arasındaydı, dilimi etrafında döndürüyordum. Yavaş yavaş ayağından yukarı dilimle hareket edip baldırlarına, diz kapağına ve bacağını kendime çekerek kasıklarına ulaşmıştım. Ensemden ve saçlarımdan sıkı sıkıya kasıklarına bastırıyordu beni. Kesik iniltileri yayılıyordu odaya. Kasıklarının etrafında dolaşıyordu dilim, sonra vajinasının çevresinde. Tüylerinin yeni temizlendiği belliydi, klitorisi şişmeye başlamıştı. Usulca dilimi etrafında gezdirmeye başlamıştım. Sonra bacaklarını geriye çektirip yavaş yavaş yanlara doğru açtırmıştım. Bir kolum kavis çizmiş şekilde göbeğinin üzerindeyken parmaklarımla vajinasının dudaklarını ayırmış, diğer elimle külodumu çıkarmış ve ardından göğüslerini okşamaya başlamıştım. Yavaş yavaş dilimi vajinasının dudaklarında gezdirmeye başladım. Bu tat dayanılmazdı. Her türlü bildik tadı bastırmaya namzet, dayanılması mümkün olmayan bir tadtı. Titremeye başlamıştı. Kısık kısık çığlıklar atıyor, kalçasını ileri geri hareket ettiriyordu. Demek sevişmek öğrenilmiyordu, acemi olmasına rağmen kendisini içgüdülerine teslim etmişti. Titremeleri şiddetlenmeye ve ardından kasılıp kalmasına neden olmuştu. Kalçaları bir süre hareketsiz kaldıktan sonra yatağa düşmüştü. Bacak arasından yavaş yavaş dilimle göbeğine, göğüslerine ve oradan da boynuna doğru uzanmıştım. Penisim vajinasının hizasındaydı. Yüzünü avuçlarımın arasına alıp dudaklarından öpmeye başladım, baygın gibiydi. Penisimi bir elimle tutup vajinasının dudaklarının, o muhteşem ince çizgisinin arasında gezdiriyordum. Kalçaları yeniden hareketlenmişti. Penisim vajinasının üzerinde gezinirken, ıslaklığıyla kremlenmiş gibiydi. Yavaş yavaş penisimin ucunu o ince çizginin arasına yerleştirmeye başlamıştım, korkuyordu. Öpüşüyorduk. Hafif hafif ilerlemeye başlamıştım, yüzü acı çeker bir hal almıştı, öylece bıraktım. Kesik ve ince sesi yükseldi: – Yeter artık, ne olacaksa olsun.Biraz daha ilerlemiştim, kaskatı kesildi, penisim prese alınmış gibiydi. – Dayanamayacağım, çok acıyor, devam etmeyelim lütfen. – Sabret birtanem, az kaldı, bitiyor artık Omuzlarımdan geriye itiyordu beni. Biraz daha yüklendim, canının çok acıdığı belliydi. – Yapamayacağım, canım çok yanıyor, keselim artık. – Bitiyor meleğim, biraz daha sabredersen acın sona erecek, emin ol.Bunu söylerken bir dağı iki kulağından ayırıp ortadan bölmüş gibiydi penisim. Azar azar ilerliyordu. Nihayet son durağa gelmiştik. Ağlar bir vaziyetteydi. – Nolur yeter, canım çok yanıyor Dudaklarından öpüp yüzünü avuçlarıma aldım: – Kadınsın artık, bitti, kadınımsın. – Ulaş, lütfen, bayılmak üzereyim, bırak lütfen deyip kenara çekildi. Yan dönüp bacaklarını karnına çekti, canının çok acıdığı belliydi. Kasıklarını, karnını avuşturuyordu. Arkasından yanına sokulup sarıldım: – Meleğim, bitti artık, başardın, canın artık hiç acımayacak. – Olmaz olsun böyle bitiş, komaya gireceğimi sandım, canım çok acıyor – Hadi gel, sıcak bir duş sancına iyi gelir, rahatlatır seni. Demek ha deyince olmuyormuş, bunu ilk defa yaşamıyordum, kadınlar mutlaka çok fena bir acıya katlanmak zorunda kalıyorlar. O esnada zevk yaşamaları pek mümkün görünmüyor. Zar zor yerinden doğrultarak duşa doğru götürdüm onu. Su sıcaklığını ayarladıktan sonra sifonu omuzlarından başlayarak vücudunda gezdiriyordum. Suyun sıcaklığı yavaş yavaş kasılmasını ortadan kaldırmış, rahatlatmıştı. Sifonu kasıklarında dolaştırıyor, bir elimle de masaj yapıyordum. Su zerrecikleri bir mermerden aşağıya kayar gibi süzülüyor, göbeğinin üzerinden kasıklarına doğru akıyordu. Gevşemiş, rahatlamıştı. – Devam et lütfen iyi geldi.Diyordu, eliyle kasıklarına masaj yapan elimi iyice bastırıyordu. Gözü hala kaskatı yerinde duran penisimdeydi. – Seni tatmin edemedimDerken yüzü hüzünlü bir hâl almıştı. Neredeyse ağlayacaktı. Küvetin kenarına oturmuş, başı önündeydi. Bacaklarının arasından süzülüp pembeye dönüşen suya bakıyordu. – Artık bir kadınım – Evet … Sonra dönüp yukarıya yüzüme doğru baktı ceylan gözleriyle – Senin kadının – Tamamen benim kadınım. Ama bitmedi, şimdi kadınlığının tadını çıkarmaya başlıycaksın. – Yine mi aynı acı, ama canım çok yanıyor, devam etmesek olmaz mı? – Artık yanmıycak, geçti artık, göreceksin. Havluyu alıp, usul usul kuruladım onu. Ardından o da beni. Elinden tuttum, odamıza yöneldik. Yatağın kenarında ayaktaydık. Belime sarılmıştı, penisim göbeğiyle göbeğim arasında kalmıştı. Uzanıp dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Göğüs uçları göğsüme saplanmak istercesine zorluyordu. Yavaş yavaş yatağa uzandık. Kulak memelerini emiyor, dilimi kulağının etrafında gezindiriyordum. Eli penisime uzanmış, avucunun arasında ileri geri hareket ettiriyordu. Nabız gibi atıyordu penisim. Omuzlarını öpüyor, aşağıya göğüslerine iniyordum. Ardından dilimle ve dudaklarımla vücudunda kavisler çizerek aşağıya inip kasıklarına ulaşmıştım. İki elimi kalçalarının altına koyduğumda bacaklarını iki yana aralayıp arzuyla kadınlığını bana uzatmıştı. Kalçaları yumuşacık ve eriyecek gibiydi avuçlarımın arasında. Dilim kasıklarının arasında, vajinasının üstünde, göbek çukurunda dolaşıyordu. Kalçaları yine dans etmeye başlamıştı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp sulu bir şeftaliyi emer gibi emiyordum. Ellerimi kalçalarından çekip bacaklarını omzuma aldım. İki yana iyice ayırarak dilimi vajinasının derinliklerine indiriyor, arada klitorisine küçük ısırıklar atıyordum. Çıldırmış gibiydi, başımı iyice bastırıyordu kasıklarına. Vajinası iyice sulanmış, tadı emsalsiz bir hâl almıştı. Birden doğruldu yerinden ve: – Bana oral seksi öğret lütfen, ben de sana aynısını yapmak istiyorum, bütün sınırları zorlayalım lütfen. Sevgilime en güzel anları yaşatmak istiyorum. – Peki, kendini bana bırak o zaman. Altmışdokuz pozisyonuna geldik yatakta. Kalçaları yüzümün ortasındaydı, biraz daha eğilmesini sağlayıp iki elimle kalçalarını ayırdım. Penisimi kökünden yakalayıp usul usul ucunu öpüyordu. Yönlendiriyordum onu. – Dilini ucunda, etrafında gezdir, em onu. Dediklerimi birebir yapıyordu. Vajinasını şimdi daha iyi yalıyor, derinliklerine daha rahat ulaşabiliyordum. Etrafında geziniyor, kalçalarının arasını, küçük noktasını yalıyordum. Çıldırmış Gibiydi. Penisimi deli gibi emiyordu. Kalçalarımla ona yardımcı oluyor, boğazının derinliklerine doğru ileri geri hareket ettiriyordum. Sanırım aldığım alkol, erken boşalmamı engelliyordu. Bir süre sonra onu ters çevirip kucağıma oturttum. Penisim göbeğime yaslanmış, vajinası üzerindeydi. Yerimden doğrulup dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Çıldırasıya öpüşüyorduk, acemi öpüşleri geçmiş, daha arzulu ve yakıcı bir hâl almıştı. Biçimli ve dolgun dudakları dudaklarımın arasında eriyor gibiydi. Öpmeyle doyulacak gibi değildi. Kalçalarını iki elimle yakalayıp penisimin üzerinde ileri geri hareket ettiriyordum. Ritmi anlamıştı. Bir şey yapmama gerek kalmaksızın kalçalarını kucağımda ileri geri hareket ettiriyor, penisimi vajinasının ince çizgisinin üzerinde gezintiye çıkarıyordu. Dayanamıyordum artık. Penisimi ucundan tutup vajinasının o kadife dudaklarının arasından yavaş yavaş içeri doğru hareket ettirmeye başladım. Kalçalarıyla bana yardımcı oluyordu. Şimdi daha rahat ilerliyordu penisim. Canı acımıyordu önceki gibi. Yarıya kadar gelmiştim. Bacaklarını alttan tutup kucağımda oturtup kaldırmaya başladım. Her kaldırıp oturtuşumda alt dudağını ısırıyor, inliyordu kesik kesik. – Evet, sonunda oldu. Dedikten sonra ellerimi çekip yavaş yavaş sonuna kadar oturmaya başladı penisimin üzerine. Tamamını almıştı içine, yüzü kaskatı kesilmiş, kesik kesik nefes alıyordu. Elleriyle göğsüme yaslandı sonra fısıltılı bir ses tonuyla kesik kesik ve inleyerek konuşmaya başladı. Nefesi ilk baharı tomurcukları açtırıyordu yüreğimin her yerinde, bahar oluyor, bahar kokuyordum: – Bunu başarabileceğime inanmıyordum, korkutmuştu beni ama şimdi tamamı içimde. – Hepsi senindir meleğim, tamamen seninim. Yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı sonra. Penisim ucuna kadar vajinasından çıkıyor, sonra usul usul oturmasıyla derinliklerinde kayboluyordu. Baş parmağımla klitorisini okşuyor, ovalıyordum. Sonra ritmini biraz daha hızlandırıp ileri geri hareket etmeye başladı. Zincirinden koparılmış aç birer hayvan gibiydik. Göğüslerini avuçlarımın arasında eziyor, uçlarını küçük küçük ısırıyordum. Artık içgüdülerimiz yönlendiriyordu bizi. Hâlâ boşalamıyor, buna inanamıyordum. Hareketlerimiz iyice hızlanmıştı. Kucağımda deliler gibi hareket ediyor, penisim vajinasının kayganlığıyla hızla derinliklerine girip çıkıyor, çıkan ses iyice çıldırtıyordu beni. Sonra kucağımdan çekip, yatağın ortasında dizlerinin ve ellerinin üzerinde durmasını sağlayıp arkasına geçtim. Kalçalarının arasında penisimin ucunu vajinasının etrafında gezindirme başladım. İyice sabırsızlanmıştı. Usulca ucunu yerleştirdim, dudaklarının arasına, yavaş yavaş ilerledi penisim. Menzilini biliyor, kendinden emin ilerliyordu derinliklerinde. Sonunda tüm derinliğine kadar saplandı. Etrafımda binlerce yıldız dans ediyor gibiydi, bir cennet bahçesine dalmış gibiydim. Kalçalarımız artarak hızlanmaya başladı, ritmi öğrenmişti artık sevgilim. Harika sevişiyordu. Canı yanmıyordu, zevk alıyordu, tüm benliğiyle eşlik ediyordu. Göğüslerini okşuyordum bir elimle ve hızla sokup çıkarıyordum penisimi. Epeyce bir vakit geçmişti, zaman zaman yığılıp kalacak gibi oluyor, kasılıyor, vajinası penisimi kas katı kavrıyor, orgazmlar yaşıyor, artık yüksek sesle çığlıklar atıyordu. Doyamıyordum. Boşalmam çok fazla gecikmişti. Penisim içinde nabız gibi atıyordu. Yüzü koyun uzanmış, penisim içindeydi. Yatağın iki yanına ellerimi dayamış hızlı hızlı sokup çıkarıyordum penisimi.Testislerim kalçalarında şaklıyor, bu hem ona hem bana ayrı keyif veriyordu. Yüzü yastığa dayalı, bugüne kadar görmediğim farklı bir tebessüme bürünmüştü. Mutluydu sevgilim halinden, keyifliydi. Terlemiştik. Işıl ışıl parlıyordu vücudu, doyumsuz bir görünüm sergiliyordu bu haliyle. Alnında çiğ taneleri vardı adeta. Penisimi çekip vücudunu kendime doğru çevirip üzerine uzandım. Bacaklarını iki yana biraz daha ayırıp penisimi vajinasının derinliklerine ittim. Artık zorlanmıyordu. Yüklenmemle birlikte yine kasılmaya başladı, bir süre öylece kaldık. Vajinasından süzülen sıvıları kasıklarımda hissedebiliyordum. Onu deliler gibi öpüyor göğüs uçlarını emiyordum. Yavaş yavaş tekrar hareketlenmeye başladım. Penisim içine hızla girip çıkıyor, kalçalarıyla o bunu daha da hızlandırıyordu. Öyle hızlı hareket etmeye başlamıştım ki, bacaklarını belime iyice sarmalayıp elleriyle kendine iyice çekiyordu. Prangaya alınmış gibiydim. Gözümden şimşekler çakmaya başlamıştı, kasılmaya başladı tekrar öyle sıkı sıkıya kenetlemişti ki beni, penisim tümüyle içinde kaybolmuştu. Bu orgazmı diğerlerinden daha şiddetliydi. Vajinası penisimin etrafında kasılıp duruyordu. Kaskatı kesilmiş, gerilmişti. Göğsümü çok feci ısırıyordu, canım yanıyordu ama umurumda değildi. Bir süre sonra bacakları ve sırtıma doladığı elleri gevşemeye başladı. Usul usul hâlâ penisim vajinasında bir ileri bir geri hareket ediyordu. Dudakları dudaklarımın arasındaydı, dilini emiyordum. Bir süre sonra kasılmaya başladım. Hızla çıkardım penisimi içinden. Göbeğine doğru boşalmaya başladım. Bir yandan bana, bir yandan penisimden boşalan sıvılara bakıyordu. Şaşırmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu. Kaskatı kesilmiştim. Yanına, köküne yediği son balta darbesiyle yıkılmış kavak gibi düştüm. Terden sırılsıklamdım. Penisimi okşuyor, bir yandan da beni öpüyordu. – Buna inanamıyorum, neler hissettiğimi anlatamam, kelimelerle ifade edilecek gibi değil. Sımsıkı sarıldı sonra yan dönüp. Her tarafıma öpücükler konduruyordu. Komodinin üzerindeki peçetelerden alıp üzerini temizledim. İtiraz etti önce temizlememe, dokunup algılamaya çalışıyordu – Seni tatmin ettim, bu benim için tarifsiz bir duygu şu an. İmzanı taşıyorum üzerimde.Bu tanımı hoşuma gitmişti. Beraber imzalarımızı atmıştık bedenlerimizin ötesinde benliklerimizin üzerine. Sonra üzerine boylu boyunca uzandı. Başını göğsümün üzerine koyup sımsıkı sarıldı. Muzaffer bir komutan gibi gururluydum. Sonra o muhteşem, güne inat yüzünü avuçlarının arasına alıp, dirseklerini göğsüme dayadı. Gözlerimin içine bakıyordu ceylan gözleri. Tarifsiz bir mutluluk ve tebessüm vardı dudaklarında ve yüzünde. Tarifsiz kokusu yayılmıştı odanın her yerine, inanılmaz bir kokuydu. – Biliyor musun, seni daha önce tanıyamamış olmaktan dolayı çok şey kaybetmişim. Seni anlayamayacağın derecede, her şeyden öte seviyorum. Çok şanslıyım. Tarifsiz duygular yaşıyorum. Yüzünü göğsüme iyece yaslayıp, yüzünü, saçlarını okşamaya başladım. – Bulutlara, yıldızlara dokunuyor gibiyim. Hayatıma girdiğin günden beri bir peygamber edasıyla dolaşıyorum ortalıkta. Daha önceleri nerelerdeydin? Seni seviyorum demek nereye kadar yeterli, ne kadar anlamlıdır ki!!!… Şimdi yaslandığın yer zehir zıkkım bir cehennem, eşkıya iniydi. Dokundun, cennet bahçesine çevirdin. Dilediğince hüküm sür. Var olmasını, çarpmasını dilediğin, istediğin sürece senindir.Usul usul inci taneleri dökülüyordu gözlerinden. Yanıma uzanıp sıkı sıkı sarıldı. – Beni hep böyle sev, bırakma olmaz mı? Alnından öpüp göğsüme iyice yasladım. Göz yaşlarıma hâkim olamıyordum. Koyun koyuna deliksiz bir uykuya daldık. Hiçbir zaman bu denli huzurlu ve mutlu uyuduğumu hatırlamıyorum. Sabah uyandığımızda yeniden tarifsiz ve emsalsiz bir sevişme yaşadık.Devamı mı? Daha sonra. Hâlâ devam edip etmediğini soruyorsanız, ayrıldık. Şaşırmayın, gerçekten ayrıldık. O şimdi üniversiteyi bıraktı ve işyerinde çalışıyor..neden ayrıldınz diye sormayın lütfen, epeyce vaktinizi aldım zaten!!!! Başka zaman devam etsek olmaz mı? Mail yazmak isteyenleri bekliyorum. onunla ilişkim bitti.Hayatımda güzel bi ana olarak kalacak Sevgiyle kalın. Gönlünüzden ışık ve sevgi eksik olmasın.ibrahim

iş yerindeki hizmetçim

Mrb.ben sizlere içinde bulunduğum sakin iş ortamımdaki güzel kaçamaklardan bahsedicem…öncelikle sölim ayak fetişistiyim..tombul etli damarlı ayağın her modelı bakımlı bakımsız her sekıdle benı uyarmaya yetiyor,..Anlatacağım olay suan ki iş ortamımda gecekleşti… iş yerındeki hizmetçimiz yaklaşık 38-40 yaşları arasında iri göğüslü beyaz tenli ve tombul hafif damarlı ayaklı bı bayan!adı nermin..şirkette nermin abla olarak anılır…normal bi aile kadını gibi gözuksede aslında tam bi fahişeymiş… gecen gun cay almak için yemekhaneye girdiğimdeki göruntu bende derin yaralar bıraktı ayakkabısını cıkartmış ve o cıplak kalın tabanlı hafif tombul lezizleri sandalyenın üzerine doğru sarkıtmıştı…görür görmez uyarıldıımı hissettım aletim pantalonomu adeta yırtıp meydana cıkıcakdı…neyse,,kendısı bi tarafdan bulmaca çözerken diğer taraftanda benım için sexy sayılan ayaklarını oynatıyordu…dayanamayıp sordum…nermin abla kac numara ayakkabı giyyosun dediğimde bana hafıf sırıtarak..41 dedi maşallah dıye cvp verınce koptu!normal bı kadına göre buyukdu…ama benım için sadece sekydi! o an hersey espiri gibi geldı..halbukı ben inanılmaz derece azmıştım…yerıme geldım ve tekrar içeri girdim yanı başına masanın karsısına gectım bi sigara içtim iş yerındeki boşlukdan ziyade calışan personelde ortalıkda görunmuyodu…neden ayakkabısını cıkardığını sordum,oda bana yukarıdakı merdıvenı sıldım ve bu sekılde onları dınlerdırğını söyledı…bende fırsat bu fırsat dedim ve neriman abla masanın altından uzat dedim bana ayağını bak dedım n yapıcam ..kendısı biraz cahıl olduğundan bu mevzuları yanı benı bu olaydan haz alacağımı düşünmez diye düşünmüşken direk olarak bana …ayaklardan hoşlanıyosun dımı dedi.. hoppala dedim ..abla o nerden cıktı..sadece senın için yaptığım ufak bı calışma dedım,rahatlaman için masaj dedim…ii bilirim evde kocamda benı cok düşünür dedi.sağlam dumur oldum ama aldırış etmedım! peki dedi buyur ayaklarım senin..masanın altında olduğu için pek fark edilmedi ben tek ayağını ovuştururken bı an organımda bı basınc hissettim…fena şişmiştim…neriman işinin ehliydi..ilkokul mesunu olmasına ragmen hayat okulundan bence 10 alır!gözlerim kaymaya başlamıştı artık bırakmalıydım..apar topar kalkdım!hemen yerıme gecdım!kapımı kıtledım ve tabıkı malum olan seyı yaptım… inanılmaz bi şekılde canım ardı ardına tekraralamak istiyordu!ben düşünğrken tel caldı nerıman bana akşam için planın varmı dıye sordu bende hayır dedım…akşam evı bılıyosun arayoınca gec kalma dedı ..mesaiyi zor bitirdim… akşam oldu biraz vakıt gecirdim ve telım sonunda caldı beklıyorum dedi hemen kapadı..eşi yokdu sılıvrıde calışıyordu ve haftada sadece 1 kes gelıyordu!içeri girdim gayet güzel karşıladı benı…naturel giyinmişti yanı herhangı bı makyaj kesınlıkle söz konusu değil..sadece siyah kilotlu corap vardı eteğinin altında…ki ztn bu benı tahrık etmeye yetıyordu! oturduk bıraz konuştuk yanıma yanaştı,merih sana bişey sorcam dedi..evet dinliyorum dedim,bu geceyi benim için unutulmaz yaparmısın dedı!bende sana bağlı dedim…seninim dedim… peki kocacım dedi..ve ben daha soklanmadan kocacım lafına kalın dudaklarının sıcaklığını hemen aldı yuzüm…deli gibi emdi beni dudaklarım kopcakdı…eliyle penisimin üzerinde oval daireler cizmeye başladı ..patlamamalıydım kendı mı tuttuğumu anladım…penyesının dışından yavaşca göguslerını hissettim ellemek bıle yeterlıydı benım için..cıkardım…sutyen eteği ve corabı kalmıştı…göğüslerinin arasına girdim koklamak emmek bunları herzaman arzu edıyodum…kaygan eteğinin dışından poposunu okşuyordum,bundan oda zevk alıyordu..yavaşça onuda aldım ve benım manzaramla karsı karsıya geldım kilotlu corabı nefis görünüyordu..aldım ayaklarını elime ve hazırmısın fahişem dediğimde eveeett dıye yırtınıyordu karyolanın üzerinde adeta kopmuş kertenkele kuyruğu gibi sağa sola oynuyordu…,coraplı ayağını azıma dayanadım ve burdumu tam baş parmak arasına yerleştırdım,kokusu aşırı iğrenç olmasına ragmen benım alet kazık gibiydi..elini azına görurup pamaklarını emmeye başladı..yırttım cobarını iksinide aldım elime aralıksız yaladım,emmek ne kelıme adeta yuttum..kilodunun içineelini atıp masturmasyona cokdan başlamıştı…inleme seslerıyle yıkıyodu benı ayaklarını üzerine 1 kes boşaldım ..hiç kesmeden üzerine cökdum..göğüslerini kopartırcasına avuçladım..hissdiyordum canı yanıyordu..arkasını döndü penisimde en ufak inme bıle söz konusu değildi sıyırdım kılodunu ve girdim içine bı an hıçkırdı ve ağladığını hissettım..ama sürekli bi yandanda devam et KOCACIM dıyordu…her tarafımız ter içindeydi… Bu sefer ben uzandım o sütümdeydı..birden oturdu durmak istemıyordu bellıydı cok azmıştı..üzerimde otururken bi yandanda ayaklarını azımın içine doğru bastırıyordu..emretmeye başladı..zevkle dedim..o bu sefer penisimin üzerinde daireler cizerlen bende ayaklarını emıyor ısırmaya başlıyordum..ayrılmadan o şekılde ayaklandık penisimle kaldırıyordum ellerı boynumda bıraz da o sekilde gidip geldım..kilolu olması umrumda değildi,,,penisimde yağaarcasına bı sıcaklık hissettım…o titreyerek boşalırken ben devam ediyordum nermin adeta cıldırmıştı…sonunda kalın dudaklarını penisimde hissettim,biraz sakso ve arkasına bende geldım…yüzüne boşalmak ayrı bı haz verdı bana!beraber duşumuzu aldık… ikimizde birbirimize aşıklar gibi sarıldık..ve yatağımıza gectık…(-ğımız) diyorum cunku nermın benı artık kocası gibi biliyor ve ben o yatağı kocasından daha fazla kullanıyorum bundan emınım! gariptir kendımden yaşça buyuk biri…iş yerınde,bazen terlik giyerde ben cok azarsam odaya gelir 20 dakka gibi ayaklarını yalarım öperim koklarım biraz sevişir yollarım…ama gecelerı ikimizde köpek gibiyiz!msn altta yardımcı olabıleceğim tüm bayanları beklerım! [email protected]

külodunu çıkarttım

17 yaşındayım. bizim sınıfta gonca diye bir kız vardı. aram da iyiydi. ona hafif sapıklık yapardım. bir gün konu açıldı, şaka amaçlı benimki seninkini döver dedim, oda dövüştürelim dedi. çok şaşırmıştım. şaka yapıyor diye düşündüğüm için konuşmaya devam ettim. kafasına vurmak yok ama dedim. ben karışmam dedi. bu olay böyle kapanmıştı. Birkaç gün sonra onunla beraber sınıf nöbetçisiydim. o günde resim vardı. resim dersinde nöbetçiler sınıfta kalır. onunla sınıfta kalacaktık. Bana pis pis bakıyordu. yanına gittim, konuşmaya başladık. Benimki seninkini döver kızım dedim, güldü. hiç erkeklik organı gördün mü dedim. yine güldü. görmediğine göre ne kadar güçlü olduğunu bilemezsin dedim. bence önce bir gör sonra gir kavgaya dedim. göster dedi. burada mı dedim. evet dedi, burada. tamam dedim, karşısına geçtim. ben ayaktaydım ve hemen önündeydim, arkam da kapıya bakıyordu. fermuarımı indirdim. sen çıkar dedim. elini uzattı. düğmeyi çıkarttı. elini sikime attı ve ileri geri hareket ettirmeye başladı. sikimi ağzına götürdüm. istemedi. burada olmaz dedi. goncayı kaldırdım. masanın üstüne oturttum. dudaklarını öpmeye başladım. aşağı doğru inerken memelerini yaladım. eteğini sıyırdım. taytını ve külotunu çıkarmak için uğraşıyordum. artık kendisini bırakmıştı. masaya yatırdım. külotu ve taytı bacaklarına doğru sıyırdım. amı kıllıydı. götünü sikmek için sikimi yerleştirdim ama kolay gireceğe benzemiyordu. deliği tükürükledim. yavaş yavaş sokmaya başladım. çok zorlanıyordum. en sonunda başı girdi. hızlıca ittirdim ve sonuna kadar soktum. ilk kez bir kızı sikiyordum. gidip geldikçe yüzü şekilden şekile giriyordu. ben boşalmıştım. üstümü düzelttim. Yendim seninkini dedim ve dışarı gittim. birkaç gün sonra bizim eve çağırdım. ve her hareketi denedim. kızlığını da aldım. çok manyaktı. her sıkıldığımda bir fırsatını bulup goncayı sikiyorum

sıke sıke oldum

slm ben özgür ben lokantada işçiyim.birgün lokantayı arayıp adana kuşbaşı istendi.bende götürdüm evdebirtek süper mini giyen bir kız vardı.beni içeri davet etti bana odayo girmemi söyledi ben odaya girdim televizyonda yani uyduda orno izliyordu .karşıma uzandı eteğini çıkartımp ammını ovmaya başladı ve bana gelipammımı ovarmısın dedi.bende ovmaya başladım yarrağım son derece kalktı.o kalkıp beni soydu üzermde hiç birşey kalmamıştı.bana baktı yarrağıma baktı ve beun ayağa kaalktım .gelip yarrağımı yalayıp öpmeye ağzının içine sokuyord. onunda üstünde bişey yoktu .çıplakken iki kırmızı şarap getirdi çıplak çıplak içtik 2 şişe bitti. .ben onun ammına obenm yarrağıma baktı ve dayanamadım yere yatırıp sok maya başladı yarrağını öptüm sabaha kadar sikiştik.memelerini poposunu öpe öpe yalaya yalaya öldüm sarhoştum.

4 kiş birden saldırdı

ben helin profil fotom fake deil ordan bana bakanilirsiniz bilgilerim var hikayeme geçelimakşam sevgilim aradı adı tolga akşam bizim arkadaşımın villasında parti var yanlız gitmek istemiyorum sende gelirmisin dedi bende kırmak istemedim ve tamam dedim zaten sat 5 falandı anca hazırlanırım dedim ve duşa girdim çıkınca tolga ine aradı açık adres verdi not aldım ve giyinmeye başladım çok güzel olmaya özen göstermiştim çünkü ne zman sevgililerimle biyere gitsen hep şık olurum. Mini bir etek giydim üzerine de sütyen şeklinde büstyer ve onun üzerine vatkalı ceket işte makyaj falan derken saat 7 oldu artık ecden çıkıcaktım tolgayı aradım yoldayım dedi aşağı indim biraz bekledim işte geldi arabaya bindik yolda giderken dikkat ettim bacaklarımı kesip duruyodu bende aldım elini bacağımı okşamasını istedim yoksa arabayı durdurup 31 çekicektibüyük bi zevkle bacaklarımı okşadı elini eteğimin altına sokucaktı benim de altımda tanga vardı o yüzde izin vermedim tabi benim bacaklarımı okşamasına izin verdiğim için çok cesaretlenmiş görünüyodu sonuçta sevgilim 6 aydır beraberiz bişey olmaz diye düşünüp hiç takmadım neyse artinin verileceği eve geldikbizi karşıladılar 3 bardak içki içtim ama tolga 7 bardağı dikti beni alıp arkadaşlarının yanına götürdü 3 üde çok zengindi emre kaan ve yunus onlarla biraz takıldık sonra tolga bi dakika işim var deyip yanımızdan ayrıldı beni o 3 serseriyle yanlız bıraktı göz göze gelmemeye çalıştım ama onlar sürekli bana bakıyorlar ve kahkahalarla hakkımda konuşuyolardı tolga geldiarkada küçük bir havuz varmış aşkım seni oraya götürücem dedii bende taam dedim ve oraya gittik sadece biz vardık gerçekten çok güzel bi havuzdu şezlonga oturup öpüşmeye başladık tolga beni yatırdı ve sikini açtı ben istemedim ama elini eteğimin altına sokup tangamla oynamaya başladı dur dedim oda nolucak sevgili deyilmiyiz falan dedi bende burda olmaz deyince üff be sıktın sende dedi nolduğumu şaşırdımm

temizlikci emriye abla

Zaten bende ortayasli olgun ve dolgun kadinlara karsi bir zaafiyet vadi sanki annemde bunu duymus gibi eve haftalik bir temizlikci getirmeye basladi.Kadin tam istedigim gibi buyuk kalcali buyuk goguslu bir kadindi ve esmerdi.Yaklasik 35-40 yaslarindaydi.Adi da Emriyeydi.Dogulu saf bir kadindi.Cumalari annem isteyken geliyordu yaz tatili oldugu icin bende ewde bos bos oturuyordum.1 hafta geciyor 2 hafta geciyor birturlu kadina acilamiyodum ama bir yanan da kendimi zaptetmek cok guctu onu dusunerek 31 cekiyordum.Onu her ordugumde o dolma dudaklarina yapisasim gliyordu; cok dogal bir guzelligi wardi emriyenin.Hele bir hali silmesi wardi ki yaz oldugundan o bol etegini siyirip yere cokerdi o dolgun bacaklari ortayaaa cikar gotunun sekli ise ortaya cikardi.tabii bu ardada belirtmek istiyorum kadin sisko diyildi balik etliydi =)    3. hafta geliceinde saaha kadar dusundum cesaretimi topladim emriye alayi sikmeliydim ve karar verdim saf biriydi onu thdit edicekdim ve kuzu kuzu bana vericekti.Buyuk gun gelip catmisti Emriye abla herzamanki gibi temizlige gelmisti ama o gun cok sexi gorunmustu gozume ustten beyaz bi buluz giyiyordu alttan da siyah, desenli, bol bir etek yalinayakti ayaklari tam beyendigim gibi kalindi ve beyaz oje surmustu elin koylu karisi.Ben odama gitmis gibi yaptim ama onu izliyordum. Onu izlerken bir yandan da    sikimi oksuyordum fakat daha sonra temizligin en guzel kisminia gelmisti ve haliyi silmeye baslamisti.Artik dayanamiyordum cukolata gibi dolgun bacaklar ortaya cikmisti ve eteini de topladigindan o koca kalcalarinin sekli belli oluyordu birde arada egilmezmi o koca memelerinin uclari nerdeyse cikicakti.Dayanamiyordum    artik biseyler yapmaliydim, cesaretimi toplamaliydim.Bir anda ne oldu bilmiyorum .    ama arkasi donukken yavasca ona yaklastim egilmis bir durumda haliyi siliyordu bende o koca gotlerine dayadim ve yumusacik memelerini avuclarima aldim “ne yapiyorsun orkun dedi” ve kacmaya calisti.Bende belinden sikica    tutarak “Bak emriye abla eger sesini cikarmaz bana verirsen seninle iyi geciniriz ve bana guven hayatinda tatmadigin zevki tattiricam sana.Egerki kacip birine bisey soylersen ya da bagirirsan seni rezil ederim parada anlasamayinca bagirip kacti derim sen dusun.” dedim. “Ama sen    benim oglum yasindasin.” dedi.Bende kizip”Eee uzattin ama baslatma oglundan kizindan o ayyas ve de asiri killi kocan olacak ayi yavrusu    benden dahami iyi lan amina koduum karisi” dedim ve tecavuz .    eder gibi boynunu opmeye basladim ve amini oksadim ami islanmisti belli ki onun da hosuna gidiyordu.Zevkden kazzik gibi olan sikim o guzel gotlere daha fazla dayanamayip elbiseli halde surtunmemize ragmen bosalmisti.O hala daha tam olarak rahat diildi bende “Gel istersen mutfaa gecip birer kahve icelim rahatlarsin” dedim.”tamam”dedi.Mutfaga gectik    kahve yapti kahvelerimizi icerken sohbet ettik.Kocasini sordum hergun icip sizdigini ve kac zamandir iliskiye girmediklerini soyledi.Bazen de dovuyormus elin ayisi.Artik canina tak ettigini soyledi.Ben bunu duyunca artik benimle bunlari unutabiliceini soyledm ve “yorulmussundur uzat ayaklarina masaj yapiyim” dedim.O guzel ayaklarini uzatti ayaini sikime dayadim ve elimle masaj yapmaya basladim obur ayainida uzatmasini istedim ve onu da yaliyordum.Daha sonra bacaklarini oksamaya basladim ve yalayarak amina kadar gittim.Donunu da siyirdim ve o killi amciini yalamaya basladim ikimizde zevkden geberiyorduk ve daha once amini kimsenin yalamadigi da belliydi.Ohhh ohh diye sesler cikariyordu buda benim ufakligi fuze haline getirmisti.Amini iyice sulandirdiktan sonra sikimi cikardim    ve agzina verdim al bakalim yavrum simdi sira sende dedim.Yarraksizligin verdigi ozlemle nasil yaliyordu nasil emiyordu anlatamam gozlerim yerinden kacmisti artik.Sikimi agzindan cikarip o dolma dudaklarina yapistim cok iyi opusemiyordu ama zar zor ogrettim ve artik opusmesi de bana zevk veriyordu o guzel dudaklari koparticak gibi opuyordum.Iyice opustukten sonra salona gectik kanepeye oyurdum ve onu kucaima aldimnihayet amcigina girmistim    ami sicacikti adeta yaniyordu.O ustumde sekerken bende onun memelerini agzima almis yaliyordum ara ara da opusuyorduk.Daha sonra pozisyonu degistik onu altima aldim ona fuze gibi girip cikiyordum ayaklarini ise belime dolamisti ve azdikca aziyordum.Artik bosalmamiza az kalmisti ve ben .    ona “emriyemm benim yavrum emriyemm ohh ” diyordum o da bana “ohhhhh erkeim sen benim kocamsin artik hergun sik istersen    amim sana feda olsun ahhhhohhhhhhhhhhhh” dedi ve bosaldi hemen ardindan bende bosaldim hemde o sicacik aminin icine.Cocuk da olsa    umrumda diildi ne de olsa kocasi wardi:D Ama hayatinda ilk defa orgazm olmustu ve beni bir ilah gibi goruyordu artik    sen ne zmn istersen sikisiriz dedi.Hatta hergun sik beni dedi ama olmaz dedim goren olur haftada bir burada dedim. Eli mahkum tamam dedi. Daha sonra ne kadar da zor olsa temizlie devam etti. temizligin bitmesine yakin ona arkadan sarilip bir    de gotten siktim ve rahatladim. Basimdan gecen bu olaylardan sonra anladim ki hicbsey imkansiz degildir ve kadinlar da en az    bizim kadar azgin.Emriyemle uzun sure sex hayatimiz devam etti ama sonradan ondan bikinca sikmekten vazgectim o da cok surmedi isi birakti.Gönderen: SAPIK
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

erkek arkadsım

ismim aynur anlatıcam olay tamamen gercektir ayvalık ta oturuyorum 18 yasındaydım arkasasımın düğününde birinle tanıstım ismi kenan iki gün sonra ayvalıkta bulustuk nereye gidelim derken bizim orada kanolya cay bahcesine gidelim dedi bende orada tanıyan olurdiye kabul etmedim istersen armutcuk mahlesinde evimiz var oraya gidelim rahat ederizdedi bana ka bul ettim eve girdik konusurken birden dudağımdan öptü beni şasırmıstım kızdınmı dedi bana hayır dememe kalmadan dudakla rıma yapıştı cılgın gibi öpüyor bi yandan da gögüslerimi dısarı cıkarıp öpüyordu derken yatak odasına götürdü beni gögüslerşm oldugu göbi dısardaydı ilk deva bir erkekle sevisiyordum etegimi cıkarmak istedi karsı koymak istesemde yırtılıcak diye kabul ettim sadece kilotla kalmıstım sana cesaret vereyim dedi kendi cırılcıplak soyundu ilk deva bir erkegi cıplak göruyordum sevisirken kilodumu hic anlamadan cıkardı ikimizde cırıl cıplak kaldık iliskiye girmek istedi bakire oldugum icin kaul etmedim derken yüz üstüyatırdı beni srtımı öperken eliylede arkamı oksuyordu birden arkama yüklendi götüme girmisti canım okadar acıyorduki bagırmamak icin yastıkları ısırıyordum cok ta hosuma gitmısti bes dakika icinde götüme boşaldı ogün devalarca götüme boşaldı o günden sonra karı koca gibi olmustuk normal iliski haricinde herseyi yaptık artık götüm okadar alısmıstıkı girdigini hissetmiyordum kadınlıgımı yalıyordu ben de onu azımla boşaltıyordum cogu zaman beni sevdigine okadar inandırmıstı ki cagırdıgında hemen gidiyordum tabi niyeti beni sadece sikmekmis her ortamda ters ilişkiye girdim arabada aklınıza gelen heryerde birgün tlv actı bana ayrılmak istedigini soyledi cok yalvardım ayrılma diye ben okadar sikildigimle kaldım aradan yıllar gecti ikimizde evlendik kocamla her yatışımda onu düsünüyorum hala

merdivenlerde bi başka oluyor…..

Selam arkadaşlar ben can sizlere bu seferde başka bi anımı anlatacağım. kız arkadaşımla 1 hafta boyunca küs kalmıştık ve bi hafta boyunca hiç görüşmemiştik. Bende bir haftanın sonundada acayip azmıştım. Bi gece epey bi alkol aldıktan sonra kız arkadaşımın evine    gitmeye karar wermiştim. Saat gece 3-4 gibi evinin önüne geldiğimde .    sevgilimi arıyarak geldiğimi söyledim. O ise bana evde sınıftan kızlarla toplandıklarını çok kalabalık olduklarını eve çımamın etik olmadığını söyleyerek aşağıya ineceğini söylerek aşağı indi bende apartmandan içeri girerek onu bekledim.    5 dakika sonra aşağı indi ve hiç bişey konuşmadan dudklarına yapıştım. 1 hafta boyunca hiç görüşmediğimiz için birbirimizi çok özlemiştik. .    Onun üstünde saten pembe bi gecelik vardı ve içine sütyen giyinmemişti bu beni dahada azdırmış ama o bana bulunduğumuz yerin doğru olmadığınısöyleyerek öpüşmeyi bırakmak istedi ama ben ise alkolünde verdiği güçten onu bırakmaya niyetim yoktu ve öpmeye devam ettim bi yandanda gecelikten ellrimi sokarak amını okşuyodum bu şekildede onu azdırıyordum. Ikimizde daha fazla dayanamadık ve merdivenlerde geceliğin altından külodunu çıkararak    ayakta sevişmeye başladık. O da boş durmayarak pantlonumdan yarrağımı çıkararak önce ağzına aldı ve daha sonra merdivenlere oturarak bacaklarını açtığı gibi amının derinleklerinde yol almaya başladım offf çok zevk alıyordumo ise bi eliyle ağzımı kapatarak inleme seslerimin kimsenin duymamasını sağlıyordu    ben daha fazla dayanamayarak amının içine patladım ve onu sikmeye aralık vermeden devam ettim oda aldığı zevkten vede inlemek için dudaklarını ısırıyor gözlerini sıkı sıkı kapatıyordu. Aradan fazla geçmeden titreyerek onunda boşaldığını fark ettim. Ben ise onu sikmeye devam ediyordum    bi süre sonra 2 kez amının derinliklerinde patladım. Ma ben dah doymaıştım onda ise çok korku vardı ve bana yalvarark gitmemi istiyordu. Ben ise dahada devam etmek istiyodum oda daha fazla direnemeyerek taşaklarımı ve bacak aralarımı yalamaya başlayarak sikimi ağzına aldı ve 10 dakkaya yakın yalayarak ağzında patlamamı sağladı. Daha sonra ikimizde toparlandık o evine çıktı bende gittim. Sağolsun sevgilim    bu yaşadıklarını evdeki kızlarada anlatmış. Daha sonra evdeki samimi kız arkadaşlasından biri beni arıyarak benimle birlikte olmak istediğini söyledi bende    ona günaya söylemeden onunla yatabileceğimizi söyleyip arkadaşını bi kaç kez siktim. Gönderen: mimar
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66